1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sahranın sessizliğinde nükseden hüzün ve hicran!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 21 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Erkek
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]

    Ne kadar
    Sarih bir dili vardı
    Tüm uzuvlarımı bir bir
    etkileyerek kendi melalini hüzünle yaşattı


    Sessiz ve derinden
    hissettiğim tınılar vardı,
    ötenin senasından bahsediyorlardı


    Ruhum hiç
    yabancılık yaşamadı, kalbim
    yaşadığı şaşkınlığı üzerinden hiç atamadı


    Her lahzasında feyiz sardı
    Sualler sukut ettiren bir nazardı,
    kalbim inşiraha nasıl adaydı


    Neden bu hal
    yıllar sonra halimin
    fakirliğinde yaşanan en latif duygulardı


    Sanki
    umutlar kanatlanmış,
    vecdim anbean artmış,
    hiçbir esaretimde kalmamıştı


    Bir başka
    alemin içindeydim
    Dile gelen terennümler için
    ne kadar sefildim, neden bilgisizdim


    Müddetin
    ramında olan bir nefestim, nasıl
    bir hesabı fark edemeden tükendim
    Nedamet zamanıydı, hıçkırıklarım
    durmuyor, medet etmek kifayet etmiyor dedim


    İçimde
    sakladığım nehiyler
    Kalbime reva gördüğüm
    lekeler, o an gün yüzüne çıkıyordu


    Ne kadar
    çırpınsam ve mahcup olsam da
    halim buna kifayet etmeye erişemiyordu


    Zaman zaman
    sual ettim, acaba rüyada mıyım
    dedim ve neden kendimden geçtim


    Ahir zamandan bahsederler
    İçinde yaşadığı vakti,
    neden hakkıyla akledip bilemezler


    Alıp götüren
    zamana, hesap edilemeyen
    feryada, ah ettiren hicrana ne söylerler


    Vah etmekle,
    keş keler güruhuna girmekle ve
    böyle teselli olmayı da ihmal etmezler


    Her nefesin aziz olduğunu
    Hidayetin elbette ki bir vakti olduğun,
    mağfiret edildiğini göremezler


    Can çıkmadan,
    tövbe kapısı kapanmadan
    nihayete kal edilmez, ilkesini bilmezler
    Ulu orta konuşmayı, hukuk adına yıllardır
    yaptıkları katliamı, neden düşünmezler



    Mustafa CİLASUN

     

Sayfayı Paylaş