Son Siir

Hazangülü

Forum Onuru
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
10,280
Beğeniler
127
#1
Son
Bir masal besteledim isimsiz kahramanlarıyla
Konusu yoktu, özgürlük diz boyu
İsyanların acımasız savaşında
Dev bir ekranda izlendi ebedi konusuyla

Aşktı, savaştı karmaşık tüm duyguların
Kapalı gişe oynayan tüm rüyaların
Bir çırpıda başlayan
Sonu belirsiz saçma senaryoların

Avuç dolusu alkışla biten veda perdesinin
Göz yaşlarıyla salonu terk edişi gibi
Dokunmadan, hissetmeden seyri mümkün olan
Yaşantısı aşktan, sonu sevgiden ışıklı yerlerin

Bir masal besteledim yine tek başıma
Sonu yoktu, gözyaşı dere boyu
Zamanın tükenmeyen dakikalarında
Kapanan son perdenin bitmeyen rüyasında
Son...
 

Hazangülü

Forum Onuru
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
10,280
Beğeniler
127
#2
Gözlerim açıldığında...

En önce ve en çok annem sevdi gözlerimi
İlk o yapıştı dudaklarıma
Babam,
Ellerimi daha çok beğendi
Aynı kendi elleriydi
O ilk
minik ellerimi tuttu
Hele bir de
bir çift güzel göz daha katılınca aramıza
en mutlu anne benimkiydi
Babama sorsan ondan mutlusu yoktu
Dört dörtlüktü dört mevsimin dördü de

Sınırlar yoktu o zaman, yollar vardı
Ağlamak yoktu hiç, gözyaşları vardı
Ağaçlarla doluydu her yer
Rüzgar o kadar güzel eserdi ki
Anlatamam sana
Kuş sesleri uyutmuyordu
her şeyin bir rengi vardı.

Gözlerimi açtığımda...

Neden bilmiyorum hiç ses yoktu etrafta
Uykuda mı herkes!?
Salona geçip balkona doğru yürüdüm
Annem perdeyi yıkamayı unutmuş olsa gerek
çok soluk, araladım
Güneş henüz doğmamış gibi, çok erken kalkmış olmalıyım
Başım dönüyor, ellerimdeki bu lekeler de neyin nesi?

Balkona çıktım
Hava ne kadar da garip bu gün
Birileri güzelim ağaçları budamış
Kuşlar?
Göçtüler mi?
Üşüdüm.
Tekrar içeri girdim, dudaklarım çatlamış
Annemin odasındayım
Dağınık yatakta kimse yok!
Nerdeler?
Kardeşimin kapısını araladım,
Şşş...sessiz! Uyuyor...
Yüzümü yıkamalıyım
Sular yok.
Banyodan çıktım
TANRIM!
Yatak
Toplanmış

Koşup,
Kenarından katlayıp
Altına bakıyorum çarşafın
Yatağı kim topladı?!?
Ayna...
Daha yakından bakıyorum
Gözlerim,
Çürük.
Çarşafın kenarına bakıyorum aynadan,
Toplu.
Gözlerime dönüyorum,
Yok.

Kardeşime koşuyorum
Kapıda kaldım
Uyandırmasam mı?!
Korkmasın!
Girmesem mi?
Uyandırmalıyım
Kapı kolu
Ellerim,
Yok.
Giriyorum
Kardeşim,
Yok.

Sokaktayım
Koşmaya başlıyorum
Kimseler yok
Yollarda taşlar var
Düşüyorum
Kalkıp koşuyorum
Terketmişler
Herkes gitmiş
Üst geçit yok olmuş
Alt geçit yok
Bakkal nerde
Arabalar yok
Amca yok
Evlerin hiçbiri yok
Tarladayım
Tarla,
Yok.

Nefessiz kaldım
Oksijen,
Yok.
Başka bir yoldan
Eve dönüyorum
Geldiğim yol,
Yok.
Başka bir ev bulmalıyım
Hastayım
Ev,
Yok.
Koşmalıyım
Ayaklarım,
Yok.
Duruyorum
Bağırıyorum
Titriyorum
Soğuk,
Yok.
Soluklanıyorum
Korkuyorum
Ağlıyorum...
...

Aradan yıllar geçiyor
Ve ben
Anlıyorum ki mevsimler yok.

Anlıyorum ki gündüzler, geceler
Anlıyorum ki sesler, gürültüler
Yok.
Aşklar, sevgiler
Özleyişler, hasretler
Üzüntüler, sevinçler
Yok.
Kelimeler, sözler
Renkler, şarkılar
Sezgiler, algılar
Hisler
Anlıyorum ki yok.
Anlıyorum ki bulutlar
Anlıyorum ki kuşlar
Anlıyorum ki ağlamak
Umutlar,
Yok.
...

Benim
Ve
Bütün bunların
Var olduğunu
Sandığını biliyorum

Ben de
Öyle sanıyorum...

...

Şiir mi?!
Hiç gerek yok.
 

Hazangülü

Forum Onuru
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
10,280
Beğeniler
127
#3

SON SIIR

Ellerinden sunulmuş ayrılık,
Kendince bana verilmiş bir ödülse;
Senin kollarında ölmek,
Bana verilebileceğin en güzel hediyedir.."

Zamanı durdurup
Git diyorsun , git...
Neden,
Neden gitmeliydim...
Kelimelerin alev alev,
Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine.
Gözlerin bir cellat gibi acımasız,
Bakışların bir o kadar anlamsızdı.
Nefesin kan kokuyordu,
Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine..

Heybeme yalnızlığı doldurup
Git diyorsun, git...
Nereye,
Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ?
Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak,
Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak...
Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın,
Sesin, bir o kadar kırgın...
Git diyorsun, git....

Tek kelime bile etmeden,
Yalnızlığa gömüyorsun beni.
Ve sonra üzerime geceyi devirip
Karanlığın içinde kayboluyorsun..
Ayrılığınla yüreğimi ezip
Ardına bakmadan gidiyorsun...

Git diyorsun, git...
Sancılar giriyor hücrelerime.
Çicek diye öptüğüm baharlardan,
Günahkâr kurşunlar yağıyor
Sipersiz yüreğime.
Yığılıyorum olduğum yere.
Kanıyorum içten ice..
Son kez hayata tutunmak için
Bulutların eteklerini ararken
Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime..

Git diyorsun, git..
Oysa ben " sana" ölüyordum.
Göğsümden boşalan kanlar
Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor.
Ruhum kanatlanırken gökyüzüne,
Yalnızlığın iki yüzlü toprağında
Terkedilmiş yüreğim tek başına
Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor...

-- Son şiir --
 
Top