1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Silahsızlanma Girişimleri – SALT I ve SALT II Antlaşmaları

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Silahsızlanma girişimlerine neden olan Küba Krizi’dir. Ürkütücü ve bir o kadar da öğretici olan bu kriz, iki bloğun silahsızlanma adımlarını atmasına neden oldu.

    Salt olmayan ilk silahsızlanma antlaşması 1963 yılında, ABD, SSCB ve İngiltere arasındadır. Bu toplantıda, nükleer denemeleri kısmen yasaklanması, kullanımının sınırlandırılması ve sayısını azaltmamaktadır.

    SALT I ve SALT II Antlaşması

    Nükleer ve stratejik silahların azaltılması ile ilgili ilk görüşme 1969′da yapılmıştır. SALT I Antlaşması, kesin anlamda 1972′de yapılıyor. Savunma amaçlı füzelerin sınırlandırılması ile ilgili bir antlaşmadır. Bu antlaşmadan sonra nükleer silahların sınırlandırılması ile ilgili pek çok antlaşma yapılmıştır. Bunların en önemlisi 1979′daki SALT II Antlaşması’dır. Bu antlaşma uzun menzilli nükleer silahların sınırlandırımasını ön gören bir antlaşmadır. Ancak SSCB’nin Afganistan’ı işgale başlamasına(1979) bağlı olarak, ABD Kongresi onayını alamadığı için sonuçsuz kalmıştır.

    Helsinki Konferansı (1975)

    Doğu Bloku’nun teklifi ile Avrupa’da güvenlik ve işbirliğini arttırmak için konferans düzenlendi. Bu konferansa ABD, Kanada ve Arnavutluk katılmadı. 22 ay süren bu görüşme sonucunda, 1 Ağustos 1975′te Helsinki Nihai Senedi imzalandı. Bu antlaşma, tarafların birbirlerinin egemenlik haklarına, toprak bütünlüklerine, iç rejimlerine saygıyı içeren bir antlaşmadır. Sorunları BM’nin uygun görüğü şekilde, barışçıl yöntemlerle çözmek amaçlanmıştır. Din, vicdan ve düşünce hürriyeti de dahil insan haklarına saygınlık bu antlaşma sonucunda artmıştır.




    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş