1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Şekerin Karaciğere Zararı Yok

Konusu 'Makaleler, Araştırma Yazıları' forumundadır ve Papatya tarafından 17 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    Florida Üniversitesi Biyomedikal Bilimlerden Prof. Dr. James Rippe’nin yaptığı araştırmada, şekerin karaciğer yağlanmasına sebep olmadığının kanıtlandığı belirtildi. Prof. Dr. James Rippe ve ekibinin nişasta bazlı şeker ve pancar şekeri üzerine yaptığı çalışmaya ilişkin makalesi, "Journal of Applied Physiology, Nutrition and Metabolism" dergisinde yayınlandı.

    Rippe makalesinde, ekibiyle birlikte yürüttüğü çalışmada beslenmede yer alan fruktoz-glikoz içerikli şekerlerin karaciğerdeki yağ oranı ve kas arası yağ dokusu üzerindeki etkilerini araştırdıklarını ifade etti.

    'BU ÇALIŞMA DÜNYADA İLK'

    Makalede, şimdiye kadar şekerle ilgili yapılan çalışmaların büyük çoğunluğunda insanlara, günlük hayatta tüketilmesinin imkansız olduğu dozlarda şeker yüklemesi yapıldığı, bunun da gerçekçi olmadığı kaydedildi.
    Bu anlamda çalışmanın dünyada "ilk" olduğu öne sürülen makalede, pancar şekeri ve nişasta bazlı şekerin karaciğer yağlanmasına neden olmadığı bilgisi yer aldı.

    ÇALIŞMADA GERÇEK YAŞAM KOŞULLARI BAZ ALINDI

    Prof. Dr. Rippe, makalesinde, çalışmanın gerçek yaşam koşulları baz alınarak, insanlar üzerinde yapılan "tek" çalışma olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    "Çalışmada 10 hafta boyunca düşük, orta ve yüksek miktarda şeker tüketimine denk gelecek oranlarda pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker ile tatlandırılmış, düşük yağlı süt tüketen 64 birey incelendi. Karaciğer yağ oranı ölçümü ’CT’ (Sintigrafi), kaslardaki yağ oranı ise ’MR’ (Manyetik Rezonans) görüntüleme yöntemi ile belirlendi. Sonuçlar, günlük enerji ihtiyacının küçükten büyüğe farklı bölümlerinin şekerler yoluyla karşılandığı 3 nişasta bazlı şeker ve 3 pancar şekeri deney grubunda, karaciğer ve kas arası yağ oranlarının 10 hafta sonunda değişmediğini gösterdi."

    Prof. Dr. Rippe, gerçek hayattaki tüketim miktarları ve biçimi üzerinden yola çıkıldığında nişasta bazlı şekerin de pancar şekerinin de karaciğer yağlanmasına ve insülin direncine neden olmadığının görüldüğünü ifade etti.

    ÇALIŞMANIN İNSANLAR ÜZERİNDE YAPILMIŞ OLMASI DİKKAT ÇEKİYOR


    Marmara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elmacıoğlu, çalışmanın, şimdiye kadar yapılmış birçok klinik ve deneysel araştırmadan farklı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
    "Farklılıklarına baktığımızda insanlar üzerinde yapılmış olması dikkati çekiyor. Sanırım ilk kez MR ve CT gibi ileri radyolojik tetkiklerle kaslarda ve karaciğerde hücre bazında yağ birikiminin incelenmiş olması, gerçek yaşam koşulları içinde orta ve yüksek miktarda pancar şekeri ve nişasta bazlı şekeri tüketebilecekleri miktarların baz alınmış olması, çalışmada dikkati çeken noktalar.
    Prof. Dr. James Rippe ve ekibi bu çalışmada, günlük beslenme ile tüketilebilecek miktarlar üzerinden araştırma planlamıştır. Daha önceki araştırmalara baktığımızda beslenmede fruktozun farklı kaynaklarının (bal, meyve gibi) karaciğer üzerine metabolik etkilerini karşılaştıran herhangi bir klinik çalışma yoktur. Bu araştırma, şekerin, fruktozun günlük beslenme alışkanlıkları ve makul tüketim sınırlarında zararlı olmayacağını ifade eden değerli bir çalışmadır."

     

Sayfayı Paylaş