1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Sanatçılık Erdemini Kaybetti

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 31 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL


    [​IMG]


    Bugün Turkcell Kuruçeşme Arena'da konser verecek olan Kıraç, şarkılarını Boğaz kıyısında söylemenin keyfinin bir başka olduğunu söylüyor. Kıraç; bugün vereceği konseri ve sektörle ilişkisini anlattı...

    Bugün konser vereceğiniz Kuruçeşme Arena'nın yerine otel yapılacak olmasına ne diyorsunuz?

    Boğaz'ın kıyısında, dünyada eşi benzeri olmayan bir mekandı. Akustiği de çok güzeldi. Kapanacağı için üzülüyoruz. Oranın otel olması anlamsız. Bence Boğaz kıyısı hepimizin ve ortak alan olması gerekiyor. Mesela Türkiye'ye hizmet etmiş kişilerin, özellikle şehit yakınlarının ve gazilerin oturacağı yerler haline getirilse çok güzel olur. Ütopik bir düşünce ama neden olmasın?

    Şarkılarınızın kalıcı olmasını neye bağlıyorsunuz?

    Sanatçının duruşuyla, samimiyetiyle ve müziğe bakış açısıyla ilgili bu. Ben, müziği ve şarkı söylemeyi çok seviyorum. Hayatımdan bir parça değil müzik; tamamen hayatım. Bu yazı nasıl geçiririm diye düşünerek sezonluk şarkılar yapmıyorum.

    "Müzik lobisi beni sevmiyor" demişsiniz...

    Evet ama bu bende bir sorun yaratmıyor. Kendi ortaya çıkardıkları, üzerinde oynayabildikleri, belli bir kalıba sokabildikleri, kendi kafalarındaki imajı elde ettikleri insanlarla ilgileniyorlar. Biraz özgür fikirli, ayağı yere sağlam basan, ülkenin gerçeklerini sorgulayan, düşünen kişilerle ilgilenmiyorlar.

    Kim bunlar peki?

    Yıllarca Orhan Pamuk diye tutturan tipler! Şimdi buyrun; Orhan Pamuk yalan oldu. O kesim biraz düzeysiz. 'Cihangir tayfası' diyoruz o tiplere. Genelleme yapmamak lazım; ben de o semtte oturdum ama bunu söylemekte sakınca görmüyorum. Cihangir, hatta Nişantaşı tayfası; rüzgar nereden eserse o tarafa yönelen tipler.

    TAM ANLAŞILMIYORUM

    En büyük korkunuz kendinizi doğru ifade edememekmiş. Neden?

    Bazen ağzınızdan çıkan söz, sizin elinizde olmayan sebeplerden dolayı tam yerine gidemeyebiliyor. Gündem hızlı değiştiği için kimse kendisini doğru ifade edemiyor. Bizim gibi geri kalmış toplumların da en büyük sorunu; kendini ifade edememe. Büyük bir iletişim kopukluğu var aramızda. Bunun da en büyük sebebi; konuşmayı bilmeyen, bilgisiz, dedikoducu bir toplum olmamız.

    Anlaşılmadığınızı düşünüyor musunuz?

    Hiçbir zaman kendimi tam olarak doğru ifade edebildiğim söylenemez. Ama ne kadar sert söylemlerde bulunsam da; sevenlerimle aramda bir bağ olduğunu, onların beni anladığını düşünüyorum. Artık sanatçılık; olması gereken zeminini, gerçek erdemini kaybetti. Bu nedenle ne kadar samimi ve açık sözlü olursanız, o derece sevilirsiniz.

    Sanatçıda olması gereken erdem nedir peki?

    Maalesef şu an sanatçı olmak için bilgili, kültürlü, dünyayı anlayan, sorumluluk duyan ve halkı için kaygılanan bir kişilik gerekmiyor. Sanatçı olmak için sadece ünlü olmak yetiyor. Hayat tamamen ün, para ve güç üzerine kurulu.

    BENCE BU DÜNYAYI ŞEYTANLAR YÖNETİYOR!

    Gelecekten umutsuz musunuz?

    Gelecek için umudum yok. Biz aslında Orta Çağ'ı yaşıyoruz. Artık Rönesans olur mu bilmiyorum. Bence dünyayı şeytanlar yönetiyor. Buna alet olduğumuzun farkında bile değiliz. Bir çocuk bile ekmek bulamadığı için ölüyorsa, bu dünyanın çivisi çıkmıştır. İnsanoğlu b.k çukurunda ışığı görmeye çalışıyor ama göremiyor.

    Ne zamandan beri böyle düşünüyorsunuz? Sizinki 40 yaş sendromu olabilir mi?

    Hayır, yaşla alakalı değil; ben hep böyleydim. Ama lise ve üniversitede bu kadar karamsar değildim, daha umutluydum. Sonra kendimizi kandırdığımızı gördüm. Hep sorgulayıcıydım.

    'Derindekiler' albümünüzü üç boyutlu DVD olarak satışa sundunuz. Bu yenilik amacına ulaştı mı?

    Maddi bir beklentiyle yaptığımız bir şey değildi bu. Tamamen gönlümüzden geçen, yenlikçi bir albüm oldu. Bütün şarkılara üç boyutlu klip çektim ve bunun amacına ulaştığını düşünüyorum. Keşke herkes yapsa. Yeni şeyler yapmak lazım. Biz bu albümü yaparak, müzik sektörünün içinde bulunduğu duruma teslim olmadığımızı ve mücadele ettiğimizi göstermiş olduk.

    SİNEMA FİLMİ ÇEKECEĞİM

    Yaptığınız dizi müzikleri çok beğeniliyor; bu işin bir sırrı var mı?

    Sinemadan, senaryodan harbiden iyi anlarım. Müzisyen kimliğimin dışında sinemayla çok ilgiliyim. İyi bir dizi müziği yapmak için senaryoyu iyi anlamak lazım. Gerisi ne algıladığınızla alakalı. İki dizinin yapımcılığını da yaptım. Biri 'Pulsar', diğeri 'Gönül Salıncağı'. Ama kafamda sinema filmi var. Onun için zaman bulmaya çalışıyorum.



     

Sayfayı Paylaş