1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Some of useful prepositional phrases

Konusu 'Yabancı Dil Eğitimi-The Foreign Language Education' forumundadır ve dderya tarafından 10 Ekim 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    çoğu ingilizce öğretmeninin deyimiyle, bazı ''prepozisyonları'' parça içinde gördüğümüz zaman cümleyle bağdaştıramayabiliyoruz. ne yazyk ki hepsi birbirine karışabiliyor :) sıkça kullanılan bu kalıplardan bazıları, ve basit cümlelerden oluşan örneklerle ayırdına rahatça varabiliriz. parçalarda sıklıkla rastladığımız prepozisyonlar ve anlamları ve örnnek cümleleri

    ABOVE ALL: her şeyden önemlisi
    -social services departments must accept, above all, the role of the parents.

    ABOVE BOARD: yasal
    -andy's financial dealings are always above board.

    AFTER ALL: her şey bir yana
    -they now say that they are ready to joın a coalition after all.

    AND...ALIKE: both...and
    -this method is usefull for both teachers and students. (...for teachers and students alike.)

    APART FROM: ...den başka--other than
    - I nothing to do left apart from(other than) this task.
    /..nın yanı sıra----as well as/besides/in addition to
    -he is very arrogant apart from (as well as/besides/in addition to) his laziness.
     
    YoRuMSuZ ve abdullahseref bunu beğendi.
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    AS FAR AS I'M CONCERNED : /ASK FOR ME/TO ME/ TO MY MIND/ IN MY OPİNİON/ I AM OF THE OPINION THAT/ I THİNK/ IN MY VIEW POINT/ WHEN IT COMES TO MY VIEW
    : benim düşünceme göre/fikrimne gelince/ben şu görüşteyim ki, vs. kişisel düşüncelerimizi belirtmeden önce bu formal kalıplardan biribni kullanabiliriz. bu arada günlük kullanımda daha çok ı think'i tercih ediyoruz.

    -as far as i'm concerned, he doesn't deserve to be fired for what he did.

    - when it comes to my vıew, something should urgently be done to prevent inflation.

    AS REGARDS: ..ya gelince, ..yı göz önünde bulundurursak, dikkate alırsak, düşünürsek,i vs.

    bu anlamda çok fazla ifade var: AS TO/REGARDING/CONCERNING/ON THE SUBJECT OF/AS FOR/WITH RESPECT TO/WITH REGARD TO/WHEN IT COMES TO/CONSIDERING/IN REGARD TO
    as to-- about anlamında da kullanılır.
    as for--kendisinden sonra sadece şahıs ismi/zamiri alarak, o kişiyle ilgili de bilgi verebilir. /bana gelince/derya'ya gelince..vs.

    -we have no strict in this firm as regards what employees have to wear.
    -our boss is not tolerant whatsoever as to leaving work early.
    -ı have no idea as to (about) whether he will attend the meeting or not.
    -regarding/considering/concerning her talent at playing the piano, she'll more than likely be very succesfull presently.
    -we should take some precautions on the subject of / as for all these draw backs.
    -as for jack, he is nor willing to make any contributions to the charity ball.
    -men can be devided in certain groups with respect to / with regard to their attitude towards women.
    -it seems quiet impossible fir trevor and hafizegül to set up healthly relationship in regard to countless differences in their cultures and traditions.

    AS OF/AS FROM: -den başlayarak, -den itibareb
    -they will quir working here as of/as from april 8.

    AS SUCH: sırf...oldukları için
    -we are teachers and as such (just because of this) are responsible for anything here.

    ASIDE FROM: except for
    -the were 2 challenging paragraphs in the exam, but aside from this/except for this, the exam was fairly easy.

    AS OPPOSED TO: in contrast to/by contrast with/ unlike (tam zıtlık bildirirler)
    -gine is quite determined to improve her english as opposed to /in contrast to/ by contrast with/ unlike her sister, Liz.

    AT ALL COSTS: NO MATTER WHAT HAPPENS/REGARDLESS OF WHAT HAPPENS/IRRESPECTIVE OF WHAT HAPPENS/WHATEVER HAPPENS/REGARDLESS
    : ''her ne olursa olsun'' anlamı taşırlar. ''at all costs'' ve ''regardless'' cümle sonunda kullanılır. diğerleri cümle başında d asonunda da kullanılabilir.
    -thee workers go on strike at all costs/no matter what happens/regardless of what happens/irrespective of what happens/whatever happens/ regardless.


    AT THE EXPENSE OF:
    at the expence of someone --birinin zararına
    -they seem to trim the costs at the expense of the workers.
    at the expense of somethhing-- bir şey pahasına
    -yhe orchestra has more discipline now, but at expense of spirit.
     
    YoRuMSuZ ve abdullahseref bunu beğendi.
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    AT EASE:
    1) feeling confident and relaxed
    -it is essential to feel at ease with your therapist.
    2)emir cümlesi ''rahat!'' anlamında...
    - at ease, sergant!/stand at ease, sergant!

    AT FIRST SIGHT: ilk görüşte
    -mine was love at first sight.

    AT A GLANCE: bir bakışta
    -one could tell at a glance that she is a compassionate person.

    AT LAST: finally
    -glad to hear that you have bought that car at last.

    AT THE LATEST: en geç
    -you should be back at 11 at the latest.

    AT LEAST/AT THE LEAST : en azından
    -we do not have any food left, but we have at least some water.

    AT MOST/AT THE MOST: en fazla
    -poach the pears in apple juıce or water and sugar for 10 minutes at most.

    AT ANY RATE:
    1)yani/daha doğrusu
    -she modestly suggests that sex or at any rateb gender may account for the difference.
    2)onu bunu bırak da...
    -at any rate, she said that she was admitted to that university.
    -well, at any rate, let me thank you for all you did.

    BOUND TO +V1: certain
    -adam is bound to end up in prison if he goes on like this.

    BUT FOR/WITHOUT: bunlar type2'de ''olmasa'', type3'de ''olmasaydı'' diye çevrilirler.
    type2'de unreal present--but for/without :if it were not for
    type3'de unreal past --but for/without: if it had not been for

    -but for/withour andrew's effort, we couldn't wouldn't be able to complete this task. (if were not for andrew's efforts

    BY HEART : ezbere/from memory)
    /learn sth by heart:ezberlemek(memorize)
    -he read that lengthly poem by heart.
    -she learnt all these words by heart.
     
    YoRuMSuZ ve abdullahseref bunu beğendi.
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    BY MEANS OF : through/using/with the help of
    -they climbed the roof by means of a ladder.
    -by means of showing us some illustrations, the lecturer explained the subject to us in detail.

    BY NO MEANS: not..at all/ not...whatever/ not...whatsoever
    -they are by no means tolerant. (hiç de zengin değiller.)

    THE CASE--situation
    IN ANY ASE--whaever the conditions may be.
    BUT IN ANY CASE--but still, bur..anyway
    -there will surely be some rise in petrol prices after the election, as was the case after the previous election.
    -you should defend yoour rihgts in any case.

    IN CASE OF SOMETHING: ...da ise/...nın durumunda ise
    -I may forgive you for not attending the lecture because you were ill; but in case of Tina, no such excuse is possible.

    DUE:
    give a person is due--bir insana hakkını vermek
    -he may act a little strangely at times; but we must give him his due because he is very good at this job.

    with due respect--kusura bakmayın ama...
    -with all due respect, I must tell you that you are wrong.

    IN DUE COURSE: vakti zamanı gelince, geldiğinde
    -my grammar book will be published in due course. (not before or later, it will be published when the time is right for it.)

    DUES: aidat
    -nearly half the members have not paid their dues yet.
     
    YoRuMSuZ ve abdullahseref bunu beğendi.
  5. abdullahseref
    Ruhhastasi

    abdullahseref Üye

    Katılım:
    26 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    280
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    0 ÇTL
    Bu pratik kelimeler çok iyi olmuş gerekli ve bir türlü aklımda tutamam .
     
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    aslında birçoğu birbirinin yerine kullanılabilir nitelikte. Fakat informal yani resmi olmayan konuşma dilinde bu tarz zorlayıcı kalıplar ya da prepositionlar yerine daha basit ifadeler kullaniliyor. Mesela time after time ile karşılaşmak binde bir :) yerine continuously daha net oluyor.
    Yani kulağa aşina olanları bilmek yeterlidir bence, çünkü ardından alternatiflerini de kullanarak ancak öğrenilebilir bu tarz gıcık kalıplar.
     
  7. abdullahseref
    Ruhhastasi

    abdullahseref Üye

    Katılım:
    26 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    280
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    0 ÇTL
    Haklısınız uzun kelimelerde kısaltma yapmak da çok işe yarıyor. Örn: ASAP: as soon as possible bunun gibi bir denerim ben ve cümlelerle:)
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    VIA--by way of
    -I went to edirne via çanakkale. (çanakkale üzerinden edirneye gittik)
    -the pop singer spoke to audience live via satellite from new york.

    A WALK OF LIFE-- one's occupation or profession
    -people form all walks of life can take part in this organization.

    WHEREBY--by means of which
    -we need a regulation wereby an employer is held responsible for any accident.

    WITH A CRİTİCAL EYE--carefully
    -we need to look at such theories with a critical eye

    UNDER DISCUSSION-- tartişılan, tartışılmakta olan
    -the weapons system under discussion could destroy the whole europe.

    VICE VERSA--the other way around
    -shall I come to your house or vice versa?
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.
  9. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Gözden geçirmeli bunları.. Zamanla her şeyi unutmaya başlıyorum.. :/
     

Sayfayı Paylaş