1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sigaradan bilimsel yöntemle kurtulmak

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Kişiye özel ve bilimselliği kanıtlanmış yöntem ve ilaçlarla tedavi uygulanarak sigarayı bırakmada yüksek oranda başarı elde ediliyor. Uzmanlara göre sigaradan kurtulmak isteyen kişinin bunu bir ''hastalık'' olarak kabul etmesi yeterli oluyor.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç 'sigara içme hastalığını' nasıl tedavi ettiklerini anlattı.

    Sigara bırakma dileğini belirten kişileri öncelikle bir eğitim toplantısına çağırdıklarını 45 dakika süren bu toplantı boyunca kişinin nasıl bir durumla karşı karşıya olduğunu hekimler olarak sigara içmeyi tıp gözüyle nasıl algıladıklarını kişiyi bu durumdan kurtarırken neler yaptıklarını anlattıklarını belirten Prof. Dr. Kılınç ''Sonra bizimle işbirliği yapıp bu hastalıklarını tedavi ettirmek isteyenleri polikliniğe davet edip ilk bir ay içinde 4 kez randevu veriyoruz. Daha sonra da 6 ay boyunca ayda bir sonrasında 3 ayda bir olmak üzere 1 yıl boyunca hastalarımızı takip ediyoruz'' dedi.

    Prof. Dr. Kılınç ilk başvuruda kişinin sigaradan ne zarar gördüğüne dair basit tetkikler yaptıklarını tümü devlet tarafından karşılanan bu tetkiklerde sigaraya bağlı bir hastalığa işaret eden bir sorun çıkarsa o yönde incelemelerini sürdürdüklerini çıkmazsa sigara bırakma tedavisini yönetmeye başladıklarını ifade etti.

    SİGARA BIRAKTIRMA İLAÇLARI
    Sigara bıraktırma sürecinde bilimselliği kanıtlanmış üç tedavinin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kılınç şöyle devam etti:

    ''Nikotin bantları sakızları ve dil altı tabletleri var. İki tane de hapımız var. Bunlar Sağlık Bakanlığı tarafından sigara bıraktırma başarısı kanıtlanmış ve zararlı olmadığı yan etkileri tolore edilebilir olan ilaçlar. Bunun dışında bazı sigara bıraktırdığını iddia edilen yöntemler var. Biorezonans akupunktur hipnoz moraterapi gibi. Bunlar bilimselliği kanıtlanmamış bilim camiası tarafından sigara bırakma başarıları ispatlanmamış yöntemler olarak isimlendiriliyor. Bu yöntemleri kullanıp bırakanlar da olabiliyor ama bunlar o yöntemin etkinliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda elimizde bilgi yok. Dolayısıyla vatandaşlarımızın bu konuda dikkat etmesi gerekiyor. Pahalı yöntemler ve tedavi başarısı garanti olmayan yöntemler. Dolayısıyla devletin onay verdiği bilimsel tedavileri kullanmaları yapacakları girişimde başarılı olma şanslarını artıracaktır.''

    İlaçlı ve ilaçsız bırakma arasındaki farkın sorulması üzerine Kılınç ''İlaçsız da bırakılabilir ama 10 hastanın birisi bırakabiliyor. Bunu anestezisiz ameliyat olmaya diş çektirmeye benzetebiliriz. Buna gerek yok. Biz uygun yöntemlerle kişiyi zora sokmayacak yöntemlerle bunu kolaylıkla başarabiliriz'' dedi.

    HASTALIK OLARAK KABUL ETMEK YETERLİ
    Prof. Dr. Kılınç bir bağımlılık olduğu için işin psikolojik boyutunun öneminin sorulması üzerine ''Sadece psikolojik boyut değil yapılan ilaç tedavisine ek olarak kişinin bir kere sigara içmeyi hastalık olarak kabul etmesi ve diğer hastalıklara davrandığı gibi davranması gerekiyor'' dedi.

    Bırakma sürecinde kişinin sigaradan ayrılmak için buna uygun davranması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Kılınç ''Eskisi gibi içmeye devam ederse eski içtiği ortamlarda kontrol edici önlemler almazsa o zaman zorlanıyor tabii ki. Bir tansiyon hastasının turşu suyu içerek 'İlacımı kullanıyorum ama tansiyonum kontrol altına alınamıyor' demesi gibi bir şey. Bu nedenle hastalığını kabul etmek psikolojik açıdan çok önemli'' şeklinde konuştu.

    İkinci olarak kişinin kullandığı sigaranın kendine dost değil düşman olduğunu kabul etmesi gerektiğini eğer kişiler kafasında sigaranın içindeki zehirleri zehirsizleştirdiğine dair birtakım inanışlara sahiplerse ''Spor yapıyorum'' ''Vitamin kullanıyorum'' ''Brokoli yiyorum'' ''Selenyum içiyorum'' ''Dedem 80 yaşına kadar içti bir şey olmadı genetiğim sağlam'' ''Şu ana kadar içtim bana bir etkisi olmadı herhalde bana zarar vermiyor'' gibi birtakım gerçek olmayan düşünceleri savunurlarsa ve bunları gerçek gibi algılarlarsa o zaman bırakmalarının zorlaştığını söyledi.

    Prof. Dr. Kılınç ''Ama sigara bir numaralı katildir ve birlikte olduğu herkese eninde sonunda zarar verecektir. Eğer bu katilin gerçek yüzünü tanırlarsa bu katilden kurtulmak için önlerinde engel olarak gördükleri her şeyi eğitim almış hekimlerle halledebilirler'' dedi.

    ZARARLARINI BİLE BİLE İÇENLER
    Sigaranın katil olduğu artık herkesçe bilinen bir gerçek olmasına rağmen içilmeye devam edilmesinin nedenlerinin sorulması üzerine Kılınç şu karşılığı verdi:

    ''Yüksek dozdaki nikotin içeriğinin hızlı keyif vermesi bunun baş sorumlusu. Bu hızlı keyiften mahrum kalmamak için ya da yaşadıkları birtakım zorlukların çözümüymüş gibi sigarayı kodladıkları için zararlarını göz ardı ediyorlar. Beyinde bozulmuş olan bu mekanizma nedeniyle aslında içimi sürüyor. Dolayısıyla ilaç tedavisi bunun ortadan kaldırılması sigaranın beyinde bitirilmesine yardımcı olan en önemli tedavilerden birisi. Bunun yanında sigarayı gerçekten düşman görmek. Yani 'zarar verir kanser yapar KOAH yapar' diyoruz ama içenler buna çok ikna olmuyorlar kendilerinde bunun işaretlerini görmedikleri zaman. Ama görmeye başladıkları zaman 'Bu bana söylenmişti' demeye başlıyorlar. Bizim amacımız gerçekten onun riskli tehlikeli olduğunu onlara inandırabilmek. Bunu tabii birebir görüşmelerde daha kolay yapabiliyoruz. Çünkü her sigara içen birbirinden farklı. Herkese farklı yaklaşım gerekiyor. Bunu da eğitim almış olan hekimler çok iyi biliyorlar. O nedenle nasıl her tansiyon hastası birbirinden farklıysa her sigara içenin sigara içme durumuna göre de yapılacak müdahaleler birbirinden farklıdır.''

    Prof. Dr. Kılınç sigara bırakma tedavisinin ''battaniye usulü'' bir tedavi olmadığını kişiye özel yapılması gerektiğini belirterek ''Keşke standart bir tedavi olsa televizyondan ilan etsek herkes de bunu yapsa ve sigarayı bıraksa. Maalesef böyle bir tedavi yok. Onun için kişilerin sigara bırakma polikliniklerine ve bu işin eğitimini almış hekimlere ulaşması çok önemli. Bu şekilde müdahale edilen kişilerde bırakma başarıları çok yüksek'' diye konuştu.

    ''Merkeze başvururken bırakmak için kararlı olmak mı gerekiyor yoksa böyle bir hastalığım var doktor beni iyi et demek yeterli mi?'' şeklindeki soruya Kılınç ''Kesinlikle ikincisi yeterli. Çünkü kişiler 'Beyninde bitir gel kararını kesin ver gel' dediğinizde kafasında kendi kendine çözemediği birtakım sorularla başbaşa kalıyorlar. Hâlbuki o çözemediği onun için çok zor olan sorular eğitim almış sağlık çalışanları tarafından anında kolaylıkla çözülebilecek sorular. Dolayısıyla bırakmayı istemese ya da yakın zamanda düşünmese veya çok az düşünse bile hekime başvurarak kafasındaki soruları paylaşıp 'Ben şu şu gerekçelerle sigarayı terk edemeyeceğimi düşünüyorum' demesi hekimin ona yardımcı olmasına aracı olabilir'' yanıtını verdi.

    KADINLARIN VE ERKEKLERİN BIRAKMA ZORLUĞU FARKLI
    Prof. Dr. Kılınç sigarayı bırakmada en büyük engelin sorulması üzerine bunun kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösterdiğini söyledi. Kadınlar için kilo almanın baş engel olarak gösterilebileceğini dile getiren Kılınç bırakma sürecinde kilo alınsa bile bunun kaçınılmaz bir sonuç olmadığını buna katı bir diyet uygulamadan yöneterek destek verdiklerini bildirdi.

    Prof. Dr. Kılınç erkekler için de daha çok sigaranın zararını engellediğini düşündüğü birtakım aktivitelere sahip olunması olarak gösterirken ''Bir de aşırı güven oluyor bırakamayacağını düşünen bir kişi uygun müdahaleyle kolayca bıraktığında 'Çok zor değilmiş istediğimde bırakabiliyorum' deyip bıraktıktan sonra sigaraya tekrar dönme riski oluyor. Ya da sigarayı bırakırken el ayak titremesi konsantrasyon dağınıklığı baş ağrısı uyku bozukluğu sinirlilik gerginlik gibi bazı durumlar var. Ama bunlar da ilaçla halledilebiliyor'' şeklinde konuştu.

    Merkezlerin sigara bıraktırma başarısına dair soruya Kılınç ''3 aylık tedavi başarılarına baktığımızda yani tedaviye başladıktan sonra 3. ayda 10 kişiden 7'sinin bıraktığını görüyoruz. Yani ilk 3 ayda bırakma oranı yüzde 70. Sağlık Bakanlığı'nın sigara bırakma ilaçlarının ücretsiz verilme projesinin etkisi büyük. Bir de tütün kontrolü konusunda şimdiye dek olmadığı kadar bilim insanlarıyla işbirliği içindeler'' dedi.
     

Sayfayı Paylaş