1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sağlık Kavramı

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 31 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Sağlık Kavramı

    Canlılar dünyasında -varoluşlarından günümüze- hiç değişmeden aynen süren te*mel içgüdülerin önde gelenleri, sağlığını korumak ve soyunu sürdürmek. Bu dav*ranışlar, o günden bugüne, hayvanlarda hep içgüdü olarak kaldı. İnsanın hayvan*lardan ayıran, yücelten beyni vardı. Böylelikle içgüdüleri süreç içinde istemli, bi*linçli ve toplumsal davranışlar biçimine dönüştü.

    Bir dönem, her türlü iyilik ve kötülük durumunu yaratan, doğaüstü güçler ve olay*lardı insanlar için. Zaman içinde, kimi rastlantılar sonucu, kimi bitkilerin, besinle*rin ve maddelerin birtakım dertlere iyi geldiğini gözlemlediler; hastalık durumun*da ilaç denebilecek maddeleri kullanmaya başladılar.

    On dokuzuncu yüzyılda, birçok hastalığın etkeni ve oluş mekanizması bilinir duru*ma geldi. Bu gelişimde, dönemin en sık görülen, en çok öldüren hastalıklarının bu*laşıcı hastalıklar olmasının da önemli rolü var. Sonuçta hastalıkların birer antite ol*duğu anlaşıldı. Her hastalığın ayrı bir etkeninin olduğu, oluş mekanizmasının fark*lı olduğunun anlaşılmasıyla etkene ve oluş mekanizmasına yönelik tedavinin uygu*landığı dönem başladı. Tedavi edici hekimlik anlayışı büyük ilerlemeler gösterdi.

    İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, toplumlara sunulan hastayı tedavi etmeye da*yalı sağlık hizmeti anlayışı değişti. Sağlık hizmetlerinde ‘halistik yaklaşım’ deni*len yeni bir anlayış ön plana çıktı. Holistik yaklaşımın getirdiği yeni sağlık hizmetlerinin adı da koruyucu hekimlik’ti. Koruyucu hekimlik, insanı tüm çevresi ile ele alarak ve bireyin sağlığını -ana ve babasının birleşmesinden ölümüne kadar- bü*tün yaşamı süresince kendi sorumluluğu içinde görür. Bu görüşe göre;

    - İnsan yaşamı, hastalık ve sağlık dönemleri diye bölünemeyecek bir bütün*dür. Bu nedenle sağlık hizmeti hem hastalara hem de sağlam kişilere götü*rülmelidir.

    - Kişi ve çevresi birbirinden ayrılamaz. Kişi çevresinden etkilenen ve çevresi*ni etkileyen bir varlıktır. Bu nedenle, kişiler çevreleri ile birlikte incelenme*li, onları hastalıklardan korumak ya da tedavi için çevrelerindeki toplumsal, fiziksel ve biyolojik etkenler olumlu duruma getirilmelidir.

    Holistik yaklaşımın tüm dünyada benimsenmesiyle, harekete geçen Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nü kurdu. Dünya tarihinde ilk kez, her tür*lü sağlık sorunlarıyla ilgilenen ve tüm dünyayı kapsayan bu uluslararası sağlık ör*gütü çok geçmeden 7 Nisan 1948 yılında, 26 üye ülke tarafından imzalanarak yü*rürlüğe giren anayasasını oluşturdu. Bu anayasa, günümüzde sağlık alanında ulus*lararası düzeydeki en önemli ve değerli belge olma özelliğine sahiptir. Anayasanın önsözünde, tüm insanlığın mutluluğu, güvenliği ve uyum içinde yaşayabilmesi için sunulan temel ilkeler şöyle özetlenebilir:

    - Sağlık yalnızca hastalık ya da sakatlığın yokluğu değil; bedenen, ruhen ve toplumsal yönden tam bir iyi oluş durumudur.

    - Irk, din, dil, politik inanç, ekonomik ve toplumsal durum yönünden hiçbir ayrım gözetmeksizin, olanakların elverdiği en üst düzeydeki sağlık hizmet*lerinden yararlanmak tüm insanların temel haklarından biridir.

    - Barış ve güvenlik içinde yaşamanın temeli, tüm kişilerin sağlıklı olmasıdır. Bu, kişiler ve devletler arasında tam bir işbirliği sağlanarak gerçekleşebilir.

    Yüzyılımızın ve gelecek yüzyılların sağlık anlayışını belirleyen Dünya Sağlık Örgütü’nün amacı, tüm insanları olanakların elverdiği en üst sağlık düzeyine kavuşturabilmektir.

    Antite: Tıp tarihindeki iki görüşten biri. 1.) Hasta bireye odaklanan, hastalıktan çok hasta bireyin biyografisini vurgulayan Fizyolojik Tıp. 2) İnsandaki hastalığı bir antite, kendine özgü, bağımsız bir varlık alanı olarak ele alan Hipokratik (Varlıkbilimsel/Ontolojical) Tıp. Hipokratik Tıp, zamanla, Fizyolojik Tıp’a belirgin bir üstünlük sağladı.

    Bu tanımlardan da anlaşılabileceği gibi; sağlık, hastalık ve sakatlığın olmaması yanında bedenen, mhen ve toplumsal yönden tam bir iyilik durumudur. Diğer bir anlatımla, insan sağlığı, hastalığın olmayışının çok daha ötesinde bir özelliktir. Sağ*lık, yukarıda sıralanan tüm boyutları kapsayan bir anlayışla ele alınır.
     

Sayfayı Paylaş