1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Satürn’le başbaşa kalmak...

Konusu 'Astroloji / Burçlar' forumundadır ve Papatya tarafından 7 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL


    [​IMG]

    Astroloji’nin önemli ismi Alice Bailey diyor ki; “Karma inancını anımsayın, insanın temelini oluşturur, ileriye götürür, bizi destekler ve ihmal ettiklerimizi gösterir. Yeni Çağ’ın baharında başlayan hazırlık okulu sürecinde umut ve dualarla sulanan tarla sürülmüş ve hasat beklentisine girilmişti. Bu gün ise artık hasat zamanıdır, ürün olgunlaşmıştır, şimdi insan ürününü biçecek ve ektiği tohumların karşılığını alacaktır...”

    Sir Isaac Newton ise, ünlü Üçüncü Yasa’sında; “Her eylem, eşit düzeyde zıt tepki getirir...” der. Bizler sembolik anlamda görülür ve bilinir evrenin bir Terazi tarafından ya da denge ile yöneltildiğini düşünebiliriz yani ne ekersek onu biçeriz. Astrolojik haritada yani horoskopta yer alan 12. Ev’in eylemlerimizi ve sonuçlarını gösterdiği ve bunun limitinin olmadığı da birçok önemli astrolog ve düşünür tarafından iddia edilmektedir. Buraya çok dikkat etmek gerekir. Bir diğer düşünceye göre ise, Natal yani Doğum Horoskop’u bizim tüm yaşamımızın hatta yaşamlarımızın sentezidir, orada yaşamımızın tüm enerjisi toplanmıştır ve bize nasıl kullanmamız gerektiğini gösterir...

    Ruh merkezli astrolojide Satürn’ün bir temsilci veya bir yönetici olduğunu görürüz. Satürn, bireysel anlamda irade ve insiyatifin kapısında bekler, çaba ve ümitlerini belli bir amaca yönelten bireyin üst düzeydeki bilinç alanında verdiği sınavın sonuçlarını izler. Bunu Cennetin Kapıları’nda bekleyen büyük meleğe benzetebiliriz, Cennet’e yaklaşan bireyin tüm eylemleri İlahi Yargı Terazisi tarafından tartılır. Endişe etmemeliyiz çünkü Satürn burada coşku ve sevinç içersindedir hele bir de Terazi’de ise...

    Satürn, bize uzak gezegenlerden birisidir, buna rağmen uygun koşullarda Satürn’ü ve halkalarını çıplak gözle farkedilebiliriz. Satürn’ün halkaları Ezoterik sembolizmada, yaşamımızdaki sınırları ya da limitleri gösterirler. Yani Satürn’ün halkalarından geçmeden Uranüs, Neptün ve Pluto’nun simgeledikleri daha ileri bilinç düzeylerine ulaşmamız mümkün değildir. Bunun bir diğer anlamı, yaşamımız boyunca varolan sorumluluklarımızı yeterince yerine getirmediğimiz takdirde, aynı istasyonda kalacağımız veya kısır bir döngü içinde dönerek, daha ileriye asla gidemeyeceğimiz şeklindedir. Başarmanın en belirgin yolu ise, bireysel yaşam kürelerimizi egonun ağır ve acımasız baskısından kurtararak, diğer yaşam küreleriyle bütünleştirerek olumlu eylemlerde bulunabilmektir...

    Astrolojinin Ezoterik Doktrini’ne göre bir diğer düşündürücü yaklaşım veya tanımlama Satürn’ün fonksiyonel olarak “Eşikte çok düşünerek yaşamak ya da ikamet etmek” anlamında olduğudur. Çok düşünerek hep aynı yerde yaşamak yani aynı çizgiyi ya da döngüyü sürekli yaşamak, kişiliğimizin veya davranışlarımızın bir parçasıdır. Ama bu şekilde hatalardan kurtulamayız, bir bedel ödemeksizin buradan ayrılamayız. Burası ruhun derinlerindedir, ta içindedir ve kristalize olmuş enerjimizle eşiğin ötesine geçemeyiz çünkü bilincimiz eşiğin önünde sınırlandırılmıştır. Ve Satürn’ün pozisyonu yani bulunduğu yer, tam anlamıyla bir fırsattır, Satürn’le beraberken geçmişte yaptıklarımızı dengeleyebilir, kartları yeniden dağıtabilir yani yeni bir oyuna başlayabilir ve ilerleme fırsatını yakalayabiliriz, o zaman yaşadığımız olumsuz şeyler yinelenmeyecektir...

    Şu ana kadar arzularımız, hayallerimiz hatta mutluluklarımız engellenmiş olabilir, üzmüş ve üzülmüş, kırmış, zarar vermiş ya da vermemiş olabiliriz ve daha çok şeyi sayabiliriz ama tüm bunların toplam adı deneyimdir yani yaşamın ta kendisidir. Satürn simgesel olarak bunları ve benzerlerini yönetir yani olgunlaşmamız, anlamamız ve değişmemiz için gerekenleri yapar. İşte bu nedenle Natal yani Doğum Haritanız çok önemlidir yani Doğum Haritanız’da Satürn’ün nerede ve ne durumda olduğunu kesinlikle bilmemiz gerekir. Şu dakikaya kadar eşiğin neresinde, nasıl ikamet ettiğimizi bilmeliyiz. Bu bilgi bize, Satürn’ün doğasını açıklayacaktır, pozitif konumdaysa ne konularda başarılı olacağımızı, negatif konumda ve sert etkiler altındaysa nelerin değişmesi gerektiğini yani bize ne yapmamız gerektiğinin yolunu gösterecektir...

    Satürn ve Dünya astrolojik anlamda yakın ilişkide olduklarında (Başak burada önemlidir çünkü olgunluğu ifade eder), aktif zekayı simgelerler, elbette ki Başak Burcu’nun gezegeni olan Merkür düşüncelerimizi nasıl ileteceğimizi yani iletişimi ve düşüncelerimizin ne şekilde eyleme dönüşeceklerini simgeler. Fakat Satürn, bize şablonları veya kalıpları gösterir yani düşüncelerimizin ve eylemlerimizin kaynaklarını ve doğasını açıklar. Bir diğer anlamda Kozmik Arzu karşısında, düşünce ve eylemlerimizin uyum sağlamasını ve güçlenmesini ister. Satürn süreci, bir tür arınmak ve sonuç olarak da coşkuyla yeniden yola çıkmak demektir. Buna Tibet’te “Düşünüp taşınma dönemi...” denir.

    Doğal olarak Satürn’ün bulunduğu burcun özelliklerine göre davrandığını düşünebiliriz, örneğin İkizler’i aşk ve bilgelik, Boğa’yı finansal, Yengeç’i duygusal yönlerden sınayacaktır. Ama bunlar genel etkilerdir ve her insan aynı etkilerle karşılaşmayacaktır. Geçen haftadan sonra Aslan’dan ayrılıp Başak Burcu’na geçen Satürn, yine genel anlamda bu burcu önce simgesel anlamda annelik alanında yani saf sevgi konusunda sınayacak, daha ötede adet yerini bulsun, bu da benim mecburi sorumluluğum diye yüzeysel sevgi gösterenlerin karşısına dikilecektir. Satürn’ün bu konumu bireysel öğrenime yöneliktir, gerekli ve verilmiş sözlerin yerine getirilmemesinin, zorunlu diye yapılan ayrımların, ayrıntıların ve farkların iyi görülmemesinin, bireysel çabaların yetersizliğinin veya mazeretlerle geçiştirilmesinin, lüzumsuz ve abartılmış eylem israflarının hesabını soracaktır. Başak’taki Satürn eğer Doğum anında iyi etkiler altındaysa, birey zaten başarılıdır ama sezgi yeteneğini daha iyi kullanması ve anlaması hatta bilmesi gerekir yani sezgisini iyi kullanarak, mantık hatalarından kaçınmalıdır. Fakat eksi etkiler varsa, varolan önemli sorunların hemen ve öncelikle üzerinde durulmalı, hoşa gitmese de evrensel doğrulara hiç zaman kaybetmeksizin yönelinmelidir, aksi halde Satürn sizi sınıfta bırakmaktan öte, okuldan dışarı bile çıkarabilecektir...

    Uzun sözün kısası, Satürn, Başak Burcu’na girdi diye oturup tüm Başaklar’ın ve ve bu astrolojik konuma şu anda sert açı yani etki yapan İkizler, Yay ve Balık burçlarının ağlaşmaları gerekmez, böyle birşey astrolojide yoktur. Kim oturup Satürn geldi, şu burcun durumu böyle olacak, şunlar yaşanacak gibi şeyler yazıyorsa, bilin ki saçmalıyordur. Yukarıda da yazdığım gibi, iyi bir uzmandan Natal yani Doğum Haritanızı bilmeli, öğrenmeli ve ona göre tavsiyeler almalısınız....

    Kötülükler koşa koşa üzerimize gelmezler, daima yaptıklarımızın karşılığını alırız. Şimdi ise yeni bir Satürn geçişinde geçmişimizle dürüstçe hesaplaşabilir, bizleri esir eden egomuzun baskısından bir oranda kurtulabilir, görmezlikten geldiğimiz hatta kendimizi aldattığımız şeyleri çekinmeden kendimize itiraf edebilir ve en önemlisi hatalarımızla yüzleşebiliriz...



    Sonuçta karar yine bizimdir, bedeli yine biz öderiz...
    Gezegenler ise sadece dönemleri simgelerler...
    Bu bir fırsat... Arınmak ve yeniden başlamak için...

     

Sayfayı Paylaş