1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Saltanatın Kaldırılmasına Sayılı Günler Kala Olan Bir Olay

Konusu 'Hayatı' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Kar beyaz sarıklı, ak sakallı, cüppeli, mest lastikli bir milletvekili M.Kemal Paşa'yı direksiyon binasında ziyarete geldi. O gün meclis tatildi. Paşa güncel, basit, sıradan tartışmalara hiç katılmayan bu olgun din adamını severdi. Hiç bekletmeden kabul etti. Saygıyla karşıladı, yer gösterdi.

    Oturdular. Karşılıklı hal hatır sordular. Hoca konuya girdi:

    "Güzel paşam, sen bu millete Allah'ın bir lütfusun. Bugüna kadar sen beni hoş tuttun, ben de seni başımız bildim. Bu güvene dayanarak sana bir teklifte bulunmaya geldim."

    M.Kemal merakla, "Buyrun" dedi.

    "Anladığıma göre padişahlık gidiyor. Belki bir gün hilafet de tarihe karışacak."

    Paşa gülümsemekle yetindi.

    "...Yüzlerce yıllık düzen değişecek,içerden dışardan, bilir bilmez, birçok düşman kazanacaksın. Hayatın hep tehlikede olacak. Bunları halkın iyiliği için yapıyorsun ama bakalım halk kadrini bilecek mi? Gel bu işten vazgeç. Kurban olduğum Allah, sana yürü ya kulum demiş. Saltanatı da, hilafeti de üzerine al. Bugünkü kudretine, şanına, bunların kuvvet ve şerefini de, ekle. Tahtınla, devletinle, sarayınla, hareminle, hazin enle, keyfince yaşa..."

    Hoca derin bir soluk alarak sözünü tamamladı:

    "... Benim teklifim bu. Artık ötesini sen bilirsin."

    M.Kemal Paşa duygulanmıştı. Öne doğru eğildi:

    "Dediğiniz doğrudur. Bazı insanlar bilir bilmez bana düşman kesilecek. Belki de hayatım sürekli tehlikede olacak."

    "Evet, evet!"

    "Ama sevgili Hocam, milletin önüne düşen bir adam artık kendini, keyfini, cebini, rahatını, ailesini, geleceğini değil, milletin ihtiyaçlarını, zamanın gereklerini temsil eder. Bu yüzden tasvir ettiğiniz hayat, hoşuma gitse de kabul edemem. Millet yolundan geri dönemem. Artık millet de buna izin vermez."

    Uzanıp sevgiyle Hocanın elini tuttu:

    "...Ben bu görevi her türlü tehlikeyi göze alarak üstlenmiştim.Benim için hayır dua ediniz."

    Hocanın gözleri doldu...

    Karşısında rahatı, güveni, saltanatı, zevki, keyfi değil, halkın yararı için zoru seçen, öldürülmeyi, iftiralara ve haksızlıklara uğramayı göze almış bir insan, adam gibi adam vardı.

    Turgut Özakman / Cumhuriyet - Türk Mucizesi
     

Sayfayı Paylaş