1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Serhat Akdeniz - Sorma Anla/tamam..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 5 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    kim demiş
    aymaz bir inadı, kallâvi zırhlarla dudaklayıp
    parankiması esrimiş izdüşümleri,
    dünlerin kovuğunda tuzağa düşürmek için yazıyorum!
    değil! ben alın okuyorum
    hani büzülür dudaklar, gerilir alın
    anlam kararması oluştuğu vakit
    tepindikçe içinde o susturamadığın müsterihlik
    tedavülden kalkmayan y(p)araları hiçe sayar gibi
    sen hâlâ parankimalı dizede gergin alın anlam ararken!
    taklacı kuşlar uçuruyorum başının üzerinde
    aslında ben senin aklını uzağa düşürmek için
    dahası ben senin aklını almak istiyorum!
    .
    çünkü ben seni, çılgın bir arzunun teslimiyeti gibi
    çünkü ben seni en çok, alnından öperken seviyorum!

    her gün bir kere daha ayrılıyorum bu kez son diye
    işte, hafifmetraj kadranlı voltalar aklımı beş geçe
    ve ertesi dönüyorum yine
    gerdanındaki o tek kişik kulubeye
    bugün de dışarıda havlayan köpeğin cinsini ayıramadım diye!
    sonra, tek ayak üzeri duran heykeller geliyor aklıma
    ve ayılıyorum hemen
    iki başlı dört ayaklı rüyâların eyerinde
    güneşini kaybetmiş gündöndü müyüm ben!
    ya da her gün karanlığın altında yakalanan fırdöndü?
    ya Sen nehrinde arafa yeminli iki gölgenin tek sahibi
    olur mu hiç haram katılmamış sevgili!
    musaf tutan çocuklar gibi saftır ayın ondördü!..

    anlatamam şimdi
    hem anlamazsın
    gökdelen serinliğe kanmış gecekondular gibi
    seni neden emanetin yufka yanı gibi gömmüşüm içime
    ne istiyorsun diye sorma hiç
    senle ilgili tek bir ip ucu vermem
    kaç kez üfledim, bilinçaltı cümlelerle
    bir kere söz verdim sana
    antlaştım işte kendimle!

    ’sen bende tutuklu kaldın’, ben sende uykusuz -

    kaynana diline sağır gelin gibi
    anlamazsın hem
    ki; kaynıyorsan hâlâ, suyun vardır demektir
    yanıyorsan hâlâ , tükenmemiş oksijenin!
    bunda mı! korkma sadece imge suyu var
    ama sorma, anla/tamam h/iç!

    söylemem
    neden isterim
    ne kazandırır bana
    cep harçlığıyla, aldanmaz bir karanfilin ayaklarını kesmek yerden
    desem bile cümle tutmaz şimdi imge
    ben seni
    aynı ormanda devrilmiş tomruklar gibi başı sonu bir
    dost üstüne yığılmış potlar gibi utanarak
    bazen zebani yangınını körükler gibi imanı cesur
    bazı kendinden şüphelenen kadavra gibi ürkek

    ama hep onu on geçer gibi kucaklayarak
    ben en çok
    kucağımda sen, bir kapıdan girerken özlüyorum!

    hep öğrenmek istemişimdir
    seni hiç tanımıyorum yağmur!
    diyen nehir dilini
    ama olmuyor, beceremiyorum
    ve biliyorum;

    seni sakladıkça içimde, kendimi ele veriyorum!..



    Serhat Akdeniz

     

Sayfayı Paylaş