1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Saray'da bildiri krizi!

Konusu 'Galatasaray' forumundadır ve BeReNN tarafından 23 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Adnan Öztürk'ün sadece Aysal'a haber vererek yayımladığı bildiri camiada sorun oldu.
    [​IMG]
    HTSPOR

    Kozak “5 Temmuz'daki bildirinin arkasında durmalıydık. Son bildiriyle Türk futbolunun ‘doğal lideri' olma şansını kaçırdık” dedi. Süren ‘zamansız' buldu, Uluç ise “Kulübün bütünlüğü yok” yorumu yaptı

    Sarı-Kırmızılı kulüpte şike soruşturmasıyla ilgili yapılan her bildiri yönetimiçinde ‘problem' yaşanmasına neden oluyor... “Bu ateş üfleyerek sönmez” bildirisinin ardından geçen hafta 19 Ağustos'ta da “Tarih hepimizden hesap sorar” açıklaması yönetimi karıştırdı. Çünkü Adnan Öztürk, hazırladığı bildiriyi sadece başkan Ünal Aysal'la paylaştı, diğer yöneticiler de bu sözleri kamuoyuyla aynı anda galatasaray.org'da gördü. Biz de seçim öncesi güç dengelerinin bugüne kadar taşındığı ortamda ardı ardına yaşanan bildiri krizlerini camianın tanınmış simalarına sorduk, şu cevapları aldık:

    Hayri Kozak: 2 kişi karar veremez

    “Başkan ve yönetim kurulunun 5 Temmuz'da yaptığı olgun, yön gösterecek açıklamasının arkasında durmasını tercih ederdim. G.Saray bu tutumu korusaydı uzun vadede Türk futbolunun ‘doğal lideri' olacaktı. Otoritesi ile ‘yol gösterici' olacaktı. Ama son tavrı ile bu fırsatı kaçırdı. G.Saray'ın yaptığı son bildirinin yönetimde görüşülmeden, 2. başkağının bile görüşü alınmadan yayımlandığının doğru olmadığını umut ediyorum. Böylesine önemli bildirinin 2 kişinin kararıyla (Ünal Aysal ve Adnan Öztürk) yayımlanması kabul edilemez.

    Faruk Süren: Nedenini anlamadım

    Bu bildirinin neden yayımlandığını tartışabiliriz. Zamanı ilginç. Acaba G.Saray'ın menfaatine zarar geldi de mi yayımlandı? Ama iftarda G.Saray'a karşı reaksiyon da anlamsız. Nasıl ‘ihbar' veya ‘hain' derler. Daha hassas olmalılar. Çünkü karşılarında G.Saray var. G.Saray'ı Kulüpler Birliği'nden atacaklarmış. Kimi nereden atıyorsun? Ev sahibini mi atacaksın? O zaman havuzu da bozalım. İftardaki toplantıda bunlara cevap verilmeliydi. Kimin haddine. O birlik G.Saray ve F.Bahçe'nin karşısında durmak için kuruldu. Bu iki kulüp lütfedip geldiler.

    Hıncal Uluç:Bu kaçıncı bildiri krizi

    Öyle bir dönem yaşıyoruz ki herkesin geçtiği kelimelere dikkat etmesi lazım. Çünkü düşünülmeden söylenen her söz farklı yönlere çekilebilir. G.Saray'ın yayımladığı bildiri doğru. Kimse itiraz edemez. Ama kelimeleri dikkatli seçmedikleri için karşı taraf kıyameti koparıyor. Ama onlar daha çirkin sözler söylüyor. “Fareler gemiyi ilk terk eder” demek geminin battığını kabul etmek demek. Ama G.Saray gemiyi kurtarmak istiyor. Herkes aklına geldiği gibi konuşuyor. TFF Başkanı günde 8 kez konuşmaz. Sözcü vardır, o konuşur biter. G.Saray'ın bildirisi daha usturuplu yazılabilirdi. Kulüpte herkes başka telden çalıyor. Ünal Aysal onun bunun lafı ile liste yaptığı için kafasındaki yönetim kurulunu oluşturamadı. Bu kaçıncı bildiri krizi. Kaçıncı olay? Kimsenin kimseden haberi yok. Kulübün bütünlüğü nasıl olacak. Yönetim medya aracılığıyla mı konuşacak?
     

Sayfayı Paylaş