1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

sinüzit nedir nedenLeri tedavisi_?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve yeşüLL tarafından 19 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. yeşüLL

    yeşüLL limitsizsiniz...! Özel üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    4.343
    Beğenileri:
    47
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    46 ÇTL
    SİNÜZİT KOMPLİKASYONLARI:
    Uygun bir tedavi görmemiş ya da önemsenmemiş sinüzitler müzminleşirler. Müzminleşmiş bir sinüzite karşı da aynı davranış sürdürülürse ciddi komplikasyonlar gelişebilir.Sinüzitin (özellikle maksilladaki) göz çukuruna {orbita} doğru yayılması sonucu göz çukuru iltihabı (orbita selüliti) ve/veya apsesi gelişebilir. Bu gibi durumlarda göz fırlaklığı [egzoftalmi] ortaya çıkabilir. Göz çukuru iltihabının nedbe dokusuyla iyileşmesi sonucu göz, göz çukuru içine normalden fazla gömülebilir. Bu duruma “Enof-talmi” denir. Sinüzitin göze doğru yayılması göz ağrısına da yol açabilir. Göz fırlakhğı durumunda gözün ön bölümünde iltihaplar geüşebilir. Sinüsteki iltihap, göz sinirine doğru da yayılır ve bu sinirin de iltihaplanmasına yol açabilir.
    Buraya kadar belirttiğimiz komplikasyonlau, etkilenen tarafta körlüğe kadar gidebilen ağır bozukluklarla sonuçlanabilir.Sinüzitlerin bir diğer önemli komplikasyonu da çevre kemiklerde ağır bir iltihaplanmaya ve daha sonra da bu kemiklerin etkilenmiş olan bölgelerinde kemik erimesine ve kemik ölümüne neden olmalarıdır. Bu gibi durumlarda kemiklerle komşu yapılar arasında anormal ilişkiler ortaya çıkar, fistüller gelişir. Dokular içine hava kaçabilir.Sinüzitlerin çok ciddi komplikasyonlarından biri de beyne doğru yayılmalarıdır. Bu yayılma sonucu beyin zarlarında iltihaplar (menenjit), beyin zarlarında apseler, bazı beyin damarlarında tıkanıldık ve beyin apseleri gelişebilir. Sözünü ettiğimiz bu beyin komplikasyonlarından herhangi biri hastayı her an öldürebilir. Buraya kadar belirttiğimiz komplikasyonlar göz önüne alındığında, sinüzitlerin zaman kaybetmeksizin bir kulak-burun-boğaz hekiminin yardımlarına başvurulması gerektiği gerçeği ortaya çıkar.

    SİNÜZİT: Bilindiği gibi burun boşluklarının oluşmasında katkıda bulunan frontal [alın), sfenoid.maksilla ve etmoid kemik içinde, burun boşluklarıyla bağlantılı sinüs adlı hava boşlukları bulunmaktadır. Bunun çevresindeki bu sinüslerin [Paranazai sinüsler) iç yüzünü örten mukoza tabakasının iltihaplanması olayına “Sinüzit” denir. Başlıca dört çeşit sinüzit vardır. Bunlardan ilkinde sinüs mukozasında ani iltihaba bağlı olarak aşırı bir kan gölîenmesi vardır, ikincisinde ani bir cerahatlanma söz konusudur. Üçüncü çeşit sinüzitte de cerahatlanma müzminleşmiştir. Dördüncü çeşitteyse sinüs mukozası kalınlaşmıştır. Bu dönemde sinüs mukozasından “Polip” denilen duvarı epitel hücrelerden yapılmış, içi serum ya da sümük kıvamında bir sıvı dolu olan keseler gelişebilir.Sinüzite yol açan çeşitli mekanizmalar ve etkenler vardır. Bilindiği gibi burun boşluklarına açılan sinüslerin duvarları burun mukozasının tızantı-sıyla örtülmüştür, yani buralarda da salgı olayı ve yüzeydeki hücreler silia denilen uzantılarıyla bu salgıyı ve tozları burun boşluklarına doğru süpürürler.
    Eğer herhangi bir nedenle sinüslerin burun boşluğuna açıldıkları ağızları tıkanacak ya da silialarm süpürme işlevi aksıyacak olursa, salgı sinüsler içinde birikir ve buraya ulaşan bakteri, virüs gibi canlı hastalık etkenleri ya da kirli hava gibi kimyasal uyarıcılar sinüste iltihap olayına neden olurlar.Burun septumunun eğik oluşu ve/veya burunda et bulunması ve/veya burun mukozasında polip gelişmesi ve/veya burun konkalarının kötü bir biçimde bulunması, herhangi bir sinüsün burun boşluğuna açılan ağzını tıkayabilir. Tıkanmadan farklı mekanizmalar da sinüzite yol açabilmektedir.
    Örneğin maksilla kemiğindeki [üst çenedeki ) bir dişin kökündeki iltihabın bu kemikteki sinüse yayılması sinüzite yol açabilir. Dalgıçlardaysa üst solunum yollarındaki bazı canlı hastalık etkenlerinin su basıncı nedeniyle sinüslere sürüklenmeleri sinüziti oluşturur. Bazı kimselerde burun septumu ya da konkaları normal bir anatomik biçim göstermiyorsa solunan hava doğrudan bir sinüse akar. Bu gibi durumlarda kuru, sıcak ya da soğuk ya da kirli hava sinüsteki mukozayı tahriş edip sinüzite yol açabilmektedir.Sinüzitler özgün belirti ve bulgular yönünden oldukça zengindirler. Sinüzitin özgün belirtilerinden biri ağrıdır. Ağrının yeri ve özellikleri iltihaplanmış olan sinüse göre değişir. Frontal (alın) kemikteki sinüslerin (Frontal sinüs) iltihaplanması halinde ağrı genellikle kaşların üstüne, burun köküne rastlayan bir bölgededir. Göz çukurunun iç tarafından, burun köküne yakın bir bölgeden, alın kemiğine parmakla bastırıldığında ağrı şiddetlenebilir ve uyarılabilir. Maksilla kemiğindeki sinüslerin iltihaplanması halindeyse ağrı üst çene kemiğindedir. Bu bölgeye parmakla basıldığında ağrı artabilir.
    Maksilla sinüziti o taraftaki üst çene dişlerinde ağrıya da yol açabilir.Etmoid sinüslerin önde bulunan grubu burun kökünde ağrıya neden olabilirlerken, arka grubu ve sferioid kemikteki sinüzit başın arkasında, oksipital kemikte bazen de ensede ağrıya yol açarlar.Sinüzit ağrısı hastalar tarafından baş ağrısı olarak tanımlanır. Bu ağrıların sık karıştığı bir ağrı çeşidi gözden kaynaklanan baş ağrılarıdır. Göz bozukluklarının yol açtığı baş ağrıları genellikle akşama doğru ortaya çıkar ve sıklıkla da tek taraflıdır.Gözler bir süre döllendirildiğinde (örneğin gözler kapatıldığında) baş ağrısı kaybolabilir. Bu özellikler sinüzit ağrılarında yoktur. Hasta başını öne, aşağı “eğdiğinde ağrının çoğalması, sinüzit ağrılarının bir diğer özelliğidir. Burada ağrı konusunda son olarak şunu belirtelim: Her sinüzit vakasında ağrı gelişmez Sinüsitli hastalarda gelişebilen bir diğer bulgu ise koku alma bozuklukları ya da koku alamamadır. Bu hastalar o an başkalarının almadığı bazı kokular aldıklarını ileri sürerler. Bu bozukluğa “Parosmi” denir. Bazen de hastalar hiç koku almazlar, buna “Anosmi” adı verilir. Bazı sinüzit vakalarında ise hastaların burnundan zaman zaman cerahatli bir akıntı boşalır. Sinüzite yol açan tıkanıklık bazen hasta tarafından burun tıkanıklığı biçiminde belirtilebilir..

    SİNÜZİT TEDAVİSİ: Ani gelişen ve cerahatlanmamış bir sinüzit vakasının tedavisi basit bir nezle tedavisi gibidir. Hastanın yatak istirahati yapması, bu arada asprin ve efedrin alması, A ve C vitamininden zengin bir beslenme rejimi uygulaması yararlıdır. 4 saatte bir içinde 0.015 gr “Fenobarbiral” 0.015 gr “Efedrin sülfat” ve 0.3 gr “Asetil şahsilik asit” (Aspirin) bulunan kapsüller alması rahat bir tedavi yöntemidir. Hastanın 2O-21°C ısıda ve % 45 oranında nemli bir hava soluması yararlıdır. Bilindiği gibi kuru ve soğuk ya da sıcak hava epitel hücrelerindeki silialarm hareketlerini bozar. Bu tedavi sonucu hastalık belirtileri kaybolduğunda, birkaç gün de burun damlası kullanılabilir. Ancak bunu birkaç günden fazla uzatmamak gerekir. Cerahatlanmamış sinüzitler için antibiyotik kullanımı gereksizdir. Eğer sinüzit cerahatli ise, cerahatlanmaya yol açan bakterinin saptanıp, buna karşı en etkili antibiyotiğin yeterli bir süre kullanılması gerekir. Antibiyotik ağızdan alınmalıdır. Burun içine antibiyotik verilmesinin hiçbir yararı olmadığı gibi zararı da olabilir.Buraya kadar belirttiğimiz tedaviler sonucu sinüsteki iltihap oldukça geriler. Daha sonra sinüslerin “İrigasyon” denilen özel yöntemlerle ve özel araçların yardımıyla yıkanması yararlı ölür. Böylece sinüslerdeki birikintilerin boşaltılması sağlanır.Müzminleşmiş ve cerrahi olmayan tedavilere yanıt vermeyen sinüzit vakalarının ise özel cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir. Cerrahi te’davinin amacı, tıkanıklığın giderilmesiyle sinüslerin burun boşluğuna açılmalarının sağlanmasıdır. Cerrahi tedavisi gerektiren durumlar şunlardır.



    1) Sinüzitin cerrahi olmayan tedavilere yanıt vermeyip, sürekli ağrı ve akıntının bulunması .ve müzminleşmesi.
    2) Sinüsteki iltihabın beyne doğru yayılıp beyin zarı iltihabı (menenjit), beyin apsesi gibi komplikasyonlar yaratması.
    3) Sinüzitin göz çukuruna (orbita) doğru yayılıp, göz çukuru iltihabına [orbita selüliti) ve/veya apsesine yol açması.
    4) Sinüsün kemik duvarını öldürüp [nekroz] fistüle yol açması.
    5) Sinüs içinde içi cerahat dolu bir kesenin (piyosel) gelişmesi.Gerektiği gibi tedavi edilmemiş sinüzitler, ciddi komplikasyonlara yol açabilirler.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Sinüzit Nedir?

    BilgiBurun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir.
    Sinüsler burnun her iki yanında ve 4 ayrı isimde bulunurlar. Burnun hemen yan taraflarında bulunan ve sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüs' tür.
    [​IMG]
    Bunun dışında burnun üst tarafında, alın kemiği içide bulunan sinüse frontal sinüs, burnun arka ve üst tarafında bulunan ve orta hatta tek olan sinüse sfenoid sinüs denir. Ayrıca burnun yan ve üst taraflarında bir çok küçük boşluktan ibaret bölümlere de etmoid sinüs denir. Bütün bu sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu delikler sinüslerin havalanmasını da sağlarlar.
    [​IMG]
    Sinüsler Ne İşe Yarar:

    Aslında bu sinüslerin fonksiyonları tam olarak aydınlatılmış değildir. Ancak sesin resonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ile zararlı partiküllerin tutulması gibi görevleri vardır. Ayrıca baş ağırlığının azaltılması işine de yararlar. Bütün sinüslerin içini döşeyen mukoza hergün belli oranda salgı yaparlar. Bu salgılar burun içine dökülerek oradan da boğaz ve mideye giderler.
    [​IMG]
    Sinüsler Herkeste Var mıdır :

    Her erişkinde sinüs mutlaka vardır. Ancak sinüslerin gelişimi zaman alır. Doğumda sadece maksiller ve etmoid sinüsler mevcuttur. Onlarda filmlerde bile görülemeyecek kadar küçüktürler. Maksiller sinüs 3 yaşında anlamlı büyüklüğe gelir ve ancak puberte çağında erişkindeki boyutuna ulaşır. Frontal sinüs doğumda yoktur. 6 yaşında filmlerde görülebilecek boyuta gelir. Yine puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Etmoid sinüsler doğumda var olmasına rağmen giderek büyür ve 12 yaş civarında erişkindeki boyutuna ulaşır. Sfenoid sinüs doğumda yoktur. 5 yaşından itibaren gelişimi hızlanır ve puberte çağında erişkin boyutuna ulaşır. Sinüslerin büyüklüğü kişiye göre değişir. Frontal sinüsün hiç olmaması seyrek görülen bir durum değildir.

    Sinüsler Nasıl İltihaplanır:

    Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur ancak normal çalışan bir sinüste iltihap her zaman olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa kolaylıkla sinüs iltihabı (sinüzit) gelişir. Bakteri ve virüs dışında nadiren de olsa mantarlar da iltihap yaparlar. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu infeksiyonları sonrası gelişir. Bu tür infeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan delikleri ödem nedeniyle kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan kişiler daha kolay sinüzit geçirirler.

    Kaç Tür Sinüzit Vardır:

    Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Birçok kez ameliyat gerektirir.

    Sinüzitin Belirtileri Nelerdir:

    Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.

    Muayenede Ne Görülür:

    Sinüzitli bir hastanın muayenesinde en çok görülen bulgu, burun içinde iltihaplı akıntı, ödem, boğaza doğru akıntı ve yüzde hassasiyettir. Bu gibi bulguların görüldüğü ve sinüzitten şüphelenilen hastalara uygun tetkikler yapılır. Ancak hastanın muayenesinde çok belirgin bir bulgu olmadan da sinüzit olabileceği akılda tutulmalıdır.

    Teşhis Nasıl Konur:


    Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre sinüzit düşünülse bile kesin teşhis radyolojik olarak yani çekilen filmlerle konur. Bunun için en çok çekilen film Waters filmi denilen ve daha çok maksiller sinüsü inceleyen bir filmdir. Diğer sinüsler içinde değişik açıdan çekilen filmler vardır. Ancak bu çekilen normal filmler pratikte faydalı olmasına rağmen yanılma payları az değildir. Bu amaçla özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir.

    [​IMG]
    Sinüzitin Ne Gibi Tehlikeleri Vardır:

    Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalıktır. Ancak iltihabın yayılmasına bağlı bazı komplikasyonlar gelişebilir. Bunlardan en önemlileri iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarına veya beyin içine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinüs içinde abseleşmesi ve kemik iltihabı sayılabilir. Bu tür durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi yapılmalıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir

    Nasıl Korunabilirim:

    Hastaların sinüzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri birkaç şey vardır. Bunun için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması,alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi önlemler alınabilir.

    Nasıl Tedavi Edilir:


    Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılmasını sağlamaktır. Bu delikler açılmazsa sinüs iltihapları yok edilemez. Bakterilerin yok edilmesi antibiyotiklerle olur. En çok sinüzite sebep olan bakteriler hesaba katılarak antibiyotik seçilir. Antibiyotik seçimi için kültür ve antibiyogram yapılması çok seyrek başvurulan bir yöntemdir. Antibiyotik tedavisi en az 10 gün hatta bazen 15-20 gün sürmelidir. Bunun dışında sinüs deliklerinin açılması için dekonjestan amaçlı kullanılan tablet ya da spreyler, ağrı kesiciler ve sinüzite yardımcı olan alerji gibi durumlar varsa bunlara uygun ilaçlar verilir. Dekonjestan spreyler 5 günden fazla kullanılmamalıdır. İlaçlara cevap alınmayan durumlarda sinüziti kolaylaştıran başka faktörlerin varlığı araştırılır ve uygun şekilde tedavi edilir. Ancak bazen ameliyat gerekebilir. Kronik sinüzitlerde de yine önce ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak sık sık alerji ya da kemik veya et gibi bir anatomik problem olduğu için ameliyatla tedavi gerekli olmaktadır.

    Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekli Olur: Akut sinüzitler genellikle ilaç tedavisine yanıt verdikleri için ameliyata nadiren ihtiyaç duyulur. Ancak kronik sinüzitlerde, burunda et veya kemik eğriliği ( deviasyon ) bulunması gibi durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatı gerekir.

    Ameliyat Nasıl Yapılır:

    Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun içine sokulan bir kamera aracılığı ile monitörden ameliyat yapmaya imkan veren cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Endoskopik yöntemle (görüntülü muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir yerde çalışmak kolaylaşmaktadır hem de sinüzite yol açan asıl faktör düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüz ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Genellikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Bazen maksiller sinüse girmek için dudak altından çalışmak gerekebilir. Bu yöntemle burun içindeki et, kemik eğriliği gibi diğer hastalıklar da tedavi edilebilmektedir. Ameliyattan sonra hekimin tercihine göre burun içine tampon konabilir.

    Ameliyatın Ne Gibi Komplikasyonları Vardır :

    Anestezi komplikasyonları dışında endoskopik ameliyatta en sık görülen problem kanamadır. Bu bazen cerrahın çalışmasını engelleyecek kadar şiddetli olur ve ameliyatta asıl amaç kanamayı durdurmak haline gelir. Bunun dışında burun ve sinüslerin çevresinde önemli organlar bulunduğu için ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar arasında göz çukuru içine girilerek göz küresi ve sinirinin zedelenmesi, beyin zarının delinerek beyin sıvısının burun içine akması, beyine giden büyük damarların yaralanması, beyin absesi gibi ciddi problemlerin yanı sıra bazı küçük ve daha sonra tedavi edilebilen komplikasyonlar da vardır.

    Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmeliyim :

    Endoskopik yöntemle yapılan ameliyattan sonra en önemli konu pansumanların uygun yapılmasıdır. Sinüzit ameliyatında pansuman burun içinin uygun şekilde temizlenmesi anlamına gelir. Bunun için başlangıçta birkaç günde bir daha sonra daha seyrek olarak doktorunuza gitmeniz gerekecektir. Kaç günde bir temizlenmesi gerektiği ameliyatın seyrine ve doktorun tercihine göre değişir. Doktorunuz her pansumandan sonra bir sonraki görüşme zamanını söyleyecektir. Hasta kendisi burun içini serum fizyolojikle yıkayarak yapışma ve birikintileri önlemeye çalışabilir.

    Ameliyattan Sonra Sinüzitim Tekrarlar mı : Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşmüştür. Ancak yine de özellikle alerjinin rol oynadığı sinüzitlerde tekrar problem oluşması görülebilir. Alerji toplumumuzda sanıldığından çok daha sık görülmektedir.
     
  3. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Sinüzit Nedir kısaca


    Alnımız , burnun arka kısmı ve burnun her iki tarafında bulunan kemik boşluklara yüz sinüsleri adı verilir. Bu boşlukların ve iç yüzlerindeki mukozanın iltihabına da sinüzit denir.
    Sinüslerimiz, burun boşluğu ile irtibatlı olup bu irtibatı sağlayan ostium adı verilen deliklerdir. Ostiumlar hem ventilasyon , hem de drenaj fonksiyonunu görürler. Bir ostiumun kapanması sonucu hava akımı ve drenaj bozulur böylece boşlukta salgı birikir, bu da bakteriler için uygun bir ortam olup bakterilerin üremesi sonucu iltihap gelişir.


    Örnek olarak, Septum deviasyonu, Konka değişiklikleri, burun enfeksiyonları, allerjik nedenler, polip, yabancı cisim, uzun süre duran nazogastrik sonda veya nazotrakeal tüpler, iyi ve kötü huylu tümörler. Sinüzit enfeksiyonun seyrini bağışıklık faktörleri , mikro-organizmalar arasındaki etkileşim ve direnç gibi faktörler etkiler. Maksiller sinüs enfeksiyonlarının % 10'u enfekte(diş absesi, çürükler) diş köklerinden kaynaklanır. Yüzücü ve dalgıçlarda akut sinüzit daha sık görülür. Dalma sırasında mikro-organizmalar burun ve sinüslere itilirler. Yüzme havuzlarında klora bağlı irritasyon nedeni ile sinuzit gelişebilir . Mikro-organizmanın türü ve vücut bağışıklık sistemine bağlı olarak kataral veya cerahatli sinüzit gelişir.



    Tıpta geçen "-it" eki enfeksiyon veya enflamasyonu ifade eder. Bu nedenle sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur.
     
  4. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Sinüzitin Belirtileri Hakkında Bilgi


    Sinüs boşluklarının burun içine açıldıkları kanallardaki tıkanıklıklar nedeniyle iltihaplandığında ortaya çıkan enfeksiyona 'sinüzit' denir.

    Sinüzitin belirtileri akut ve kronik sinüzit olarak ikiye ayrılır.

    Akut sinüzitte; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, gözlerin etrafında ağrı, diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı, yüzde basınç hissi, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı, kötü ağız kokusu belirtileri bulunabilir. Bazen de kuru öksürük, hafif ateş veya mide rahatsızlığı şikayetleri görülebilir.

    Kronik sinüzitte, belirtilerin süresi üç aydan uzundur. Koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama ve özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görülebilir.
     
  5. banucandemir

    banucandemir Üyecik

    Katılım:
    26 Aralık 2012
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    bence en etkili tedavisi ameliyat
     

Sayfayı Paylaş