1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sevgi Güneş Gibi Isıtır

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 4 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    SEVGİ GÜNEŞ GİBİ ISITIR.
    Bir kadın geçimini temizlik işleri yaparak sağlıyordu. Aynı kadın sürekli şöyle dua ediyordu: “Allah’ım ne verirsen hayırlısını ver” bir ekmek bile olsa hayırlısı olsun derdi.

    Bir gün o kadına sordular “neden böyle dua ediyorsun” Kadın şöyle cevap verdi: Ben uzun zamandır temizlik işleri yaparım. Bir gün birinin merdivenlerini sildim. Son basamağa inip işimi bitirdim. Ev sahibi bayan çıkarıp ücretimi verdi. Onunla bir ekmek aldım yerken dedim ki; “Allah’ım bu kadar zorlukla ekmek parası kazanacağıma ekmek ayağıma gelseydi” Sözümü bitirir bitirmez merdivenlerden inmekte olan iki bayan kavgaya tutuştu. Onları ayırmak için araya girdim. Birbirlerine salladıkları yumruklardan ben de nasibimi aldım. Ağzım yüzüm kan içinde kaldı. Biraz sonra polisler geldi. Beni de kavga edenlerden zannedip alıp götürdüler hapse attılar. Artık hiç çalışmadan ekmeğim ayağıma geliyordu. Yani duam kabul olmuştu. Ama bu ekmeği ağız tadıyla yiyemiyordum. O zaman anladım ki bir ekmek bile olsa hayırlısını istemeliymişim. Mesele anlaşılınca serbest bırakıldım. O günden sonra hep böyle dua etmeye başladım.

    Bugün insanların maddi durumları iyileşti. Şehir ve kasabalarda çok katlı binalarda oturanların çoğu işlerini başkalarına yaptırıyor. Bu da bir bakıma istihdamı sağlıyor işsizliği azaltıyor. Üç-beş apartmanın merdiven temizliğini yapan bir insan çoluk çocuğunun geçimini temin ediyor. Katı yakıtlı kaloriferli binalarda kalorifer yakım işlerini yapabilecek kurs görmüş elaman aranıyor. Toplumun kalkınmasıyla birlikte üretim arttı. Üretim artınca istihdam oluştu. İstihdamın oluşmasıyla işsizlik azalmaya başladı. Bunlar vagonlar gibi birbirlerine bağlanarak toplumun refah seviyesini yükseltti.

    Ne var ki refah seviyesi yükselen toplumun bireyleri lüzumlu değerlerini kaybetti. Maddi hayatın güçlenmesiyle toplumda sevgi zayıfladı. İnsanlar birbirlerine tebessüm etmez teşekkür etmez özür dilemez hale geldi. Bizi birbirimize bağlayacak kucaklaştıracak eylemlerden uzak kaldık. Bireyselleşmemiz güçlendi.

    Bu kadar protestolar yürüyüşler yapılıyor. Sevgisizliği protesto eden sevgi için yürüyen yok. Çiçekler ve bütün canlılar özellikle insanlar sevgi isterler! Sevgi ne kadar lüzumlu bir şey! Buna ihtiyacı olmayan insan yoktur. Gel gör ki sevgi için çalışan da yok denecek kadar azaldı. Sevgi üzerine yaratılan dünyada sevgisiz yaşanır mı?

    Hayatı sevmeyen ondan lezzet alamaz. Severek yapılmayan iş güzel olmaz. Sevgi pozitif kazanımlar verir insana. Sevgi ile mağlup edilen düşman dost olur! Sevgi ile halledilmeyen iş yoktur. Yılan deliğinden sevgi ile çıkar. Sevgi öyle bir şeydir ki; annesinden dayak yiyen çocuk yine anne diye ağlar! Anne çocuğunu döver çocuk annesinin kucağına atılır. Sevgi işte böyle bir şeydir. Anlatılması zor fedakârlık ve karşılıksız sevgiyi tarif edin diyene; “anne” deyiniz. En fedakâr dostumuz gölgemizdir. O da güneşli bir hava ister. Unutmayın sevgi güneş gibi ısıtır.


    07. 01. 2013
    Durmuş Göktekin
     

Sayfayı Paylaş