1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Serbülent Biçer

Konusu 'Sanatçılarla Röportajlar' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 7 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.419
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    813 ÇTL
    - Sizi tanıyabilir miyiz öncelikle?

    Mersin Devlet Opera ve Balesinde, bale sanatçısı olarak çalışıyorum. Ankara Devlet Konservatuarı, Bale bölümü mezunuyum.

    - Benim hayranı olduğum, Ankara Sanat Tiyatrosunda da, bir dönem bulunmuşsunuz galiba?

    Evet. O zamanlar küçüktük, okuyorduk. Okurken, Ankara Sanat Tiyatrosu�nun oyunlarında görev alıyorduk. Küçük roller� Genellikle danslarla ilgili roller alıyorduk. Bazen repliklerimiz de oluyordu� Ama çok iyi hocalarla çalıştık orada, benim için çok büyük bir şanstı onlar.

    - Sanat hayatınıza nasıl başladınız?

    Aslında, benden önce kuzenlerim başladı. Yaklaşık altı kuzenim, bale sanatçısı. Onlardan etkilendim. Küçük yaşta konservatuara girdim. Sınıf atlayarak mezun oldum. 1998 yılında, Mersin Devlet Opera ve Balesine geldim� Ve hala orada, solist bale sanatçısı olarak çalışmaktayım.

    - Hocalık da, yapıyorsunuz sanırım?

    Evet, hocalık da yapıyorum. Aynı zamanda, çocuk balesiyle de ilgileniyorum. Daha önce, Tarsus da bir çocuk balesi kurduk. Onun kuruluşunu da, ben yaptım. Mersinde ki, çocuk balesinde de, yaklaşık beş sene kadar hocalık yaptım. Şuan yetiştirdiğim öğrencilerin birçoğu, konservatuarda bale eğitimi alıyor, profesyonel olarak. Yakın zamanda inşallah mezun olup, bize destek verecekler.

    - Anadolu Oyuncuları�nın bu sezon oynadıkları, Dinçer Sümer�in �Memuroğlu Memur� adlı oyunlarının yönetmenliğini yaptınız. Peki, Anadolu oyuncularıyla ilk olarak ne zaman tanıştınız?

    Aslında, tesadüfen tanıştık. Anadolu oyuncularının kurucusu, Ali Mansuroğlu� Kendisiyle başka bir iş için görüşürken, başka bir şeyin içinde bulduk kendimizi. Tabi çok sevindim. İnanılmaz bir enerjileri var onların. Amatör bir ruhla çalışıyorlar. Hiçbir destek almıyorlar dışarıdan� Ve hiçbir destekleri olmamasına rağmen, her sene yeni bir oyun çıkarıp, yeni bir heyecan yaşıyorlar. Buna, beni de dahil ediyorlar. Ben de, sevinerek onlarla çalışıyorum. Mersin gibi bir yerde, Devlet Tiyatrosu�nun olmaması çok büyük bir eksiklik. Büyükşehir Tiyatrosu var, ama çok kapsamlı değil. Yani, diğer Şehir Tiyatrolarına göre, daha kısıtlı bir ekip. Ama Anadolu Oyuncuları, her sene çok güzel hazırlanıyorlar. Her sene yeni insanlar katılıyor, bu çok güzel bir şey. Hep aynı kadro değil, en azından başka insanlar da geliyor ve dahil oluyorlar işin içine. Bu kokuyu, bu duyguyu alan da, bırakamıyor zaten. Her sene yeniden geliyorlar. Bu da bizi çok sevindiriyor. Şimdi ki zamanda, çok zor bu işlerle uğraşmak� Vakit ayırmak, çok zor. İnsanların zaten vakti yok. Vakit ayırıp sanatla, tiyatroyla uğraşmaları çok güzel. Ben de, çok büyük keyif alıyorum. Severekte yapıyorum. Bundan sonra da sanıyorum, beraber birkaç çalışma daha yapacağız.

    - Anadolu Oyuncuları�nın daha önceki oyunlarının da, dans kareografilerini yapmıştınız�

    Aslında, �Memuroğlu Memur� benim ilk yönetmenliğini yaptığım oyun. Daha önce hep danslarla ilgili, oyuna renk katmak için arkadaşlarımıza dans adımlarını öğretip, müzikal tarzda bir şeyler yapmak istedik, çok da güzel oldu. Onlar da çok severek yaptılar ve yapıyorlar. Her sene istiyorlar, istedikleri için ben de keyif alarak yapıyorum. Güzel, eğlenceli bir çalışma oluyor.

    - Dans dersi almak isteyenler için, size ulaşabilecekleri bir adres var mı?

    Ben aslında, bu işi daha önce çok yaptım. Hatta, kendime ait bir okul bile açtım ama vakit ayıramadığım için bıraktım. Şahıslara, yani kişilere, böyle tek tek vakit ayıramıyorum. Çünkü hala aktif olarak dans ediyorum. Ama böyle gruplar olduğu zaman, bir şekilde operadan bana ulaşıyorlar. Operadayım, isteyenler bana oradan ulaşabilirler, yardımcı olmaya çalışırım.

    - Şehir Tiyatrosu�nun da oyunlarının, dans kareografilerini yapıyorsunuz. Onlarla olan çalışmalarınızı da, anlatabilir misiniz?

    Büyükşehir Tiyatrosu�ndan beni �Alem Buysa Kral Lear� adlı bir komedi oyununun, dansını yapmam için davet ettiler. Daha sonra da, Mersin�in kurtuluşu, 3 Ocak ile ilgili bir proje ve �Deniz Yıldızı (Kayıp Hayatlar) adlı oyun için, beraber çalıştık. Çok keyifli� Umut ediyorum, bundan sonra da beraber çalışacağız.

    - Sanat ile uğraşmak isteyen gençlerimize ne söyler, ne önerirsiniz?

    Sanatla uğraşmak, yalnızca bir şeyle uğraşmak değil. Çünkü çok geniş bir yelpazesi var. Sanatın hangi dalıyla uğraşırsanız uğraşın, onun içine girdiğiniz zaman� Çevreniz, arkadaşlarınız değişir. Sohbetleriniz de değişecektir. Her şeyden haberdar olarak yaşayacaksınız, bu çok önemli. Bir yere kapanıp, kısılıp kalmak değil de, daha geniş düşünmenizi, bakmanızı sağlayacaktır. Sanatla uğraşmalarını, bu yüzden tavsiye ediyorum. En azından, günü yakalayabilirler gençler. Şu anda çoğu günü yakalayamıyor, bazı konularda çok geriden geliyorlar. Ya da, başka şeylerle uğraşmayı tercih ediyorlar, bu da onlara zarar veriyor. Ama sanat, hiçbir şekilde zarar vermeyecektir� Aksine, çok yararı olacaktır. Onlara, sanatla uğraşmalarını tavsiye ediyorum.



    Bu güzel sohbetinden dolayı, Serbülent Biçer�e çok teşekkür ederim.



    Yüzünüzden tebessüm, hayatınızdan SANAT eksik olmasın�





    Başak KARATEPE
     

Sayfayı Paylaş