1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Selam Odur, Selam Ondandir

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve __nUrAy__ tarafından 3 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. __nUrAy__

    __nUrAy__ Usta

    Katılım:
    8 Ocak 2008
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    Dünyanın Merkezindeyim...
    Banka:
    28 ÇTL
    Selam Odur, Selam Ondandir


    Bil ki selam Müslümanların sünneti, cennetliklerin selamı, sevgiyi celbeden kini ve öfkeyi gideren bir ifadedir.

    Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah (c.c) Adem (a.s.)’ı yaratıp ona ruh üflediğinde Adem (a.s.) aksırdı ve ‘Elhamdülillah’ dedi. Bunun üzerine Allah (c.c.): “Ey Adem! Rabb’in sana merhamet eder. Bir kısmı oturmuş olan şu meleklere git ve kendilerine Esselamü Aleyküm de! çünkü bu senin selamındır.” buyurdu .

    Selamın manası emandır. Güven demektir. Sen bir başkasına selam verdiğin zaman bununla onun, kalp huzuruna, sevinç ve sükunete kavuşmasını istiyorsun. Bunu temenni ediyorsun. Enes (r.a.) çocuklarla karşılaştığı zaman selam verirdi. “Rasûlullah (s.a.v)’de böyle yapardı.” derdi.

    Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Müslüman’ın diğer Müslümanlar üzerindeki hakkı altıdır: Karşılaştığı zaman selam verir. Kendisini davet ettiği zaman davetine icabet eder. Gıyabında onun iyiliğini ister. Aksırdığı zaman Yerhamükeallah der. Hastalandığı zaman ziyaretine gider. Öldüğü zaman cenazesine gider.”

    Selam vermek sünnettir. Duyurmaksa müstehap’tır. Selamı alan kişinin verene duyacağı kadar söylemesi vaciptir. Selamı almak farzdır. Sünnet üzere selamlaşma şudur: Binekle giden yürüyene, küçük büyüğe, az olanlar çok olanlara selam verir. Çocuklara selam vermekte vermemekten daha faziletlidir.

    Sahabe bu sünneti işlemek için evlerinden çıkar sonra da içeriye girer tekrar selam verirlerdi. Ayet-i Kerimede “Size selam verildiği zaman sizde ondan daha güzeli ile selam verin veya aynısı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah (c.c.) her şeyi hesap edendir.”

    Yani biri size selam verdiği zaman ondan daha güzeliyle karşılayın. Böylece zararından kurtulup faydanın devamına erişirsiniz. Nitekim Rasûlullah (s.a.v) Şöyle buyurmuştur. “Kim Esselamü Aleyküm derse kendine on iyilik yazılır. Kim Esselamü Aleyküm ve Rahmetullah ve Berakatüh derse kendisine otuz iyilik yazılır.”

    “Emredildiği şekilde aranızda selamlaşmaya dikkat edin. Çünkü Allah (c.c.) her şeyi hesap edendir. Önceleri Araplar aralarında (Allah (c.c.) sana uzun ömür versin), bin yıl yaşa gibi selam verirlerdi. Daha sonra Allah (c.c.)’nun bir kanunu olan selamı getirmiş ve kendinize güzel bir dilek olarak selam veriniz buyurmuştur. 7

    Bir adam Rasûlullah (s.a.v. )’e babam sana selam eder deyince, Nebi (s.a.v.): “Aleyke ve Aleykümü’s-Selam.” buyururdu.

    Şüphesiz ki insanlar için de Allah (c.c.) katında en iyi kişi işe önce selam ile başlayan kişidir. Eğer eve selam verilmeden girilirse o ev halkı arasında kavga vb… fitneler zuhur der. Eve girdiğinde ev boş ise (Esselamüaleynâ ve Alâ İbâdillahissalihîn) demelidir. Bu selama melekler mukabele eder. O eve cin ve şeytanlar giremez.

    Erkeklerce namahrem olan genç-yabancı, kadınlara selam verilmez. Çünkü bunda fitne korkusu vardır. Yaşalı-yabancı kadınlara selam verilebilir. Aynı zamanda tavla, satranç ve haram olan oyunlar oynayanlara oyun esnasında, şarkı türkü söyleyene, def-i hâcetteki kişilere, yemek yiyene, Abdest alana, su içene, yol kenarında oturan yabancı kadınlara, ezan ve kamet okuyana, kur’an okuyana, namaz kılanlara ibadet anında selam verilmez.

    Nevevî der ki: “Kitap ehli(Hıristiyan ve Yahudiler) kimseye selam vermek haramdır. Selam insanı yüceltmektir. Bu yüzden bir Müminin bir kafiri yüceltmesi caiz görülmemiştir. Bir zimmî (ğayr-ı müslim) size selam verdiğinde ona yalnızca “Aleyke” diyerek karşılık verin. Nitekim Rasûlullah (s.a.v)’e ölüm senin üzerine olsun diyen müşriklere yalnızca, Aleyke diyerek karşılık vermiştir. Sünnet olan selamın açıkça verilmesidir. Çünkü Allah Rasûl’ü selamı yayın buyurmuştur. Bir Hadiste Rasûlullah (s.a.v ) sizden biri dünyada iken tanımış olduğu birinin kabrine uğrayıp ona selam verirse mutlaka o kul onu tanır ve selamına karşılık verir. Bu, selama karşılık vermek, sözlü olmayıp, halleri olmaktadır. Nebi (s.a.v.) bir kimse bana selam verirse, Allah (c.c.) ruhumu mutlaka bana verir, bende onun selamına karşılık veririm.

    Cabir (r.a.)’dan rivayet edilen bir hadiste şöyle anlatır: Biz Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yanındaydık. O bize: “Size cennet odalarından bahsedeyim mi?” dedi. Bizler de bahset Ey Allah’ın Rasûl’ü bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v): “Cennete dışarısı içeriden, içerisi dışarıdan görünen odalar vardır. Orada hiç bir kulağın duymadığı, hiç bir gözün görmediği ni’met ve lezzetler vardır.” buyurdu. Ben: “O odalar kimindir Ey Allah Elçisi?” diye sorduğumda ise: “Selamı, yaygın hale getirenin, yemek yedirenin, oruca devam edenin ve insanlar uykudayken namaz kılanındır.” Buyurdu.

    Rasûlullah (s.a.v) Hz. Fâtıma’ya gittiğinde: “Merhaba ya Fâtıma” buyururlardır. Bu bakımdan böyle de selam verilebilir. Merhaba: Geldiğiniz yer geniştir, daralmayan, sıkılmayın, anlamında olup karşısındaki kişiye ikram ve saygı için söylenilen bir sözdür. Selam Kelamdan öncedir. Otururken de, kalkarken de selam verilmelidir.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş