1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sen Hiç Rüzgâra Bıraktın mı Hayallerini

Konusu 'Resimli Şiirler' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 31 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    [​IMG]



    Yıldızlara çıkmak isterken
    sen hiç gayya kuyularına yuvarlandın mı?
    Sunağa yatırıldı mı kirli pazarlarda saflığın
    aldatıldın mı her defasında
    aldandın mı?

    Denizi kirletilmiş martılar gibi
    uçmak isterken mavilere
    zehirli oklar saplandı mı kanatlarına
    parçalandı mı yüzündeki hüzün
    battı mı yüreğine kırıkları...

    Bir uçurum kenarındayım
    acılı rüzgârlara bıraktım hayallerimi
    bağırsam sesimi duyar mısın?
    Uzatır mısın elini?
    Alır mısın beni bu kör kuyulardan?

    Uçurumun en ucundayım ah!
    Çağırsam rüzgârlara karışır sesim
    sen hiç tipi borana tutuldun mu baharında?
    Ayazda kanadı kırık bir kuş gibi titredin mi?
    Kar nedir kış nedir fırtına nedir bilir misin?

    Sen hiç kırıldın mı sevdiklerine
    bir bıçak gibi saplandı mı yüreğine gözyaşların?
    Penceresiz ışıksız soluksuz kaldın mı?
    Kahırlı nehirlere sarkıtıp kimsesizliğini
    alıp bastın mı bağrına yalnızlığını?
    Bağırıp çağırdın mı sağır kayalardan aşağı çaresiz?

    Saçı ağarmış hayaller ve nemli kirpiklerle
    uçurumları başucuna koyup yattın mı?
    Nara attın mı çıkıp gam dağlarından aşağı?
    Okşadın mı saçlarını acılı rüzgârların
    boranlara kasırgalara sarıldın mı çaresiz?
    Yaprak yaprak düştün mü dalından
    sarsılıp savruldun mu uçurumlardan?
    Yoruldun mu anılarına sarılamayacak kadar?

    Senin hiç unuttuğun oldu mu doğadaki renkleri
    beyazı maviyi yeşili alı
    bir çöl akşamında kararıp kaldı mı düşlerin?
    Yüreğinde ışık kırıntıları sızladığında
    ıslak gözlerle baktın mı uçurumlardan aşağı?
    Ağladın mı yaralı bir ceylanın gözlerine bakıp
    yandı mı yüreğin senin de kızıl korlarda
    bir yeraltı ırmağı gibi kanadın mı gizli gizli?

    Çiçekler gibi büyütüp
    bir gün solacağını bilmeden
    doldurdun mu yüreğine çocuklarını...
    Eylülde kar olup yağdın mı?
    Bulut olup ağdın mı?
    Kahır olup ağladın mı?
    Sonra sustun mu solgun bir gül gibi mahzun?
    Kırılmış gelincikler gibi büküldü mü boynun?

    Kirpiklerine sakladığın sağanaklar
    sel olup aktı mı yüreğine?
    Yıkandı mı gözyaşlarını hüzünlü denizlerde
    Sen hiç gayya kuyularına düştün mü?
    Üşüdün mü eylülde?
    Kar nedir kış nedir fırtına nedir bilir misin?

    Nuri Can
     

Sayfayı Paylaş