1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sen iç....

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Tuba tarafından 7 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Tuba

    Tuba Özel üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    197
    Ödül Puanları:
    2.230
    Meslek:
    okullu
    Yer:
    kumdan kaleler
    Banka:
    60 ÇTL
    Öyle geceler yaşanır ki, gözleri yosun kokan, yüreği yakamozlara aç… Duyumsadığın tüm aşklarının peşine takıldığı… Kaçmak istediğin kendine.

    Sadece sen ve senin olduğu bir gecen var mı? Sırtını nemli kayalara yaslayıp, denizin ayaklarını tutkuyla okşadığı ve yıldızlarla arana kimseyi sokmadığın bir gecen var mı? Sıcak bir temmuz gecen var mı? Üşüdüğün…

    Kaç sabaha açtın gözlerini bilmem. Ama işveli bir kadın edasıyla güneşin, ufukla oynaşarak, günü doğurduğu; karanlığa son fırça darbesini atan ressam misali ışığa boyadığı sabahların var mı? Derin bir soluğun oldu mu kollarını kocaman açıp gökyüzüne, doğan günü kuşlarla karşıladığın sabahların var mı?

    aşk,dönmek,düş,gitmek,hiç,özlem,uçurtma,yakamoz,yıldızYabancı bir şehirde bilmediğin sokaklarda kaybolduğun anıların var mı? Sislerin altında kaldın mı? Kasvetli, kokusu olmayan akşamlarda…

    Meteliksiz gezindin mi kaldırımlarını büyük, korkunç bir şehrin… Gidecek hiçbir yerin olmadan avare dolaştın mı geceye doğru, dilinde yanık bir türkü, yüreğine asılı kalmış özlemlerinle ama kendinsiz.

    Yağmur kokusu sindi mi saçlarına, iliklerine kadar içtin mi yağmuru? Kar tanelerinden dilekler tuttun mu ya da papatya falları açtın mı? Sevmiyor çıktığında; “saymam bunu” diyerek, mızıkçılık ettin mi? Ürperen tenin kavalyesi oldu mu, dans eden kar tanelerinin?

    Uçurtman oldu mu senin? Benim olmadı hiç… Her çocuğun olmaz uçurtması. Ama kâğıttan uçak yapmışsındır mutlaka ya da gemi… Yağmurdan kalan bir birikintide yüzdürdüğün…

    Yıldızların var mı senin? Tutmak için yorulduğun, içine çektiğin her nefeste. Her dokunuşta teninde hissettiğin... Sana uzak, içinde aydınlanan yıldızların var mı?

    Bir kedi besledin mi, senden daha aç olan?

    İsyanların da oldu mu sana biçilen rollere, nefeslere, seslere? Alıp başını gittin mi hiç pervasızca kaybolup, bilmediğin zamanlara gizlendin mi sessizce? Adını koyamadığın taşkın sevinçlerin kıpırdandı mı baharlarda… Çığlık çığlığa mutluluk naraları atmak isterken, gözlerin hıçkırıklara boğuldu mu, kıvrandın mı acı içinde…

    Dört duvara isyan etmedin mi gittiğin her yere seninle gelen… Gözyaşlarınla da temizlemedin mi ruhunu? Gözyaşı en iyi leke çıkarıcıdır ve günah…

    Âşık olmuşsundur mutlak. Olmazsa olmazıdır aşk hayatın… Kaybını da yaşamışsındır en sevdiğinin… Terk etmiştir bilerek-bilmeyerek, seni öldürdüğünü… Alıp başını gitmişsindir, ellerin cebinde, yüreğinde o ve hasretiyle… Dönemedim ben mesela gittiğim o yerlerden. Alıp başımı geri gelemedim. Sende takılı kalmışsındır, o donuk manzaradaki çınarın dalına. Düşmek istemiş düşememişsindir…

    Ya düşlerin? Düşlerine sahip çıkabildin mi?
     

Sayfayı Paylaş