1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Şiddetin Sessiz Mağduru Yaşlılar

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Papatya tarafından 20 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.260
    Beğenileri:
    5.770
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.917 ÇTL


    [​IMG]

    [​IMG]


    İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Celbiş, Türkiye’de yaşlı istismarının çok azının bilindiğini belirterek, "Çünkü yaşlılar, gençler ya da çocuklar gibi değil. Bir taraftan zaten fiziksel anlamda kendilerini idare edebilecek, kollayabilecek, koruyabilecek durumda değiller, bir taraftan da çocuklarını, yakınlarını koruma dürtüsü var" dedi.

    Celbiş, yaptığı açıklamada, ülkede yaşlıların ne durumda olduklarını ortaya koyacak kesin verilerin bulunduğu bir çalışma olmadığını belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun zaman zaman yayımladığı ölüm istatistiklerinin yaşlıların durumu hakkında az da olsa bilgi verdiğini dile getiren Celbiş, söz konusu verilere göre, yaşlı nüfusta intihar oranının yükseldiğini söyledi.

    'DÖVÜLEN TEYZELER'

    Zaman zaman medyaya yansıyan "Cami avlusuna bırakılan dedeler" ya da "dövülen teyzeler" gibi haberlerle yaşlıların mağdur durumda olduklarının görülebildiğine işaret eden Celbiş, özellikle yaşı 70’in üzerinde çocuğunun ya da bir tanıdığının yanında kalan ve şiddete maruz kalan çok sayıda yaşlıdan bahsedilebildiğini vurguladı.
    Dünyada tanımlanan "yaşlı istismarı" kavramının Türkiye’de arttığını savunan Celbiş, "Bir ülkede bunun azaldığını söylemek için belli parametreler vardır. En kolay göstergesi de huzurevleridir. Huzurevlerinde boş yerler buluyorsanız bir şeyler iyi gidiyordur ama huzurevleri çoğalıyor ve yer bulunamıyorsa bir şeyler de ters gidiyordur" dedi.

    Yaşlıları genellikle yanlarında kaldıkları çocukları ya da torunlarının istismar ettiğini ve onların da koruma dürtüsüyle bunları söyleyemediğini vurgulayan Celbiş, şunları aktardı: "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ve üniversitelerin yaşlı istismarı konusunda çalışma yapması lazım ancak bu çalışma bir taraftan da zor. Bir kadın ya da çocuk istismarında bulguları kolayca görebiliyorsunuz çünkü size daha kolay söylüyorlar ama yaşlılar böyle yapmıyor. Genellikle onlar biraz daha gizli tutuyor. O nedenle daha özel gayretle, bunların araştırılması gerekiyor. Yaşlı istismarının çok azı biliniyor, buz dağının görünen kısmı kadar bile değil. Yaşlılar, gençler ya da çocuklar gibi değil. Onlar bir taraftan zaten fiziksel anlamda kendilerini idare edebilecek, kollayabilecek, koruyabilecek durumda değiller, bir taraftan da çocuklarını, yakınlarını koruma dürtüsü var. Beraberinde genellikle içlerine kapanıyorlar, kimseye söylemiyorlar, ’zaten öleceğim’ diye bekliyorlar. Bu nedenle yaşlı istismarı gizli kalıyor. Gördüklerimizin de olanların çok çok azı olduğunu düşünüyorum."

    YAŞLISINA BAKANA EKONOMİK DESTEK VERİLEBİLİR

    Prof. Dr. Osman Celbiş, bütün dünyada 20. yüzyılın sonunda görülen aile yapısındaki değişikliklerin Türkiye’de daha geç de olsa görülmeye başlandığını aktararak, ekonomik koşullar, köylerden kentlere göçle çekirdek aile kavramının ortaya çıktığını belirtti.

    Böylece yaşlıların ayrı bir yerde kaldığını, yalnızlaştığını ifade eden Celbiş, "Toplumdaki değişimi filmlere, dizilere baktığınız zaman da görebilirsiniz. Eskiden bir ’Sürahi Hanım’ vardı, artık yok. Eskiden kayınvalide ya da kayınpeder figürleri çok öne çıkardı. Şimdi hiçbiri yok. Baktığımız zaman aslında bu değişimi filmlerde, dizilerde bile görmek mümkün. Başka bir gösterge de Türkiye’de boşanma arttı. Beraberinde göçün olduğu bölgelerde yaşlı intiharları arttı. Çekirdek ailelerde yaşlılar yalnız kalmaya başlıyor. Şehirde evdeki herkes bir şekilde üretim işine katılınca evde yaşlıyla ilgilenen birisi olmuyor. Hepsi birleştiğinde istismar neredeyse kaçınılmaz hale geliyor" diye konuştu.

    'TOPLUMSAL HASSASİYET ARTIRILMALI'

    Bazen insanların iyi niyetle yaşlılara çocuk gibi davranıp, ihtiyaçlarını karşıladığını dile getiren Celbiş, ancak onlarla konuşulmadığını, yaşlıların yok sayıldığını, bunun da farklı bir istismar türü ya da ihmali olarak görülebileceğini ifade etti. Yaşlılara yönelik toplumsal hassasiyetlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Celbiş, bilimsel tespitlerin yapılmasının önemine işaret etti. Kamu spotlarıyla yaşlılara yönelik değerlerinin korunabileceği önerisinde bulunan Celbiş, ayrıca "yaşlı maaşı" olarak da bilinen desteklerin güncellenmesi, engellilere yönelik bakım yardımlarının yaşlılar için de uygulanması gerektiğini, yaşlılarına bakanların ekonomik olarak desteklenmesiyle istismarın biraz daha önüne geçilebileceğini belirtti.
    Yasal düzenlemelerle de yaşlı istismarının önüne geçilebileceğini kaydeden Celbiş, "Çocuk istismarıyla ilgili yasa düzenlendi, kadın istismarıyla ilgili de yasalar ağırlaştırıldı ancak yaşlılara yönelik istismarlar olmasına rağmen böyle bir düzenleme yok" dedi.


     

Sayfayı Paylaş