1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Şiir Bilgisi - Şiirde Ahenk Unsurları

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 16 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.362
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.873 ÇTL
    ŞİİR BİLGİSİ

    Şiir türleri ile ilgili anlatıma [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ulaşabilirsiniz...

    Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasına şiir denir. Şiir, bir ana duygu etrafında örgülenir. Diğer türler gibi şiir de bir plana sahiptir. Ancak her ölçülü ve kafiyeli metin, şiir değildir. Şiirde “duygu’ temel unsurdur ama duygunun dışında “düşünce” ve “hayal” de vardır. Şiirde “sanat” öğesi ağır basar. Bu bakımdan şiirde sözcük seçimi öne çıkar. Aslında şiir, sözcüklerin ahenk oluşturacak şekilde bir araya getirilmesinden oluşur. Şiir yazana şair denir. Halk şiiri yazan ve bunu çalıp söyleyene de ozan denir. Günümüzde ise şair yerine ozan sözü de kullanılmaktadır.

    Her şiirin bir başlığı vardır. Başlığın, şiirde anlatılanlarla uyumla olması gerekir. Şiirde her bir satıra dize (mısra) denir. Şiiri yazarken her dizenin başındaki harf büyük harfle yazılır.

    Dört dizelik kümelere kıta (dörtlük) denir. İki dizeden oluşan kümelere de beyit adı verilir.

    Şiirde Ahenk Unsurları - Konu Başlıkları
    1. Ölçü
      1. Hece Ölçüsü
      2. Aruz Ölçüsü
      3. Serbest Ölçü
    2. Kafiye (Uyak)
      1. Yarım Kafiye (Uyak)
      2. Tam Kafiye (Uyak)
      3. Zengin Kafiye (Uyak)
      4. Cinaslı Kafiye (Uyak)
    3. Redif
    4. Kafiye Şeması
      1. Düz Kafiye (Uyak)
      2. Çapraz Kafiye (Uyak)
      3. Sarma Kafiye (Uyak)

    1. Ölçü (Vezin)

    Şiirde, hecelerin sayılarına ya da heceyi oluşturan seslerin uzunluk ve kısalıklarına göre bir düzen oluşturulur. İşte bu düzene ölçü denir. Edebiyatımızda hece, aruz ve serbest olmak üzere üç tür ölçü kullanılmıştır.

    a. Hece Ölçüsü (Hece Vezni)

    Her ölçü bağlı bulunduğu dilin yapısından doğar. Bu nedenle Türk dilinin doğal ölçüsü, hece ölçüsüdür. Hece ölçüsü, dizelerdeki sözcüklerin hece sayısının belli bir düzene bağlı olarak eşitliği temeline dayanır. Şiirin bütün dizelerindeki hece sayısının eşit olması gerekir. Hece sayısının eşitliği, o dizenin ölçüsünü, kalıbını gösterir. Yedi heceli bir dizenin kalıbı, yedili; on bir heceli bir dizenin kalıbı on birli diye anılır.

    A teş ten za ran bir gül a rar da
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
    Ge zer bağ dan ba ğa ço ban çeş me si
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

    Yukarıdaki dizeler, 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.

    NOT: Hece ölçüsünde dizeler okunurken belli bölümlere ayrılır. Bu bölüm yerlerine durak denir. Durak, sözcükler bölünerek yapılmaz, sözcüklerden sonra yapılır. Şiirler “4 + 4 + 3 = 11”, “6 + 5 = 11”, “4 + 3 = 7” gibi duraklardan oluşabilir.

    Örnek
    Kod:
      Kodları görebilmek için ÜYE omalısınız !
    Âşık Veysel’den alınan yukarıdaki dörtlük 8’li hece ölçüsü ile yazılmıştır. 8’li hece ölçüsü ile yazılmış bu dörtlük 4 + 4 duraktan oluşmuştur.


    b. Aruz Ölçüsü (Aruz Vezni)

    Hecelerin uzun veya kısa, kapalı ya da açık oluşuna dayanan hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı nazım ölçüsüne aruz ölçüsü denir.

    Türk edebiyatında aruzun kullanıldığı ilk örnek 11. yüzyılda Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig’tir.

    Modern Türk şiirinde Tevfik Fikret, Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Mehmet Âkif aruzu başarıyla kullanmışlardır.

    Aruz vezninde kullanılan ulamalara vasi, vezin gereği kısa hecenin uzun gibi okunmasına imale, uzun hecenin kısa gibi okunmasına zihaf, uzun hecenin olduğundan daha uzun (bir buçuk hece) okunmasına med denir.

    Aruz vezni bulunurken ünsüzle biten (kapalı) heceler çizgiyle, ünlüyle biten (açık) heceler noktayla gösterilir.

    c. Serbest Ölçü

    hece, aruz gibi herhangi bir ölçüye bağlı kalınmayan ölçüdür. Hecelerin açık veya kapalı olmasına ya da sayılarına bakmaksızın şairin tamamen kendi üslubuna göre yazmasıdır. Serbest ölçü, Türk şiirinde 1940’lardan sonra Orhan Veli Kanık ile yaygınlaşmaya başlamıştır.

    Örnek
    Gemiler geçer rüyalarımda
    Allı pullu gemiler, damların üzerinden
    Ben zavallı
    Ben yıllardır denize hasret
    Yukarıdaki dizeler serbest tarzda, yani ölçüsüz olarak yazılmıştır.​

    2. Kafiye (Uyak)
    Dizelerin sonundaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye (uyak) denir.

    Örnek
    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol

    Bu dizelerdeki “yol” ve “kol” sözcüklerinde “-ol” sesleri benzerdir. Dize sonundaki bu iki ses benzerliği kafiyeyi oluşturmuştur.

    “Yarım, tam, zengin ve cinaslı” olmak üzere dört kafiye türü vardır.

    Kafiye (Uyak) Çeşitleri

    a. Yarım Kafiye (Yarım Uyak)

    Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki tek ses benzerliğine yarım uyak denir.

    Örnek
    Ve deniz aynı deniz
    O gülüşten eser yok yalnız
    Yukarıdaki dizelerde bulunan “deniz” ve “yalnız” sözcüklerindeki ortak ses “-z” dir. Dize sonundaki bu bir ses benzerliği yarım kafiyeyi oluşturur.

    Ben çektiğim kimler çeker
    Gözlerim kanlı yaş döker​
    Yukarıdaki dizelerde bulunan “çeker” ve “döker” sözcüklerinin sonundaki “-er” sesleri iki sözcükte de aynı görev ve anlamda kullanıldıkları için “redif“tir. “-er” sesi dışındaki ortak olan “-k” sesi ise“yarım uyak”tır.


    b. Tam Kafiye (Tam Uyak)

    Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki iki ses benzerliğine tam uyak denir.

    Örnek
    Söğüt giz fısıldar sayıklar meşe
    Ayık düş görür her bucak, her köşe
    Yukarıdaki dizelerde “meşe” ve “köşe” sözcüklerinde iki ses benzerliği vardır: “-şe” Bu iki ses benzerliği tam kafiyeyi oluşturmuştur.


    c. Zengin Kafiye (Zengin Uyak)
    Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki üç veya daha fazla ses benzerliğine zengin uyak denir.

    Örnek
    Ne hoştur kırlarda yazın uyumak
    Bulutlar ufukta beyaz bir yumak
    Yukarıdaki dizelerde bulunan “uyumak” ve “yumak” sözcüklerinde “umak” dört ses benzerliği vardır. Bu da zengin kafiyeyi oluşturmuştur.


    d. Cinaslı Kafiye (Cinaslı Uyak)

    Dize sonlarında yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcükler cinaslı uyak oluşturur.

    Örnek
    Niçin kondun a bülbül
    Kapımdaki asmaya
    Ben yarimden vazgeçmem
    Götürseler asmaya
    Yukarıdaki dizelerde “asmaya” sözcüklerinin yazılışları aynı, ama anlamları farklıdır. İlk sözcük bitki çeşidi olan “asma”dan bahsediyorken diğer sözcük, idam anlamındaki “asmak” eyleminden bahsetmektedir. İşte yazılışça aynı, anlamca farklı bu sözcükler cinaslı kafiyeyi oluşturmaktadır.

    Madem çoban değilsin
    Arkandaki sürü ne
    Beni yârdan ayıran
    Sürüm sürüm sürüne
    Yukarıdaki dizelerde “sürü ne” ve “sürüne” yazılışları aynı, ama anlamları farklı sözcüklerdir. Bu yüzden bu sözcükler cinaslı kafiyeyi oluşturmaktadır.


    3. Redif

    Dize sonlarındaki yazılışları, görevleri ve anlamları aynı olan ek, sözcük ya da sözcük gruplarına redifdenir. Redif, sadece eklerden oluşmaz. Hem ek hem sözcükten, hatta sözcük gruplarından da oluşabilir.

    Örnek
    Açılmış çiçektir her gülen dudak
    Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak
    Bu dizelerde “gülen dudak” sözcükleri,

    İyi doğru sözler onda
    Şefkat dolu gözler onda
    Bu dizelerde ise “-ler” eki ve “onda” sözcükleri görevleri ve anlamları aynı olduğu için redifi oluşturmuştur.


    4. Kafiye Şeması (Uyak Düzeni / Kafiye Örgüsü)

    Kafiye düzeni şiirin biçimsel bir özelliğidir. Kafiye düzeni (örgüsü), dizelerin sonlarına bakılarak çıkarılır.
    Kafiye örgüsünün, mısraların son seslerindeki düzene göre çeşitleri vardır.

    a. Düz Kafiye (Düz Uyak)

    Bir dörtlükte bütün dizelerin ya da ilk üç dizenin veya birinci dizeyle ikinci, üçüncü dizeyle dördüncü dizenin kafiyeli oluşuna düz uyak denir, “aaaa”, “aaab”, “aabb” gibi.
    Kod:
      Kodları görebilmek için ÜYE omalısınız !
    Örnek
    Ayaklar, çeşit çeşit kunduralar içinde (a)
    Ayaklar, yarı çıplak, paçavralar içinde (a)
    Ayaklar, odalarda, bir çift yavru güvercin (b)
    Tutup avuca almak, okşayıp öpmek için (b)​

    b. Çapraz Kafiye (Çapraz Uyak)

    Dörtlüğün birinci ve üçüncü dizeleri ile ikinci ve dördüncü dizelerinin kendi aralarında kafiyelenmesineçapraz uyak denir.

    ……………a
    ……………b
    ……………a
    ……………b

    Örnek
    Bir garip rüya rengiyle (a)
    Uyumuş gibi her şekil (b)
    Rüzgârda uçan tüy bile (a)
    Benim kadar hafif değil (b)

    c. Sarma Kafiye (Sarma Uyak)

    Dörtlüğün birinci ve dördüncü dizeleri ile ikinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında kafiyeli olmasınasarma kafiye denir.

    ……………a
    ……………b
    ……………b
    ……………a

    Örnek
    Her dakika biraz daha kırılan (a)
    Kalbim parçalanmış, yazık, içimde (b)
    Artık ızdırap yok, artık içimde (b)
    Çöreklenmeyecek her gün bir yılan (a)
    Kaynak: Alıntıdır...
     
    OBir ve dderya bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş