1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sevgi Pıtırcığı olmak için

Konusu 'Kadın' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 27 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.323
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.713 ÇTL
    Şu aşağıda okuyacaklarınız, bir “Bahar gelince ben bir sevgi pıtırcığı, bir Polyanna olur, çıkarım arkadaş!” yazısıdır.

    * * * * * * * * * *​

    Şimdi hava güzelleşti ya.

    Daha doğrusu “Birden güzelleşti” diyelim.

    Ani hava değişikliğinin bünyedeki etkisi büyük.

    Kolay hasta olma potansiyeli artmış olmakla birlikte psikolojik açıdan “saadet” evresine de transit geçiş yapmış bulunuyoruz, bu güzel.

    Bakınız, mesela ben.

    Ne bileyim, balkonda otururken, sokakta yürürken, güneş yüzümü tatlı tatlı yakarken kendimi manasızca sırıtırken buluyorum.

    Allah'ım, diyorum, ne güzel, resmen yaz gelmiş.

    Birkaç gün evvel donarken şimdi güneşin iliklerimi ısıtmasını nasıl da özlemişim, ne güzel bir hismiş.

    Havaların güzelleşmiş olmasının kaçınılmaz getirisi, pozitif ruh hali.
    Dolayısıyla benim halim de bugünlerde “Hayat ne güzel, vapurlar filan” tadında.
    **
    Bahar aylarını sevmeyen var mıdır bilmem.

    Tamam, insanlar “yaz insanları ve “kış insanları” olarak ikiye ayrılıyor.

    Yapış yapış sıcaklar benim için “Yaz sevilmez mi ya!” cümlesini kurdururken bir başkası için “Tiksindirici bir dönemdeyiz, Alaska'ya taşınmak istiyorum” hissi yaratabiliyor.

    Kış ve yazda durum böyle lakin baharda mutsuz olanı henüz tanımış değilim.

    Tabii sebeplerini tahmin etmek çok zor değil, limonata gibi bir hava, her yer aydınlık, uzun günler, coşmuş bir bitki örtüsü…

    Bu kadar değil elbette.

    Şimdi siz sanıyorsunuz ki baharın güzelliği sadece mevsimin kendisinde.
    Hayır efendim.

    Baharın güzelliği insanların üzerindeki etkisinde.

    Yaz ve kış aylarında daha tahammülsüz olan şehir insanlar bahar geldiğinde bir adet çiçeğe dönüyorlar.

    Yol vermeyen trafik canavarı yaşlılara yol vermekle kalmayıp, aracından inerek koluna girecekmiş gibi davranmaya başlıyor.

    Apartmanın kapısını tutmadığı için sizden nefret ettiğini sandığınız olan komşu, neredeyse her sabah önünüzde reverans yaparak size bir adet papatya sunacak kıvama geliyor.

    “Günaydın”lar, “Merhaba”lar, iyi günler dilekleri havada uçuşuyor…

    Ne bileyim, kalabalık bir yerde tanımadığınız ya da sokakta yanınızdan geçen birine gülümsediğinizde size “Ne var ulan?!” bakışları atmıyor.

    Siz de bu yüzden seviyorsunuz aslında baharı.

    Çünkü kışın pis çamurunda, yazın yapış yapış sıcağında, omuzlarınız düşmüş[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] kolunuzu oynatacak haliniz kalmamışken, kimselere iyi davranacak gücü de kendinizde bulamayabiliyorsunuz.

    Tanıdıklarınıza bile kolaylıkla “Ne var ulan?!” diyebilecek hale bile düşebiliyorsunuz.

    * * * * * * * * * *​

    Fakat bahar öyle mi?

    Sabah kalkıyorsunuz, sokağa adım attığınız andan itibaren etrafınızdakilere iyi davranıyorsunuz.

    İyilik eden, iyilik bulur arkadaş!

    Sizin bu halinize taksici, dolmuşçu, aksi teyzeler, her şeyden şikayet eden dedeler bile tatlı tatlı yaklaşıyor.

    İyi davranışınıza iyi davranışla karşılık alıyorsunuz.

    Bir bakıyorsunuz hayatınız akıyor.

    Hani bazen asla aracınızı park edecek boşluk bulamadığınız bir sokakta sanki size ayrılmış gibi bir yer çıkar karşınıza.

    Trafik saatindesinizdir ama tereyağından kıl çeker gibi, normalde gitmenizin size tam “işkence” hissini verdiği bir yere öyle güzel ulaşırsınız ki, sanki “stres” dediğimiz kavramla hiç tanışmamışızdır.

    Bir an hayatın sonsuza kadar böyle süreceği hissine kapılırsınız.

    Bu haller çok rastlantısal gibi görünse de sizin nasıl bir gün geçirdiğinize, tahammül seviyenize doğrudan bağlı.

    * * * * * * * * * *​

    Diyorum ya, tıkalı trafiğe bakıp bile sinirlenmemeyi başarabilen bir insanım artık.

    “Otobanın çevresindeki yollarda çiçekler açmış ah-hah-haay”, “Bugün ay erken çıkmış, güzelliğe bak” “Güneş yakıyor ama pek de tatlı tatlı esiyor yahu” muhabbeti yaparken, hop, bir bakmışsınız tıkalı trafikte 15 dakika geçmiş.

    Biliyorum, insan bazen “Bugün ters tarafımdan kalktım” hissiyle pek uğraşamıyor.
    Mesela kimi günler “lodos siniri” denen his kimileri için başa çıkılmaz olabiliyor.

    Amaaaa…

    Çok rica ediyorum, “Bugün ne aksi bir gün, bakalım çıkacak kokusu” diye peşin hüküm vermeden önce bir durun nefes alın.

    Normalde “Aksidir, yaklaşmayayım” dediğiniz tüm teyzelere, dedelere, sonracığıma, gün içinde bol bol alaka kurduğunuz taksicilere, satış temsilcilerine, ne bileyim, ailenize, annenize, babanıza, iş arkadaşlarınıza bir ekstradan “Günaydın” demeyi, hatırlarını sormayı deneyin.

    Bahar ve ilik ısıtan güneş bile sizi çiçeğe döndürememişse gelişme kaydedersiniz, garantisini veriyorum.

    Kaynak: Melike Karakartal
     
  2. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    Sevgi pıtırcığı olmak :) birden başlık çok ilgimi çekti kii konuda çok güzel olmuş =))

    hava durumları gerçekten insan ruhunu gerektiğinden fazla etkiliyor ..
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bahar geldi gül açıldı ,ruhuma neşe saçıldı....

    Olumlu olmak her zaman bahar havası yaşatır insana.
     

Sayfayı Paylaş