1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Seninle Yaşamanın Bir Yolu Olmalı!

Konusu 'Aşk' forumundadır ve -araz- tarafından 5 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. -araz-
    Ayyaş

    -araz- EYVALLAH... V.I.P

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4.727
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    3.980
    Banka:
    439 ÇTL
    ah, aklımın bir yanı sana yangın, diğer yanı hayata.. Bir yanım birlikte yaşayalım, el ele bitirelim hayatı diyor; diğer yanım başka ülkeleri, başka yaşamları görmek istiyor. Neden bu iki yanım bir türlü bileşemiyor?
    İki arada, bir derede sıkışıp kalıyor ömrüm. Nefesim her istediğime yetmiyor. Geçip gidiyorum yanından önce, sonra geri dönüyorum. Aşk, her şeyden daha üstün geliyor.
    Her şeyi boş veriyorum. Seninle bir yaşama teşneyim, hiç gitmeyeceğimiz o ülkeler dursun yerlerinde, görünce ölmeyecek miyim diyorum. Sonra sen öyle bir şey yapıyorsun ki; o an alıp başımı gitmek istiyorum.
    Kalbim sıkışıyor bazen sözlerinden, tartışmalarımızdan, aramızın açılmasından. İşte o an aklıma geliyor, şimdi diyorum Paris’te bir sokakta, Edith Piaf çalarken fonda, üstümde küçük çiçekleri olan bir elbise, topuklu ayakkabılarım, eldivenlerimle kahve içiyor olabilirdim.
    O an sanki bir sinema filminin içine girmişim gibi, “La vie en rose”’yi duyuyorum kulaklarımda. Bambaşka bir dünyaya doğru yürüyorum. Yüzümde kocaman bir tebessüm oluşuyor. Kaldırımda resim yapanların yanından geçiyorum. Parklarda yürüyorum, bir pastanenin camekanında durup içeri bakıyorum. Kokusunu duyuyorum.
    Sonra susuyor Edith, gözlerimi açıyorum, salonda oturuyorum. Sen bana bakıyorsun, yüzünde şaşkın bir ifadeyle. Cevap versene diyorsun….
    Canım sıkılıyor kendimi üçlü koltukta oturuyor bulduğum için. Senin kızgın ama şaşkın gözlerine bakıp gülümsüyorum. Kalkıp camı açıyorum. Şehrin gürültüsü eve doluyor.
    Kalkıp üstümü giyiniyorum. Sadece çantamı ve pasaportumu alıyorum yanıma. Kapıyı açıp çıkıyorum. Sen camdan bana seslenirken, ben taksiye binip havalimanına gidiyorum. Yüzümde hala tebessüm, kulağımda Edith’in sesiyle….
    Veya
    Canım sıkılıyor kendimi üçlü koltukta oturuyor bulduğum için. Senin kızgın ama şaşkın gözlerine bakıp gülümsüyorum. Kalkıp camı açıyorum. Şehrin gürültüsü eve doluyor.
    Kalkıp Edith Piaf albümünü buluyorum. Cd’yi takıyorum. Exodus çalmaya başlıyor. Yanına geliyorum, kızgın gözlerin, kızgın sözlerin susuyor. Ayakta durup elimi uzatıyorum. Anlamıyorsun, elini uzatıyorsun. Çekip ayağa kaldırıyorum seni. Bedenimi bedenine yapıştırıyorum ve kulağına “dans et benimle sevdiğim” diye fısıldıyorum. Aklımız başka yere gidiyor, kalbimiz bir şarkının notalarına takılıyor. Her şey bir anda değişiyor, dudaklarımız birleşiyor, dansla sevişiyoruz, kavga seslerimiz açık camdan dışarı çıkıp şehrin gürültüsüne karışıyor….
    Paris sokaklarını göremiyorum ama seninle bir ömrü geçirmenin başka bir yolunu keşfediyorum….

    Kaynak : Candan Ünal
     

Sayfayı Paylaş