1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sigaranın İnsan Sağlığına Maliyeti

Konusu 'Makaleler, Araştırma Yazıları' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Sigaranın İnsan Sağlığına Maliyeti

    Yaratıcımız tarafından bize emanet edilen vücudun korunması istenmiştir. Bu yüzden intihar eden insan, emanete hiyanet etmiş gibidir. Peki, insanın beynine mermi sıkarak birkaç dakikada ölmesi ile, başta akciğerler olmak üzere bütün organlara binlerce küçük mermiyi daha geniş bir zaman sürecinde sıkarak intihar etmesi arasında bir fark var mıdır? Bu durumun farkında olmayan milyonlarca sigara içicisi intihara başlamış ve hazin sonlarına doğru yürümektedir.
    İnsanın beden sağlığını bozan faktörlerden biri, solunan havanın kirliliğidir. Bağımlılık yapıcı bir madde olan nikotinle birlikte 4.000'den fazla zehirli maddenin bulunduğu sigara dumanını insanlar, iradeleriyle veya pasif olarak akciğerlerine çekmektedir. Sigara dumanının insan sağlığına zararları araştırmalarla açık bir şekilde ortaya konmuştur. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre dünyada sigara içme alışkanlığı yılda ortalama % 7,1'lik artış göstermektedir.
    Sigaranın zararlarına rağmen insanların sigara düşkünlüklerinin artması, araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Sigaranın hâlâ en çok tüketilen hafif tesirli uyuşturucu olmasının bir sebebi, fertlerde yaptığı bağımlılıktır. Ayrıca sigaranın, kolayca elde edilebilen bir yatıştırıcı olması ve geçici rahatlık sağlaması, insanları kendisine çekmektedir. Sigara içenlerin çoğu, sigaranın zararlarını bildiği halde onu içmeye devam etmektedir. Çünkü sigara içmeye devam edip etmemek, bilginin ötesinde irade ve arkadaş çevresine bağlıdır. Toplumun sağlığını tehdit eden sigaranın tüketiminde azalmanın olabilmesi için, bütün kesimlerin ortak hareket etmesi gerekir. İnsanların sigarayı bırakabilmesi; eğitimcilerin, hekimlerin, sosyologların ve ekonomistlerin ortak çalışma yapmalarıyla mümkündür. Toplum sağlığı açısından bakıldığında, sigara, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir problemdir. En gelişmiş ülke olarak gösterilen Amerika Birleşik Devletleri'nde sigaranın yol açtığı zararlara dair istatistikî bilgiler aşağıda özetlenmektedir. Meselâ Amerika'da sigaradan ölen insan sayısı yılda 350.000'den fazladır. Bu rakam, 1. Dünya Savaşı, Kore ve Vietnam Savaşları'ndaki toplam ölü sayısından daha fazladır. Amerika'da kalb-damar hastalığından ölüm sayısı yıllık 565.000'dir. Bunun % 30'unun (yaklaşık 170.000) ana sebebi, beyin kanamasına bağlı felç, damar tıkanıklıkları ve damar sertliğine yol açan sigaradır. Aynı ülkede kanserden ölen kişi sayısı yıllık, 412.000 olup bunun da % 30'unda (yaklaşık 125.000) sigara ana sebeptir. Amerika'da sigaraya bağlı kanser ölümlerinin % 80'ini akciğer kanseri oluşturmaktadır. Sigaraya bağlı kronik tıkayıcı akciğer hastalığından (kronik bronşit ve amfîzem) ölenlerin sayısı yılda 62.000'dir. İstatistikî hesaplamalar yapıldığında, kronik sigara içenlerde, bir sigaranın ortalama ömür uzunluğundan beş buçuk dakika çaldığı ve sigara içenlerin ömürlerinde 5-8 yıl kısalmanın olacağı hesaplanmıştır. Bir misal vermek gerekirse, 25 yıl günde bir paket sigara içen kişilerin ortalama hayat süresi, içmeyenlere göre 4,6 yıl daha az olacaktır.

    Ekonomik kayıp
    Amerika'da sigaraya bağlı sağlık harcamalarına giden para, yıllık 16 milyar dolardır. Sigaraya bağlı hastalıklar, sakatlıklar ve erken ölümler yüzünden üretim ve kazanç eksikliğine bağlı dolaylı kayıp, yıllık 37 milyar dolardır. Bu miktar fert başına düşen milli gelirde 200 dolar azalmaya karşılık gelmektedir. Sigara içenlere harcanan sağlık harcamaları, sigara içmeyenlere kıyasen fert başına yaklaşık 100 dolar daha fazladır. Sigaraya bağlı diğer kayıplar, yıllık yaklaşık 500 milyon dolardır. Sigaradan çıkan yangınlarda yılda 1.500 kişi ölmekte ve 4.000 kişi yaralanmaktadır. Amerika'daki apartman yangınlarının % 38'i, otel yangınlarının % 32'si sigaradan kaynaklanmaktadır.

    Sigara ve koroner kalb hastalığı
    Sigara, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalb krizi riskini artıran faktörlerden olup, bunların zararlının katlanmasına sebep olmaktadır. Sigara ve doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kalb krizi riski, bu ikisini kullanmayan kadınlara göre 10 kat daha fazladır.
    Koroner kalb hastalığı ve kalb krizine bağlı ölümler, sigara içenlerde içmeyenlere oranla % 70 daha fazladır. Günde bir paket veya daha fazla sigara içen 40-60 yaşlarındaki erkeklerde kalb krizi riski, içmeyenlere göre 2,5 kat daha fazladır. Amerika'da koroner kalb hastalığından yılda 565.000 kişi ölmektedir. Bu ölümlerin % 30-40'ında sigara en önemli zahiri sebeptir. Aort damarı tıkanıklıklarının % 98'inde ve bacak damarı (femoral arter) tıkanıklığının % 91'inde sigara, görünen faktördür.
    Beyin kanaması ve felçler, sigara içenlerde içmeyenlere göre 1,5 kat daha fazladır. Doğum kontrol hapı kullanan ve sigara içen kadınlarda beyin kanaması riski 20 kat daha fazladır.

    Akciğer kanseri
    Bu hastalık; Amerika'da kanserden ölümlerin % 25'ini, bütün hastalıklardan ölümlerin % 5'ini oluşturur. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin %80-85'inde sigara önemli ölçüde rol oynamaktadır. Son 10 yılda Amerika'da kadınların akciğer kanserinden ölüm artış oranları (% 125), erkeklerden (% 44) daha fazladır. Sigara bırakıldıktan 5 yıl sonra kişide akciğer kanserine yakalanma riski % 40 azalmaktadır.

    Gırtlak kanseri
    Bu hastalığa yakalanmış kişilerin % 84'ünde sigara ana sebep olarak bulunmuştur. Sigara içenlerin gırtlak kanserine yakalanma riski, alkol kullanımı ile katlanmaktadır. Sigara içen bir kişi, sigarayı bıraktıktan ancak 10-15 yıl sonra, gırtlak kanserine yakalanma riski normal insanların seviyesine ulaşmaktadır.

    Ağız ve dudak kanseri
    Bu hastalığa yakalanma riski, sigara içenlerde, içmeyenlere kıyasen 13 kat daha fazladır. Alkol kullanımı ile sigara içenlerin ağız ve dudak kanserine yakalanma riski katlanmaktadır.
    Mesane kanserlerinin, erkeklerde % 40-60'ı, kadınlarda ise % 25-35'i sigaraya bağlıdır. Sigara içenlerde mesane kanseri riski, içmeyenlere oranla 2-3 kat daha fazladır.
    Sigara içenlerde öksürük ve aşırı balgam üretimi ortaya çıkar. Solunum yollarında iltihap ve kronik bronşit oluşur. Akciğerde bulunan hava keseleri yırtılır. Akciğere oksijenlenmek üzere gelen kanın büyük bir kısmı oksijenlenmeden akciğerleri terk eder. Kronik tıkayıcı akciğer hastalığından Amerika'da yılda yaklaşık 60.000 kişi ölmektedir. Bu ölümlerin % 80-90'ında sigara baş faktördür. Sigara içenlerde bu hastalıktan ölüm oranı, içmeyenlere göre 12 kat fazladır. Mide ve 12 parmak bağırsağı ülseri, sigara içenlerde, iki kat daha fazla görülmektedir.
    Türkiye'ye bakacak olursak durumun hiç de iç açıcı olmadığını görebiliriz. Ülkemizde 1998 yılında kişi başına tüketilen ortalama sigara paketi yaklaşık 120'dir. Her yıl ülkemizde sigara yüzünden 100 bin kişinin öldüğünü biliyor muydunuz? Her yıl 100 bin kişinin ölmesi şu anlamlara gelir:
    -Her gün bir uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor.
    -Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor.
    -Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor, kimse sağ kalmıyor.
    Ülkemizde trafik terörü yılda 6-7 bin insanımızın, sigara terörü yılda 100 bin insanımızın hayatına mal olmaktadır. Sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları vb ölümlerin toplamından beş kat daha fazladır.

    Risk altındaki bebekler ve çocuklar
    Sigara sadece içenler için değil, içmeyenler için de çok zararlıdır. Sigara, puro veya pipo içen bir kişinin yanında duran kişi; hem yanan tütünü, hem de sigara içen kişinin dışarı verdiği dumanı solur. İradeleri dışında sigara içmek zorunda kalanlar, genellikle kadınlar ve çocuklardır. Pasif içicilerin çok büyük bir kısmı, ileriki yıllarda aktif içici haline gelmektedir.
    Ülkemizde ne yazık ki sigaraya başlama yaşı giderek küçülmektedir. Her yıl binlerce pasif içici, sigara dumanından dolayı hayatını kaybetmektedir.
    Ne yazık ki, çocuklar için risk çok daha ciddidir. Çünkü akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp vermektedirler. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürre sıklıkla izlenir.
    Anne-baba evde sigara içiyorsa, çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş oluyor. Sigara içilen evdeki bebekler, diğer yaşıtlarına göre hastahaneye üç kat daha fazla başvuruyor.
    Çocuklarda astım, alerjik hastalık solunum yolu enfeksiyonları iki kat daha fazla görülmekte ve ilerleyen yaşlarda akciğer kanseri, KOAH (kronik bronşit) gelişme sıklığı artmaktadır.
    Anne, gebelikte sigara içiyorsa, erken doğum riski iki kat daha fazla; ölü doğum riski 1/3 kat daha fazla; düşük yapma riski 1/4 kat daha fazladır. Doğacak bebekte gelişme ve zekâ geriliği riski de artmaktadır.
    Sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı, içki de içmeye başlamaktadır. Sigara içen gençler, içmeyenlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadır. Sigaraya alışan gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyevî maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.
    Ferdî ve içtimaî hayatı ihlâl edici her türlü hareket, semavî dinlerde ve beşerî hukuk sistemlerinde cezalandırılmaktadır. Sigara sadece ferdî hakları değil, toplumun haklarına da zarar vermektedir. Dolayısıyla insanların toplu yaşadığı mekanlarda sigara içilmesi, bir kul hakkı ihlalidir. Zira öyle yerlerde sigara içenler, sadece kendileri intihar etmekle kalmamakta, başkalarının da hayatını tehlikeye atmaktadırlar. Sigara içen hamile kadınların masum bebeklerine zarar vermesi bu duruma en iyi örnektir. İsraf dinimizce haramdır. Sigaraya harcanan paraya, bu zaviyeden bakıldığında israf olduğu açıktır.
    Netice olarak, sigarayı bırakma sadece bilgilenmeyle değil, irade eğitimiyle, sigara içenlerin kalb ve ruhlarını mânevî gıdalarla beslemekle, toplumun bütün kesimlerinin sigaraya karşı olan hassasiyetlerini artırmakla ve kolektif kampanyalar başlatmakla sağlanabilir.

    Prof.Dr. Ömer ARİFAĞAOĞLU
     

Sayfayı Paylaş