1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ses Kısıklığı

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 25 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Her insan hayatının bir döneminde mutlaka bir ses kısıklığı yaşamaktadır. Bunun nedeni geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarının ses telleri ve larinks dokusunu kolaylıkla etkileyebilmesi, diğeri ise larinksin mekanik bir organ olması nedeniyle mekanik yüklerden ve olaylardan etkilenebilmesidir.

    [​IMG]

    Ses akciğerlerin mekanik hava hareketi ve larinksin akustik dönüştürücü etkisi ile oluşmaktadır. Sonuçta ses bir son üründür. Sesin bozulmasından bahsedildiği zaman tüm sistem hatta akustik ortam bile dahil edilmelidir. Örneğin kuru veya nemli havada ses çıkartmamız sadece ıslak-kaygan ses tellerimiz veya kuru- yapışık ses tellerimizden çok ortam akustiği özelliğinden de kaynaklanmaktadır. Ortamda su buharının artması sesin iletim hızının da artmasıdır. Bu nedenle “Hamamda herkesin sesi iyi, saunada kötü” çıkmaktadır. Fakat sözkonusu olan sağlık olduğunda ses kısıklığı önemsenmelidir.


    Ses Kısıklığı ne zaman önemlidir?


    Kısa süreli ses kısıklıklarını hepimiz sıklıkla yaşarız, örneğin kötü bir haber aldığımızda, moralimiz bir an bozulduğunda, arkadaşımız kötü bir şaka yaptığında, koşarken konuştuğumuzda vb. Bu durumlardaki ses değişikliklerini çoğumuz zaten önemsemeyiz. Biraz dinlenince, moralimiz yerine gelince ses problemimizde kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

    Soğuk algınlığı geçirdiğimiz zamanlarda ses tellerimiz de kızarıp şişer. Sesimiz tamamen gidebilir ve 3-4 gün ciddi bir şekilde zorlanabiliriz. Ancak sesi dinlendirdiğimiz zaman ses kendiliğinden düzelme gösterecektir. Eğer ses kalitesinde dinlenme ile iyileşme ve ilk 5 gün içerisinde tama yakın düzelme elde edilmiş ve bu problem bir kez olmuş ise çoğunlukla korkulacak bir durum yoktur. Eğer aşağıdaki durumlar sözkonusu ise biraz daha dikkat etmek ve profesyonel destek alınmaldır.

    •Benzer ses kısıklıkları ve iyileşmeler belirli dönemlerde oluyor ve tekrarlıyor ise
    •Ses kısıklğı sonrasında ses bir miktar düzelse de zorlanma ve yorulma oluyor ise
    •Ses kalitesinde değişiklik (farklı alışık olmadık bir ses tonu) var veya başladı ise
    •Ses kısıklığı aynı şekilide 1 haftayı geçmiş ise
    •Ses kısıklığı nedeniyle sigarayı bırakmış iseniz !
    •Kısıklık ile beraberinde başka ek şikayetleriniz var ise örneğin kulak ağrısı, yutma ve solunum güçlüğü.
    •Hayatınız boyunca hep farklı bir sesiniz olmuş ve ses tellerinizi inceletmemiş iseniz.




    Dr. İsmail Koçak
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Sesi üreten üç sistemin yetersiz veya uyumsuz çalışması ses kısıklığına neden olur.

    •Akciğer / göğüs kafesi ve kaslardaki problemler
    •Ses teli (glottis) ve gırtlak (larinks) ile ilgili problemler
    •Rezonans ve artikülasyon (gırtlak üstü -supraglottik) bölgesindeki problemler.

    Ses kısıklığı denince akla öncelikle ses teli problemleri gelmektedir. Ancak sistemin diğer iki bölgesindeki problemler de azımsanmayacak derecede ses kısıklığı yaratabilmektedir. Örneğin astım hastalığı, allerjik rinit gibi problemler ses tellerini etkilemeden ses kısıklığı yaratabilemektedir. Bu durumu biraz ayrıntılı inceleyelim.

    Akciğerler erişkinlerde 1,2 – 3,1 litre (kadın), 1,5 – 4,8 litre (erkek) hareketli bir hava hacmi barındırmaktadır. Bu hacmi içeride tutan ve soluk borusundan salınmasına izin veren göğüs kafesindeki vakum ortamıdır. Bu ortamın vakum derecesini ayarlayan ise göğüs kafesi çevresindeki kaslar (interkostal) ve diyafragma kasıdır. Dolayısıyla iyi bir hacim için kaliteli bir akciğer dokusuna, iyi bir hava akımı için ise elastik bir akciğer ve iyi çalışan kaslara ihtiyaç vardır.

    Akciğer hacminin daralması yaşlanma ile normal kabul edilen bir durumdur ve vücut belirli bir oranda bu durumu kompanse edebilmektedir. Ancak akciğer hacminin daralması güçsüz bir sese neden olmaktadır. Sigara kullanımı hacmi azaltan en önemli problemdir. Bununla birlikte astım bronşiyel, bronşiyektazi gibi akciğer hastalıkları hacim kaybı ve ses kısıklğı yaratmaktadır. Bazı nörolojik problemler diyafram ve interkostal kaslarda çalışma kusuru ve yetersizlik ve ses kısıklığı yaratabilmektedir.


    Akciğer Kökenli Ses Kısıklığının Nedenleri

    •Restriktif akciğer patolojileri
    •Pnömotoraks
    •Plörezi
    •Obstrüktif akciğer patolojileri
    •Bronşiyel astım
    •Subglottik stenoz
    •Mediastinal guatr
    •Müsküler yetersizlikler (nörolojik)
    •Miyastenia Gravis
    •ALS
    •Serebrovasküler patolojiler
    •Mutlipl skleroz
    •Polinöropati
    •Travma
    •Beyin sapı ve vagus ilişkili tümörler
    •Frenik sinir hasarı
    •İatrojenik
     
  3. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Toplumda birçok kişi ses telleri normal olmasına rağmen bozuk bir ses üretebilmektedir. Bunun nedeni yanlış kullanım veya larinks davranış bozukluklarıdır. Bu durum fonksiyonel disfoni olarak isimlendirilmektedir. Fonksiyonel disfoni (FD)’ de ses tellerini hareket ettiiren kas gruplarının dengesiz, aşırı veya yetersiz kullanımı mevcuttur. Bu nedenle ses tellerinde gerginlik veya gevşeklik, kapanma sertliği veya yetersizliği gibi durumlar yaratarak ses tellerinin titreşim kalitesini bozarak ses bozukluğu yaratmaktadır. Bazı kişilerde ses olması gerektiğinden daha ince, daha kalın, çatallı, nefesli çıkabilmektedir. FD’ de tedavi davranışın düzeltilmesidir, yani ses terapisidir. Ses terapisi temel olarak FD’ nin tedavisidir.
    FD bazı durumlarda ses telleri üzerinde deformasyonlar (nodül, polip), kronik inflamasyon (larenji, granüloma) ileri olgularda ise lökoplazi gibi prekanseröz organiki patolojilere zemin hazrılayabilmektedir. Bu tip durumlarda FD’ nin düzeltilmesi ses telleri üzerinde patolojilerin tedavisi ve önlenmesinde oldukça etkilidir.
    Ses teli üzerindeki kitleler, organik ses patolojileri olarak tanımlanmaktadır.

    Ses Telleri Üzerinde En Sık Gözlenen Hastalıklar

    •Vokal kord nodülleri
    •Hemorajik, deformatif polipler
    •Kist (psödokist, sulkus kisti, fuziform kist)
    •Lökoplazi
    •Hemanjiyom
    •Granüloma
    •Varis



    Ses Teli Hareket ve Kordinasyon Bozuklukları

    •Eklem ksıtlanmaları (otoimmün hastalıklar, Romatoid artrit)
    •Ses teli felçleri
    •Parkinsonizm
    •Beyin hasarı
    •Amiyotrofik lateral skleroz (ALS)
    •Myastenia gravis (bulber tip)
    •Multiple Skleroz
    •Shy Dragger hastalığı
    •Subglottik stenoz (idyopatik)
    •Amiloidosis
     
  4. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Larinks üzerindeki hava kolonunu oluşturan dokulardaki bozulmalar rezonans veya artikülasyon problemleri olarak tanımlanmaktadır.


    Rezonans Bölgeleri

    •Farinks (dil kökü ve boğaz arkası
    •Nazofarinks (Burun arkası, yumuşak damak bölgesi)
    •Oral kavite (Ağız içi)
    •Nazal kavite (Burun boşluğu)

    Ses Kalitesi Açısından Rezonans Ses Özellikleri

    •Hiponazal (Tıkalı burun ve geniz sesi)
    •Hipernazal (Yumuşak damak kapanama kusuru – seste burunsuluk)
    •Normonazal – normal ses rezonans özelliği
    •Boğazsılık (dil kökünün geride yerleştiği durum)
    •Sıcak patates sesi (dil arkasının kapalı olduğu ve boğaz bölgesinde rezonans sıkışması)
    •Oral projeksiyon
    •Nazal projeksiyon

    Burun tıkanıklığına neden olan deviasyon, büyük burun etleri, çocuklarda geniz eti problemleri hiponazal ses ve ortal projeksiyon özellikleri göstermektedir. Yumuşak damak yetersizliği olan durumlarda ise hipernazalite hakimdir.
     

Sayfayı Paylaş