1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Size bağımlı mı?

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 23 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL

    Çocuğunuzla aranızdaki iletişim sağlıklı bir çocukluk ve mutlu bir yaşam geçirmesi için çok önemli. Çünkü çocuklarda 1 yaşından sonra bağlanma duygusu giderek artar.

    Minik bebeğiniz 1 yaşına bastığında her yönüyle hızlı bir gelişim göstermeye başladığı bir döneme girer. Eskiye nazaran çok hareketlenir. Örneğin destek almadan ayakta durabilir, hatta ilk adımlarını atmıştır bile. Artık eline aldığı her şeyi ağzına götürmekten vazgeçip onları inceler ve kullanmaya çalışır. En sık yaptığı davranış elindekileri fırlatmak olur. Bu dönemde bebeğinizin görsel hafızası çok iyi geliştiğinden küçük şeyleri kolayca görür ve bulur. Çevresindeki insanlara ilgi duyar, özellikle çocuklardan hoşlanır ama henüz birlikte oynayamaz. Yabancı insanlardan çekinmeye başlayıp onlara tepki gösterir, korkar ya da ağlar. Bu sebeple en yakını olan anneye fazlasıyla bağımlı hale gelir.

    Taklitlere başladı
    Çocuğunuz yüzünüzdeki duygu ifadelerini izler, sizden etkilenir. Hareketlerinizi, gülüşünüzü, sesinizi, öğrettiğiniz şarkı ve oyunları taklit etmeye çalışır. İşaretlerle istediklerini anlatmaya çalışır, kendine özgü bazı kelimeler ve sesler kullanır. Birçok şeyi aklında tutar. Bir oyun oynarken içeride unuttuğu oyuncağı aklına gelir ve gidip onu alır ve oyununa devam edebilir. Sizin söylediklerinizi de daha iyi anlamaya başladığı için iletişiminiz daha güçlü hale gelir.

    Bağlanma karşılıklıdır ve her iki tarafın ihtiyaçlarını karşılaması ile gittikçe güçlenir. Bebeğinize şefkat ve sevgiyle dokunup konuştukça, size daha çok bağlanacak, siz de ona karşılık verdikçe aranızda gittikçe bağınız güçlenir.

    Hangi tip bağlanma?
    Bağlanmanın değişik tipleri vardır. Birinci tip, güvene dayalı bir modeldir. Anne çocuğun ihtiyaçlarını anlayıp zamanında doğru tepki vermesiyle çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Çocuk ağladığında ona şefkatle yaklaşır. İşte bu nedenle anne kucağında bebekler hemen susar. İkinci tip de mesafeli bağlanmadır. Anne çocuğun kendine yaklaşma çabalarına karşılık vermeyip mesafeli davranır. Ne yazık ki çocuğun ihtiyaçları anne tarafından göz ardı edilmiş olur. Bu nedenle duygularıyla yüzleşmekten kaçan bir çocuk tipi ortaya çıkar. Böylesi durumlarda çocuk duygularını anneye belli etmekten kaçındığı için yetişkinlikte de duygularını kendi içinde yaşayan bir tip olabilir. Annelere buradan seslenelim. Çocuklarınıza sevginizi belli etmekten çekinmeyin.

    İstikrarlı olun
    Bir diğer bağlanma tipi de annenin istikrarsız olduğu tiptir. Bazen çocuğuna aşırı ilgili bazen de hiçbir ihtiyacına karşılık vermeyen bir anne modeli vardır. Çocuk bu durumda annenin nasıl tepki vereceğini, ihtiyacının karşılanıp karşılanmayacağını bilemediği için, kaygılı, gelecekte strese dayanıksız, çabuk pes eden bir karaktere sahip olur.

    Bazı görüşlere göre, bir kişinin bebeklikte annesi ile kurduğu ilişki yetişkinlikte diğer insanlarla kuracağı ilişkinin niteliğini belirliyor. Çocukların 1 yaşına kadar ne tür bir bağlanma gösterdikleri, ilerideki yaşamlarını hem pozitif hem de negatif bir biçimde etkileyebiliyor.

    Dengeyi kurun
    Bağlanma dengeli olmalı. Bağlanma sağlıklı bir şekilde gerçekleşirse çocuk, sağlam sosyal ilişkiler kurabilen, sağlıklı ruhsal yaşantısı olan ve problem çözme becerileri gelişmiş güvenli bir yetişkin olacaktır. Anne ve baba çocuğun ihtiyaçlarını doğru şekilde cevaplayabilmeli ve onunla yakın bir ilişki kurabilmeli. Ağlayan ya da korkan çocuğa vaktinde yanıt vermek, kaygılarını yatıştırmak psikolojik gelişimi açısından önemli. Ayrıca yanıtların sürekliliği olmalı, çocuk her defasında anne-babalarından aynı yaklaşımı görebileceğini bilmelidir.
     

Sayfayı Paylaş