1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sıfat Tamlaması nedir ? Sıfat Tamlaması örnekleri

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Annem belediye doktoruydu. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır; haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Pencereden uzanır, uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır, bense onu tasasız gözlerle izlerdim. Annemin masasında, güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Gurur duyardım. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. (Murathan Mungan; Pamukçuklar)
    Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını, son kelimelerin (isimlerin veya isim tamlamalarının) düşünelim:
    Annem belediye doktoruydu. Sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü. Orada çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır; haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Pencereden uzanır, pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır, bense onu gözlerle izlerdim. Annemin masasında, çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Gurur duyardım. Masası ve koltuğu vardı annemin. Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim boyut kazanırdı.
    Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında isimlerin anlamları eksilmiş oldu. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu.
    Sağlık ocağı nasıl bir sağlık ocağı?
    Çocuk nasıl bir çocuk?
    Makaslar nasıl makaslar?
    Pamukçukları hangi pamukçuklar?
    Rüzgâr nasıl bir rüzgâr?
    Bahçe nasıl bir bahçe?
    gözlerle nasıl gözler?
    çerçeveler nasıl çerçeveler?
    Masası ve koltuğu nasıl masa ve koltuk?
    Boyut hangi boyut, ne boyutu?
    İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da isimlerin (asıl unsur) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını nitelik ve nicelik yönünden tamamlarız.
    [h=1]Sıfat Tamlaması Tanımı[/h] Bir veya daha fazla sıfatın bir (veya daha fazla) ismi sayı, renk, biçim, hareket, durum, sayı ve yer bakımından nitelediği veya belirttiği kelime gruplarına sıfat tamlaması denir.
    [h=1]Sıfat Tamlamalarının Özellikleri[/h] Sıfat tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan; ikincisine de tamlanan denir. Tamlayan, tamlananın anlamını bütünler. Tamlayan, yani sıfat yardımcı unsurdur; tamlanan, yani isim de asıl unsurdur. Tamlayan başta gelir, tamlanan sonda. Bu "Türkçede yardımcı unsur başta; asıl unsur sonda bulunur" kuralına göre açıklanabilir. Grubun vurgusu tamlayandadır.
    İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da tamlananla tamlayanın nereden ayrılacağı iyice kavranmalı, anlam her zaman ön plânda tutulmalıdır.
    Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı
    Tek / çocuk
    yanaklarımı pembeleştiren / makaslar
    uçuşan / pamukçuklar
    Kavakları silkeleyen / rüzgâr
    Koca / bahçe
    Tasasız / gözler
    Güzel / çerçeveler
    Kocaman / bir / masası ve koltuğu
    Başka / bir / boyut
    Sıfatla isim eksiz birleşir. Yani tamlama eki yoktur.

    Kırık kalp, serin serviler...
    [h=1]Bütün sıfatlarla sıfat tamlaması yapılabilir: [/h] *Niteleme Sıfatlarıyla

    Kocaman / bir masası ve koltuğu
    Koca / bahçe, tasasız / gözler, güzel / çerçeveler
    Mavi deniz, tatlı su, yakın arkadaş, çalışkan öğrenci, yuvarlak masa, akciğer, Akdeniz, karabiber, başbakan, başhekim...
    *İşaret sıfatlarıyla

    Bu soruyu kim cevaplayacak?
    Kitabı şu genç almıştı.
    O eşyaları nereye götürüyorsun?
    Öteki sorulara geçiniz.
    Beriki masaları da taşıdık.
    *Asıl sayı sıfatlarıyla

    Her gün iki saat ders çalışır, bir saat de kitap okurum.
    Bir ağaç bile bırakmamışlar; kesmişler.
    Yüz yıl öncesine geri döndük.
    Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor.
    Beş milyon ton patates
    *Sayıyla değil de diğer birimlerle ölçülen nesneler için

    10 cm ip, 2 m kumaş, 100 ton kömür, 3 kg şeker...
    *Sıra sayı sıfatlarıyla

    77. yıl, 11'inci bölük, birinci gün, ikinci gelişimiz,
    *Kesir sayı sıfatlarıyla

    Yüzde bir ihtimal, yarım ekmek, çeyrek (dörtte bir) ekmek...
    *Üleştirme sayı sıfatlarıyla

    İkişer elma, yedişer kişi, ellişer milyon, birer gün arayla,
    *Belgisiz sıfatlarla

    kimi insanlar, bir yaz günü, her soru, birtakım insanlar, birkaç kişi, tüm insanlar, bütün varlıklar...
    *Soru sıfatlarıyla

    Nasıl kitaplardan hoşlanırsın?
    Kaç gün sonra geleceksin?
    Eve giderken hangi otobüse bineceğiz?
    Kaçıncı sınıfta okuyor?
    Ne gün geleceğini söyledi mi?
    Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz?
    Kaçta kaç hisse istersin?
    *Sıfat-fiillerle veya sıfat-fiil gruplarıyla

    Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı
    yanaklarımı pembeleştiren / makaslar
    Kavakları silkeleyen / rüzgâr
    uçuşan / pamukçuklar
    mavileşen / manzara
    eserken yelken açmadığım / rüzgâr
    daha deniz görmemiş / bir çoban çocuğu
    gecenin bitmeğe yüz tuttuğu / an

    *Sıfat ve zarfların anlamlarını, miktar ve derece bakımından tamamlayan zarfların meydana getirdiği kelime grupları da birer sıfat tamlamasıdır.

    en tatlı, çok güzel, pek doğru, daha gösterişli...

    *Sıfat tamlamasında sıfatla isim arasına noktalama işareti konmaz. Meselâ, virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur, dolayısıyla isimleşir.

    Genç adama gülümseyerek baktı. (genç: sıfat)
    Genç, adama gülümseyerek baktı. (genç: isim, özne)


    *Birkaç sıfat, arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir:

    Karanlık, büyük, korkutucu ve nemli bir evdi.
    Yavaş, vakur, tatlı bir kadın sesi

    *Aynı şekilde bir sıfat birden fazla isme ait olabilir:

    Yüksek dağlar, tepeler, yaylalar, o bölgenin coğrafî yapısını oluşturur.
    Pahalı elbiseler, ayakkabılar

    *Tamlanan, tamlayan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. Sıfat tamlaması da başka bir sıfat tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir:

    Seher musikisi > Engin seher musikisi> Bir engin seher musikisi
    Şu / gözlüklü adam
    Mum rengi / çehreler
    Yumuşak ve korkak / adımlar
    Bacalara takılan / şu beyaz bulutlar
    Ay ışığındaki / büyülü şeffaflık ve nur
    Koklamadan attığım / gül demeti

    *Cümlede isim, sıfat ve zarf olarak görev yaparlar.

    Bu yumuşak ve pembe tenli avı, pençesinde sıkarak yükseldi.
    Sabah ezanı okunurken başlayan yağmur, birdenbire sağanak hâlini aldı.

    *Sıfat tamlamalarında eğer tamlanan zaten tamlayanın anlamında varsa düşürülür. Bilinir ki o sıfat o isimden başkasına ait değildir. Bu durumda bu sıfatlara adlaşmış sıfatlar denir:

    Ağlayan insanlar bir gün güler. Ağlayanlar bir gün güler.
    Gelen ... giden ... aratır Gelen gideni aratır.
    Hasta adamı hastahaneye yetiştiremediler Hastayı yetiştiremediler.
    Üçler basamağı,
    1453'ten sonra...
    Gençler ağaç dikiyor.
    Tembeller başarılı olamaz.
     

Sayfayı Paylaş