Sevgili Dost

Katip

Özel Üye
Özel üye
Katılım
31 Ags 2013
Mesajlar
2,450
Beğeniler
2,518
Şehir
Uzaklarda ...
#1
Sevgili Dost;
Bu mektup bir dosta yazılıyor. O halde “Sevgili Dost” diye başlamalı. Bir postacının elinden mi, yoksa posta kutusundan mı alacaksın mektubumu bilmiyorum. birazdan takılacaksın satırlarıma. “Bana mı?” diyeceksin. Evet sana ey dost! Sana söyleyeceklerim var. kelimeler, karınca yuvası gibi kaynıyor zihnimde. İçlerinden biri kağıda düşüyor; yedi harfli: Dostluk. “Bir dostluk kaldı!” diye bağırıyor pazarcı, tezgahındaki meyveler için. “Bir dostluk kaldı!” bir dosta yetecek kadar, demek istiyor. Az kaldı, demek istiyor. Ben önce bu cümleyi, “ dayanacak, bir dostluk kaldı” diye anlıyorum. Sonra, “ bir dostluk kaldı mı?” diye soruyorum. Pazarcı ısrarla: “Bir dostluk kaldı!” diye bağırıyor. Bir dostluk çileği, plastik küreğiyle kese kağıdına dolduruyor pazarcı. Kese kağıdı gazeteden yapılmış. Gazetede satırlarım var. Bu satırlarla doğruyorum hayatı. Bu satırlarla doğruyor beni hayat. Bu satırlarla doğuruyorum. Nur topu gibi bir çocuğunuz oldu, diyor müjdeci. Adını ne koyalım, diyor. Adını “dostluk” koyuyorum. İşte Tagore’un “Avare kuşlar” ı da üstüme pike yapıyor. Biri omzuma konup fısıldıyor kulağıma: “Çiğ damlası göle dedi ki : Sen nilüfer yaprağının altındaki büyük çiğ damlasısın, ben de üstündeki küçük çiğ damlası.” Ah dostluğa bak! Kuş fısıldamaya devam ediyor: “Güneş batıya doğru kayarken, doğu karşısında sessizce durur.” Ah dostluğa bak! Kuş fısıldamaya devam ediyor: “Alaca karanlığın bu bulanıklığı altında şekiller tuhaflaşıyor; alt kısımları karanlıkta kaybolmuş kuleler ve mürekkep lekesini andıran ağaç tepeleri... Sabahın olmasını bekleyeceğim ve senin şehrini aydınlıkta görmek üzere uyanacağım.” Ah dostluğa bak! Kuş omzumdan uçtu. Çocukken yaramazlıklarımı anneme kuşların söylemesini neden yadırgamışım bilmiyorum. Kuşlar söylüyor çünkü. Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsan ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller. Göl ki; orada demirli kayığımız.O kayıkla odama gelen kızılderili, şimdi kütüphanemin rafında. Üzerinde bir bez parçası var yalnız. Ellerini havaya kaldırmış bağırıyor; ihtiyaçlarını ne kadar azaltırsan o kadar hür olursun, diye. Demek sahip oluş değil, istiğna açıyor kilidi.
 
Top