1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu Kitap Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 4 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    KİTABIN ADI: Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu

    KİTABIN YAZARI: Haldun Taner

    KİTABIN KONUSU:
    Kitap sadece yazarın hayatta yaşamış olduğu bazı tecrübelere dayanarak yazmış olduğu denemeleri sunuyor. Hayatta neyin ne anlama geldiğini bazı yazılarında anlatmıştır.



    KİTABIN ÖZETİ:
    Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu
    Bir Amerikalı fotoğrafçı, makinesinin objektifini çıkarıp yerine bir at gözlüğü takmak suretiyle, çeşitli resimler çekmiş. Bu resimlerden, eşya ve insanlar, at retinasına, gerçekte olduklarından yarım misli daha iri aksediyorlarmış.
    Fotoğrafçını denemeyi nasıl bir gözü ile yaptığını bilmiyoruz.
    KONÇİNALAR
    İskambil destesindeki kağıtların özellikleri:
    The jolly jocker yazılı kağıt, delişmen, uçarı, biraz cambaz, biraz sihirbaz, biraz düzenbaz, ama neşe dolu, hayat ve hareket dolu, kanı sıcak delikanlı. Aslarda bir kral havası, bir padişah cakası vardır. Karamaça beyinde meşhum bir şeyler sezilir. İspati beyini Bizans prensine benzetirim. Kupa beyi herhalde Osmanlı hanedanına mensup olmalı. Kupa kızı etine dolgun, duru-beyaz, hanım-hanımcık bir tazedir. Kupa papazı, pek babacan pek yakın bir adamdır. İspati kızına gelince, ondan her türlü sinsilik umulur. Karolar, onlar kişizade, görmüş geçirmiş bir ailedir. Maçalar, bir ermeni ailesidir.
    ABLAM
    Fındıklı’da bir konakta başlayıp oradan Nice’e, Cezayir’e, Paris’e, oradan da New York tarikiyle Massechusett’e kadar uzanan macera dolu bir hayat.
    ATATÜRK GALATASARAY’DA
    Yazar sekizde ya da dokuzda iken Atatürk’ün Galatasaray mektebini ziyaretini anlatıyor.
    FRAULEİN HAUBOLD’UN KEDİSİ
    Frau Keller’in pansiyonunda Fraulein Haubold’un kedisi ile geçirdiği olaylar. Dropsi, Michael Georgiyef adındaki kişilerin bu kediye karşı olan tutumu.
    ECZANENİN AKŞAM MÜŞTERİLERİ
    Eczanenin akşam müşterileri, hep kelli felli, efendiden görmüş geçirmiş insanlar. Bunlar bir eski başvekil, bir eski meclis reisi, eski bir sefir i kebir, bir emekli Erkan-ı harp miralayı, tanınmış söz sanatları birde ünlü fenni sünnetçi. Bu semtin bu kadar değerli insanları sadece bu eczanede toplanmıştır.
    FASARYALAR
    Feyzullah adındaki bir kahvehane işleten adama takılan lakap. Bu adama fasaryalık akardı diye görüldüğünden takılmıştır. Fasarya lakaplı adam öylesine fasarya ki, semt takımında bile yer almaz, her zaman yedek dururmuş.
    MEMELİ HAYVANLAR
    Burada sütten dolmuş ineklerin nasıl sağıldığını anlatıyor. Fakat inek veya keçi ayrıca sağıldığı zaman süt verdiği halde, insanlar müstakilen neden sağılmadığı hakkında yazarın söyledikleri.
    KİTABIN ANA FİKRİ:
    Kitap denemelerden oluştuğu için herhangi bir bilgi verici bir unsur yoktur. Sadece yazarın bazı tecrübelerinden yararlanılabilir.
    KİTABIN ŞAHISLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ:
    Kitap sadece bir bölüm olmadığı için sadece yazarın belirmiş olduğu bazı kişiler vardır. Bunlar Atatürk, Fezullah,Fraulein Haubold vb…
    Kitabın Yazarı Hakkında Bilgi:
    Haldun Taner
    Galatasaray Lisesi’ni bitirdi (1935). Almanya’ ya gitti, Heidelberg Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ nde okudu, yurda dönünce (1938) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’ nü bitirdi (1950). Edebiyat Fakültesi’nde tiyatro tarihi dersleri verdi.
    Tercüman gazetesinde sanat ve kültür yazıları, fıkralar yazmış (1955-1960), bir ara gazetenin baş yazarı olmuştu (1960). Bu fıkralarından bir kısmını genel başlıklarıyla kitap halinde de topladı. (Devekuşuna Mektuplar, 1960, 1977). Pazar sohbetlerini Milliyet gazetesinde sürdürdü ( Mart 1974-Mayıs 1986 ).
    İlk hikayesi Töhmet, Haldun Yağcıoğlu takma adıyla Yedigün dergisinde (1946) çıkan Taner, gücünü gözlem, mizah ve yergiden alan; konuları büyük şehrin tipik ve türedi yaşamlarından gelme hikayeleriyle tanındı.
     

Sayfayı Paylaş