1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Savcı kimdir,Savcılık tarihi

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve Suskun tarafından 9 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Savcı (Eski dilde müddeiumumi)
    Ceza yargılamasında iddia makamı olarak adalete hizmet eden kişidir. Savcılık Ceza Muhakemesinde iddia görevini yaparak devlet adına ceza davası açan makamdır. Bu makamdaki yetkiliye Savcı adı verilmiştir. Ayrıca kısaltılmış bir şekilde savcı, suç haberinin kendisine ulaşmasıyla birlikte devlet adına araştırma ve soruşturma faaliyetinde bulunmak, kamu davasının açılmasını gerektiren şartlar oluştuğunda dava açmak ve yürütmek, mahkemelerin verdiği kararları yerine getirmek ve kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak durumunda olan ve yürütme organı içinde yer alan bir devlet memuru olarak tanımlanabilir.


    Etimoloji

    Kelime kök anlamı olarak : hukuk İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava , tez , bir fiilin hukuki açıdan suç olup olmadığının tanımlanmasını ve ilgili kanun hükümlerine uygun suçun tanımlamasıyla iddianame hazırlamakla görevli hukuk memuru olarak geçmektedir.

    Eski Türkçe'deki karşılığı müddeiumumi dir. Arapça muddaˁī (iddia eden, dava eden) ve umūmī (kamu) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş olan ve "kamu adına dava eden" anlamını taşıyan bu sözcük 1870 tarihli "Mehakim Nizamnamesi" ile Fransızca prosécuteur publique karşılığı olarak Türk hukukuna girmiş[1], Cumhuriyet döneminde de uzun süre gayrıresmi olarak kullanılmaya devam edilmiştir.
    Savcılık kurumunun yapısı ve özellikleri

    Savcılık kurumu idari bir yapıya sahip olması nedeniyle düzenlemesinde hiyerarşi bulunmaktadır. Astlar kurum içinde üstten emir alırlar. Ancak bu bağlılık mutlak bir itaat anlamına gelmemektedir.[5]


    Tarihçe

    Dünyada savcılık

    Roma hukukunda


    Genel olarak savcılık kurumunun Fransız kaynaklı olduğu kabul görmektedir. Fakat pek çok kaynak Roma hukukunda bulunan beş kurumu dayanak olarak göstermişlerdir. Roma hukukunda belirtilen bu kurumlardan her biri savcılara ait bazı özellikler taşıyordu. Bu kurumlardan ikisi Censeur ve Defenseur kovuşturma yapma hakkında sahipti. Questeur günümüz savcısının hazırlık soruşturması esnasındaki tüm yetkilerine sahipti. Irenarque Curios savcı ve suç kolluğuna benzer bir kurumdur. Puracuratore Caesari ve Avocat de fisc savcılığın idari görevleri gibi yetkilere sahip kurumlardı. Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.

    Cermen hukukunda

    Cermenlerde Centenarius adı verilen yetkililer suçluları yakalayarak adalete teslim ederlerdi. Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.[7] Almanya'da 1600'lü yıllardan itibaren Fiscalat adı verilen doğrudan senyöre bağlı olan bu kişiler halka ve memurlara karşı senyörün menfaatini koruyorlardı. Hatta bu yetkileri hukuki alanlardan daha fazlaydı. Bazen bu kişilere suçun araştırılarak ortaya çıkartılması görevi veriliyordu. Fransız ihtilalinden sonra, Napolyon zamanında Fransız ceza muhakemeleri usulü kanunu Prusya'nın Ren eyaletinde uygulanmaya başladı. Bu bölgelerde daha sonra da devam etti. Bundan sonra yapılan reformlarda savcılığın bir kurum olarak uygulanması fikrinden faydalanıldı. Feurbach 1900'lü yılların başında Bavyera'da ceza muhakemesinde iddia makamı kurmak istemiş, fakat başarısızlığa uğramıştır. Ancak daha sonra bu uygulama Fransız ihtilalinin de etkisiyle gerçekleşmiştir. Savcılık kurumunun tam olarak kurulması ise 1830 ile 1840'lı yıllara reformistlerin ortaya atması ile oluşmuştur.

    Anglo-Sakson hukukunda

    İngiltere'de 1879 tarihine kadar kamu adına iddia makamını temsil eden bir savcı bulunmuyordu. Suçlarda kovuşturma isteme yetkisi özel kişilere aitti. Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu. Devlet aleyhine işlenen suçların takibini General attorney adı verilen kişiler yapıyorlardı. Bu kişileri kral seçiyordu. Ayrıca avukatlar ve solicitorlar iş görüyorlardı. Solicitorlar bütün adli işlere yetkili, serbest meslek sahibi kişilerdi. Örnek vermek gerekirse ; Fransa'da aynı işi noterler görüyorlardı. Ancak solicitorlar kesinlikle High Court(Yüksek Mahkeme)un duruşmalarına katılamazdı.

    İngiltere 1879 yılında, Fransız sisteminden ayrı bir şekilde savcılık makamını kurdular ve bu makama Director of public prosecutions(Başsavcılık) adını verdiler. İngiltere’de savcı milli egemenliği temsil eden toplumun iddia makamı değildir.Hakim karşısında taraflardan biri konumundadır, bu konumu itibariyle sanığa ve avukata benzemektedir. Avrupa veya Rusya’da ki savcılık kurumu gibi yetkilere sahip değildir. Kural olarak taraflar dava açar, şikayet bulunmadığı halde işe karışmazdı.

    İskoçya'da ise savcı Fransa'da olduğu gibi devletin ceza hukukundaki haklarını temsil eden bir taraftır. Bu nedenle de adli teşkilat üzerinde kontrol yetkisi yoktur. Duruşmalara ise, mahkemenin astı sayıldığından dolayı sanık veya avukatı ile aynı haklara sahip olarak katılırdı.


    İslam hukukunda

    İslam hukuku ceza uygulamalarında asıl olarak şeriat hakimdir. Toplumda kişilere yönelik suçlarda diyet, had ve kısas cezaları öngörülmüştür. Geriye kalan diğer suçlarda ise siyaset cezaları ile tüm cezaların takdiri Sultan'a bırakılmıştır. Yagılamalarda esas kural koyucu ise Allah'tır. Ayrıca Kadı'lar Sultan'ın vekil ve yardımcısı olarak görev yapmaktaydılar. Vezir ve Vali'lerde ceza işlerinde Sultan adına çalışmaktaydılar. Bu nedenle islam hukukunda savcıya ihtiyaç duyulmuyordu.
    Önder, M. (1968) (Türkçe). Savcıların teşkilat içindeki yeri ve görevleri. Ankara.​
     

Sayfayı Paylaş