1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Seviyorum bencilce

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve GöLGe tarafından 7 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. GöLGe

    GöLGe Uzman

    Katılım:
    18 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.170
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    ÖĞRETMEN
    Yer:
    KaYSeRi-BaTMaN
    Banka:
    1 ÇTL
    Sevmek gibi yüce, kutsal bir duygu daha, yaratıldı mı yeryüzünde?
    Ben, bir varlığı, bir şeyi, bir kişiyi değil, sevmeyi seviyorum,
    bundandır ki sevgisiz yapamıyorum.
    Sevgi hava, Su kadar gerek yaşamam adına....
    Ancak şu manyak gururum, şu içimde var olan takıntılarım var ya,
    özgürce sevmemin önüne set oluyor çoğu kereler....
    Ondandır ki sevdalarım ''tek kişilik'' oldu, yaşandı....
    Denemedim mi iki kişiliği? Denedim, denedim..
    Şu var ki ulaşılan sevdalar değil sonsuz olan...
    Çünkü ne zaman o gözünde büyüttüğüm dokunulmazlık, ulaşılmazlık bitti,
    mantık, doğrular daha öne çıktı. O eski giz, büyü gölgelendi.
    .
    Toplumumuzda nedense sevme hakkı olmadığından,
    özgürce sevmeniz diye birşey söz konusu değil..
    Yaşın geçti denir, sorumlulukların var denir, anasın denir, babasın denir,
    günah denir, ayıp denir, sana yakışmıyor denir, denir de denir...
    Bırakmazlar seni bir türlü rahatça sevmelere...
    Bırakmazlar özgürce, bağıra, çağıra 'seviyorum' demelere....
    Bir süre aldırmasan da bunlara, kurtulamazsın kafanın içinde gezinen takıntılardan...
    O kadar zordur ki ' Severim yani, kime ne bundan? ' diyebilmek...
    Her sevilen, onu seveni, sevmek zorunda da mı? Her seven hesap vermek zorunda mı?
    Tabi ki mükemmelidir karşılıklı sevmeler, ancak bu zorla oluşmaz ya...
    Ben, sevdiğimden, O`nun beni sevmesini, hiç bir zaman beklemedim..
    İnatçıyımdır sevmelerim adına...Belki de bencilce sevmeler benimki...
    Mutluysam, sevmekten keyif alıyorsam, son hızla giderim sevgilerimde.

    Sevmenin sakıncası yok, yok dedim de,
    şimdilerde yaşanan sevgiler biraz ilginç, değişik geliyor bana.
    Beyaz Camın ardında, tuşlara basan parmaklarla başlayan sevmeler,
    çoğu kez gerçek yaşama taşınmaktan uzak kalıyor.
    Gerçek bir sevgi ise, bence bunun mutlak şartı, görerek sevmek...
    Kişilerin yazdıklarıyla, kendileri o kadar farklı çıkıyor ki,
    bazen, 'bu O mu? ' diye şaşkınlığımdan ölecek oluyorum....
    Ya da tam tersi...
    Gerçeğinde başka tanıdığım, Cam ardında farklı biri...
    O kadar saygılı, efendi, doğal ki, güveniyorsun, dostum diyorsun,
    kabulleniyorsun sevgi çemberinin içinde O`nu...
    Ancak sonrası dudakları uçuklatırca, uçuk....
    Size erotik aşk şiirleri döşemeye başlıyor..
    Uyardığınızda bu kez iftiralarla savunmaya geçiyor...
    Bu sevgi mi, sevmek mi?
    Senin duyduklarını herkes duyumsamak zorunda mı?
    Teşhircilik yapmak zorunda mısın?
    Ben de gerekirse yaparım, gerekirse bilirim aynı silahla savaşı...
    Ancak sevmeler adına, sevgi sözcüğünü lekelemek denir bunun adına..

    Her şeye rağmen sevmek güzel, sevmek kolay
    ve ben sevmeyi seviyorum, bencilce.
    Zor olan sevilmek.. O da umrumda değil!
    Sevilmesem de seviyorum özgürce....

    Seviyorum işte, yalan mı yani!

    Seviyorum işte, seviyorum ben...

    O da beni sever mi? Sever tabi ki,

    Ama ondan da çok, seviyorum ben.
    .

    '`Sevme, yasak`' dense, ne gelir elden?

    Gün/ahım da olsa, seviyorum ben....

    Geride kalan ne, fani dünyada?

    O`nu çoktan da çok, seviyorum ben....


    -alıntıdır-
     

Sayfayı Paylaş