1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Shakespeare'den Soneler

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 13 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Shakespeare

    61. SONE



    Hayalinle açık kalsın ağırlaşan göz kapaklarım,
    Baksın dursun mu istiyorsun…..ağırlaşan geceye ?
    Durmadan bölünsün mü yani sence uykularım,
    Sana benzer gölgeler oynaşırken ………….
    Gözlerimin önünde?
    Yoksa yanıma kendi yerine
    Ruhunu mu gönderiyorsun,
    Yuvasından böyle uzakta ne yaptığımı gözlesin de,
    Ayıplarımı yakalasın,
    Nasıl aylaklık ettiğimi görsün,
    Kıskançlığına yön versin, hedef göstersin diye.
    Yok yok aşkın büyükse de o kadar da değil şu an
    Gözlerimi hep açık tutan, benim aşkım aslında
    Benim şaşmaz aşkım yine, diriliğimi bozan,
    Durup dinlenmeden bekçilik ettiren senin uğruna,
    Senin nöbetindeyim ben,
    Başka yerde sen uyanıkken
    Benden çok uzaklarda…..
    Başkalarına yakınken…

    Williem SHAKESPEARE (1609)

    75. SONE

    Hayat için besin neyse, sende osun aklıma,
    Toprağıma yağan yağmursun tatlı tatlı,
    Öyle kaçtı ki rahatım sende bulduğum huzurla,
    Servetiyle barışmayan bir cimriyim tıpkı,
    Bir an sevinç duyarken korkuyorum sonra hemen
    Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi
    Bir an….
    Baş başa kalmaktan öte bir şey istemezken
    Sonra diyorum ki alem niye görmesin sevincimi
    Bazen , sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,
    Doydum sanırken bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,
    Senin bana verdiğin veya verebileceğinden öte,
    Ne bir şeyden zevk alıyorum ne de çabalıyorum almaya
    İşte böyle her gün hem açlıktan ölüyor hem tıkanıyorum,
    Ya oburca her şeyi yiyorum, ya hiçbir şeye dokunamıyorum.

    Williem SHAKESPEARE

    102. SONE

    Zayıflamış görünse de , güç kazandı aşkım aslında,
    Daha az seviyor değilim, öyle görünse de dıştan.
    Sahibinin dilinden değeri her yerde yayılıyorsa,
    Bana kalırsa pazara çıkmış demektir o aşk çoktan
    Aşkımız yeniydi daha,baharındaydı o zaman,
    Şarkılarla selamlardım onu ben ………..
    Bu gün daha sevimsiz değil aslında yaz belki,
    Yaslı bülbülün geceyi susturduğu o mevsimden.
    ……………………………………………………
    Ortalığa düştü mü en tatlı şeyin tadı kaçıyor hemen,
    Bu yüzden ben de zaman zaman tutuyorum dilimi,
    Usandırmak istemiyorum çünkü şarkılarımla seni.
    Williem SHAKESPEARE

    140. SONE

    Zalimliği bildiğin gibi, aklını kullanmayı da bil,
    Dili bağlı sabrımı daha çok hor görüp üstüne varma,
    Yoksa bakarsın ıstırap…… dili çözüverir ve çözülen dil,
    Görmezden geldiğin acıları açığa vuruverir,
    Sana biraz akıl vereyim istersen : Sevmesen de beni,
    Sevdiğim, seviyorum desene hiç değilse yalandan;
    Ölüm yatağında çaresiz yatan hasta,
    Sağlık haberinden başka bir şey duymak istemez doktordan.
    Umudumu yitirirsem eğer, aklımı da yitirebilirim çünkü,
    Ve çılgınlığımla kötü konuşabilirim senin hakkında;
    Her şeyi kötüye yoran şu dünya öyle soysuzlaştı ki,
    Akılsız kulaklar hazır akılsız iftiracılara inanmaya,
    Gel ne ben böyle olayım ne de sen iftiraya uğra,
    Gözlerine hakim ol serseri gönlün bildiğini yapsa da.
    Williem SHAKESPEARE
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    115
    Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
    Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
    Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
    İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
    Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
    Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
    Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
    Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
    Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
    'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim;
    Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
    Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
    Aşk bir bebek olduğuna göre,
    hayır, bunu diyemem,
    Büyümesini sürdüren şeyi,
    büyümüş gibi göremem.

    +

    66. Sone

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalnız komak var ya, o koyuyor adama.

    +

    75. SONE

    Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen,
    Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;
    Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken,
    Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?
    Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,
    Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,
    Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte,
    Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya.
    İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum;
    Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum.

    +

    Sone 22

    Yaşlısın deseler de bana,inanmam aynalara,
    Gençlik ve sen aynı yaştasınız ya!
    Ama zamanın yol yol izler açtıgını görürüm de sende,
    Anlarım, er geç bana da gelip çatacak ölüm.
    Seni baştan ayağa saran şu güzellik var ya,
    Yüreğimin en gösterişli örtüsü de o işte benim.
    Güğsünde yaşadıkça yüreğim, yüreğinse ben de arttıkça,
    Kim der ki, nasıl diyebilir ki, senden yaşlıyım?
    Yeni doğmuş yavruyu sakınır gibi ebesi,
    Taşıdığım yüreğin üstüne ben nasıl titreyeceksem.
    Nasıl sakınacaksam kendimi, kendim için değil, senin için;
    Öyle sakin işte sen de kendini, ey sevdiğim!
    Geri gelir sanma yüreğin, benim yüreğim öldükten sonra;
    Bana vermiştin onu, unutma, geri almamak üzere bir daha.

    +

    Sone 88

    Gün gelip artık bana değer vermez olduğunda,
    Senin yanında yer alıp kendime karşı çıkacağım,
    Hor görüp yüz çevirdiğini gördüğüm zaman bana;
    Haksızlık etsen de, senin hakkını savunacağım.
    En zayıf yanlarımı en iyi ben bildiğime göre,
    Çekinmeden açığa vurup arka çıkabilirim sana,
    Kusurlarımdan hangisi benim için en büyük lekeyse
    Beni kaybederken büyük şan kazanırsın aynı anda.
    Üstelik bu işte benim için de kazanç var;
    Çünkü seven düşüncelerim sana yöneldikçe daima,
    İster istemez kendime vereceğim zararlar,
    Sana yarar sağlarken, kat kat yarar getirecek bana.
    Öyle bağlıyım ki ben sana, öyle ki benim sevgim,
    Sen haklı olasın diye, her haksızlığı üstlenirim...

    +

    29. sone

    bakışlarda küçümeyiş okuyorum
    yalnızım, bedbahtım, tesellisizim.
    gökler sağır, sesim boğuk
    ve lanet okuyorum talihime
    kıskançlıktan kuduruyorum
    kiminin ikbalini
    aczimden utanıyorum.
    hazlarım iğrendiriyor beni.
    o zaman sen geliyorsun aklıma,
    ve birden bire kanatlanıyorum, bir tarla kuşu gibi, mest
    içim aydınlıkla doluyor, yükseliyorum yükseliyorum
    neşideler söylüyorum hayata,
    göklerin eşiğinden
    bana ne toprağın çirkinliğinden
    insanların zilletinden bana ne?
    hatıran öyle sonsuz bir hazine
    ve sevgin öyle büyük mutluluk ki dostum!
    en mağrur hakanların tacını
    hor görüyorum
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    sone 1
    Artmasını isteriz en güzel varlıkların
    Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla.
    Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın
    Anısı yaşar yine körpecikyavrusuyla:
    Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin.
    Kendi ateşin besler ruhunun alevini:
    Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin,
    Kendi düşmanın gibi, ezersin canevini.
    Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün,
    Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır.
    Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün,
    Pintiysen, ince köylü,kendi sonun yaklaşır.
    Dünyaya acımazsan oburlar gibi ancak
    Varlığın da mezar da güzelliği yutacak.



    sone 18


    Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
    Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
    Taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler,
    Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
    Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak
    Ve sık sık kararır da yıldız düşer yüzünden:
    Her güzel, güzellikten ergeç yoksun kalacak
    Kader ya da varlığın bozulması yüzünden:
    Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
    Güzelliğin yitmez ki, asla olmaz ki hurda:
    Gölgendesin diye ecel caka satamaz
    Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
    İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
    Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
     

Sayfayı Paylaş