1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Seni Arıyorum..

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 29 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL









    Her gece bir kervan geçer ömrümden, başımı secdeye koyduğum yöne doğru. Her gece beklerim onu, elimde çıkınım. En Sevgili'nin kervanıdır, bilirim. Yârenler Yâri'nin denklerini taşır katarlar. Kardelen tohumu oldum, kolladım zamanı bilmem kaç bin gece. Zamanı kolladım, kum saatinin en üstündeki kum taneciği gibi. Zamandan geçip an olabilmek için... O an, ayağının bastığı olabilmek için yaratılmışların arasında. Sen'i arıyorum Ey Sevgili! Gözümün iliştiği, düşüncemin geçtiği, yüreğimin eriştiği her yerde, Sen'i arıyorum. İkliminde bestelenmiş her notada, vuslatına göçen kervanının izlerini haritalaştırıyorum özlem coğrafyalarında. Yedi iklim tam yedi bahar, gözlerimde güneşin rengi. Adı konmamış diyarlarda bile ararım Sen'i. Bu arayış; bazen güneşlerin çarpışmasıdır debdebeli. Bazen küçük bir derenin en durgun yerinde, kıyısında su içen karıncanın ayaklarını ıslatması oluverir köpük dalgacıklarıyla. O kadar naif, tılsımlı bir o kadar da... Bebeklerin avuçlarındaydın Sen.

    Fırtınada ve sonrasındaki dingin havada söylenir adın. mekân bin kuyu.Bastığım taşlardan silinmiş, sularda şimdi ayak izim. Suyun sırrını ateşe sormalı, ateşin sırrını pervaneye. Ya pervanenin sırrı? Dönmek olsa gerek, hep Sana dönmek. Yıldızlar, güneşler gibi döne döne yanmak. An döner, ömür döner, âlem döner... Her şey olursa, durmaz başım dâim döner. Dillerde adın gibi döner. Ellerimi açmışım Rahman'a, Sen'i arıyorum ey Sevgili. Sen'i arıyorum... Menekşe yaprağında meltem olur nefesim Sen'i söylerken. Kelebeğin kanadına nakşedilmiş rengarenk toz gibi serpilir Sen'i aradığım geceler ömrüme. Yıldızların geçtiği çizgide koşuyorum, ben bir karınca... Yeşil kuşlara bakarak koştum hep asumanda. Onlara özendim; kanatlarını açtılar onlar, ben yanık ellerimi. Takıldım çölde Sen'i özleyen kuşun peşine. Kafdağı dedim... Efsanelerdeki sevda ülkesinde bulmaktı hayalim efsununu. Ey Yâr! Sen'in diyârında bülbül, ikliminde açan gonca olabilmek hulyasıyla gözyaşlarımda dualarımı, dualarımda hep Sen'i istedim. neredesin?... Bir yağmur taneciğiydin düşen alnıma, kırk değil kırkbin ikindide. "Sen!" deyip yürüdüğüm yollarda saçlarım, omuzlarım, bir de yüreğim ıslandı çağlar ötesinden türkünü söyleyen sağanaklarda. "Yıldızların arasındaydı sanki gözlerinin ışıltıları, en parlak yıldızdı. Gökler ötesinde aradım hep tebessümünü. Ve nihayet, solunmuş bir nefesten de yakın, bir yürek atımlık benden de ben... Ve Gökçen bir bakışta buldum Sen'i... Ne Ankâ kaldı gözümde, ne korktum Kafdağı'ndan. İnsan dünyaya bir kere gelir. Öyleyse, yaşamamış olmalıyım bunca zaman. Her şeyim O'na ayak uyduruyordu, kalbimin tıp tıpları bile... Ne var ki; hazan kıskandı gülleri. Yaprakları savurdu Karayel. Büktü boynunu kardelen. Bana mevsim yine sonbahar... İmbatın estiği memleketteyim, üşüyorum. Şimdi ne Sen varsın En Sevgili, ne de Sen'i görür gibi olduğum cennet rengi. Kervan, katarlarını toplar oldu bu diyardan. Her şeye rağmen, hiç tükenmedi yüreğimin orta yerindeki ümit. Ateş böceği aydınlığıyla düştüm kör karanlıktaki yollara. Kör ufkunda vuslat çırağı bir ümid.
    Aradığım yine Sen!...



    ALINTI..
     

Sayfayı Paylaş