1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

SoNSuZa DeK...

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 23 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.173
    Beğenileri:
    4.755
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    330 ÇTL
    Gülçe ; 17 yaşında Trabzon da doğmuş ve büyümüş çevresi tarafından çok sevilen, arkadaşları arasında lider kişiliği olan, çabuk sinirlenen ve sinirlenince ne sölediğini bilmeyen, çalışkan,, başarmak için elinden geleni yapan, arkadaş canlısı,sevecen bir kişiliğe sahiptir.
    Tamer ; 16 Yaşında Giresun doğumlu Ordu da yaşayan o da gülçe gibi çevresi tarafından çok sevilen,Futbol oynamayı çoook seven, kıskanç, kendini hiç beğenmeyen, şakacı,sevecen, aniden sinirlenip ne söylediğini bilmeyen, arkadaş canlısı, Her soruca kendince bir cevap üreten bir tiptir.

    Gülçe Anlatıyor ;
    -Bir sonbahar akşamı...yağmur yağıyor yine şehrime,ılık bir rüzgar esiyor.Bense gelecek endişesiyle unuttuğum herşeyi anımsamaya çalışır gibi pencerede yağmurun ve rüzgarın dansını izliyorum usulca.Yıldızları görmeye çalışıyorum umutsuzca...Sonra bir uçak geçiyor ve onunla 'bay doğru'ya selam gönderiyorum.Saçma geliyor çoğu arkadaşıma.Çoğu aşkın deneyip yanılmak olduğunu düşünüyor ve aşkı karşılıklı çıkar ilişkisine dayandırıyor
    Konuşacak yeni birilerine ihtiyaç duymuştum;beni tanımayan ve tanımadığım insanlara...Arkadaşlarım ve ailem yetiyordu aslında bana fazlasıyla.Ama yine de dünyanın herhangi bir yerinden herhangi biriyle sohbet etmek de iyi gelebilirdi can sıkıntıma.
    Chat buna iyi bir çözümdü açıkçası.Biriyle tanıştım nicki 'TMR've benimkiyse 'princess_ice'tı.Sohbet gerçekten çok güzeldi ve boyuneğmeyen asi sorgulayışlarımı unutturmuştu bana nedensizce.Mail adreslerimizi almıştık birbirimizin .Ama ikimizin de dersleri ağırlaşıyordu gitgide.Bu yüzden ben nete yalnızca iki ayda bir ona mail atmak için giriyordum ve ondan gelenleri okumak için .Sonra okullar kapanınca tekrar görüşmeye başladık,saatlerce sohbet ediyorduk asla sıkılmadan .Birbirmizin resimlerini görmüştük ve işte o anda ondan çok etkilenmiştim.
    Bir gün bir mail aldım ondan.Mailde benden çok hoşlandığını yazmıştı.Ben de ondan hoşlanıyordum en az onun kadar.Ve günler geçtikçe farkettim ki bana öğretiyor ve yaşatıyor bilmediğim tüm güzel şeyleri meğer bay doğruyu bulmuşum.
    Otobüste,yolda,okulda,sinemada,belki de bir cafede karşılaşabilirdik seninle ama bay doğruyu chatte bulmak bana çok imkansız geliyordu.Çünkü ben bunun yalnızca Meg Ryan filmlerinde olabileceğine inananlardandım.Yanılmışım...
    Listen to me all of the world!!!!
    PRINCESS_ICE LOVES TMR FOREVER....

    Tamer Anlatıyor ;
    - O gün akşmında her zamanki gibi iftardan sonra mynete girmiştim. Sırf zaman geçirmek için zaten Birazdan müşteriler iftarını açar açmaz kafeye üşüşürdü. Namaza gideceğim diye evden kaçan gençler, serseriler birazdan gelirdiler zaten. Mynete nikimi TMR (TaMeR) yazarak girdim ve princess_ice nikli birisini gördüm buz prenses niki bana garip gelmişti. Neden acaba bu niki kullanıyor diye merak etmiştim. En iyisi kendisine sormak dedim içimden. Tanışmamız böyle başladı. Onun zamanı kısıtlıydı annesi babası nete girmesine çok fazla isin vermiyordu. Biraz kendimizi tanıttıktan sonra ben Gülçe'den msna dresini istedim yok dedi mail adresini verdi. Daha sonra mailleştik. Gülçe'ye mail yazarken diğer mail yazdıklarıma oranla kat kat daha çok şeyler yazıyordum. Sanki ona herşeyimi anlatmak istercercesine. Sonra ikimizn de dersleri yoğunlaştı maillerimizi daha seyrek gelmeye başladı .
    En son maili yılbaşında almıştım .daha sonra cevap gönderdim cevabımı mayıs ayında almıştım. Attığı mailde yeni msn adresi aldığını sölemiş ve adresini vermişti hemen kişi listeme ekledim ve şansıma hemen oturumu açtı. Biraz sohbet ettik eski günleri konuştuk sorna ben ona kameramı açtım o bana resmini gösterdi. Gülüşü ve gözleri beni çok etkilemişti. Ama ilk başta "Zaten nettesiniz arakdaşlıktan başka bir şey olmaz" diye düşündüm. Biraz sohbet ettikten sonra çıktı. Bende kuzenim çiğdeme çok güzel bir kızla tanıştığımı söledim. sonra bir gün msne Gülçe geldi ve kamerasını açtı. Gülçe'nin Canlı halini görür görmez çarpılmıştım adete çok güzel gülüyordu . ona yazı yazarken ellerim titriyordu. Çiğdem de yanımdaydı ona da gösterdim Gülçe'yi gerçekten güzelmiş dedi. Derslerimiz yavaş yavaş bittiği için daha sık görüşüyorduk. Gülçe o gün yine kamerasını açmıştı ve kamerayı açınca onun nefes alışını hissedebiliyordum sanki çok haycanlıydı kameradan görebiliyordum. Sanki içinde Depremler oluyordu. O gün bana babasının nete girmesini yaqsaklayabileceğini sölemişti. Çok üzülmüştüm ve ertesi gün babası bilgisayarın internet bağlantı kablosunu almış. Müdürü olduğu okula götürmüştü. İkimize çok üzülmüştük Gülçe " internet kafeden girmeye çalışırım gücüm yettiğince" demişti. Ama bu Tamer'e yetmiyordu ki Gülçe'ye tam da alışmıştı. Sonra Gülçe daha fgazla dayanamaıp gitmiş babasının aldığı kabloyu baika bi yerden satın almış ve kabloyu takmış ve hemen msn'e girmiş benimle konuşaiblmek için oysa bende tam o sırada halısaha maçımız var önceden belirlenmiş maça gideceğim. Bir taraftan herkes çağırıyor maça geç kalıcaz diye, b,r taraftanda güleç senin için geldim diyor. Ben şok oldum gülçenin geldiğine sonra maça gitmem gerektiğini söyledim hemen sinirlenip" zaens enin için bişey ifade etmiyorum iyi git" gibi sözler etmişti ben de gece maçtan geldikten sonra sana bi mail atacağım ve hiç yapmamış olduğum bişeyi sölicem sana dedim" biraz olsun gönlünü almıştım . Evet hiç yapmadığım birşeyi yapacaktım ilk defa bir kızdan hoşlandığımı söyleyecektim hemde o söylemeden. Daha önceden hep karşı taraf derdi senden hoşlanıyorum diye. Maçtan geldikten sonra Gülçeye mailimde ondan çok hoşlandığımı anlattım. sonra gülçe bende senden çok hoşlanıyorum dedi ve ilişkimiz başladı geceleri konuşuyorduk msnde gülçe'nin babası izin verdiği kadar, benim kafeyi kapatma vaktim gelene kadar. Daha sonra birlikteliğimizi ikimizde yakın arkadaşlarımıza anlattık. Bazen olumlu bazen olumsuzyorumlar aldık açıkçası sadece paylaşmıştık. Onların fikirlerine ihtiyacaımız yoktu. tek sorunumuz ayrı şehirlerde yaşıyor olmamızdı. bu aşkımızın en büyük engeliydi ikimiz içinde.sonra ben köye gittim vakit bulduk Gülçe'ye telefon açtım. telefonda baya konuşuyorduk. Tamer köyde dağa "Gülçe seni seviyorum" yazmıştı taşlarla. Yazdığı dağ ağaçsız bir dağdı ve Tamer yazıyı yazdığı alanın küçük taşlarını temizleyerek yazmıştı. Yazı uzaklardan görülebiliyordu. Ama köye çok yapğmur yağdığından yazı giderek bozuluyordu.
    Ben Gülçe için hiç sevmediğim bişey(cep telefonu) aldım ve onunla konuşmaya başladık. Harika bir duyguydu. Telefon elimden düşmüyordu. akşama kadar gülçe ile konuşuyorduk sadece akşam mı tabi ki hayır gece sabaha kadar.
    Benim kontörüm bittiğinde Gülçe bana mesaj attı ve eğer beni çok seviyorsan uzun çağrı yap az seviyorsan kısa çağrı. uzun -kısa çağrı oyunu başlamıştı. Bou oyun biraz sürdükten sonra gece Gülçe Yataktayken telefon açar. Tamer biraz anlatır daha sonra sen neden konuşmuyorsun diyince gülçe telefonu kapatır ve annem babam yataktayken konuştuğumu öğrenirse hiç iyi olmaz der. Daha sonra ben konuşur gülçe dinler tamer konuşur gülçe dinler, Tamer konuşur gülçe dinler ,, Daha sonra tamer Gülçe'den istediği şarkıyı kendisine mesaj oalrak yazmzsını ister. Gülçe Kayahan'ın Seninle Herşeye varım ben şarkısını ister. Tamer de ona söyler. Daha sonra başka bir şarkı istemesini söyler tamer. gülçe'de Haluk Levent'Cumartesi şarkısını ister Tamer bunu da söyler. Fakat bu sırada tamerin sarjı bitmektedir ve şarj cihazı da int. cafede kalmıştır. Gülçeye bunu söyler gülçe inanmıyordur." Tabi sıkıldın uykun da geldin bu yüzden uyduruyorsun" der Tamer inandırmaya çalışır. şarjı biraz daha idare etsin diy güç tasarrufu yapar. Sırf gülçe ile 2 sn daha konuşabilmek için.. Zor şey gülçeyi inandırır daha sonra telefon kapanır ve gece saat 2:30 3 gibi uyurlar.Ertesi gün de Akşama kadar telefonda konuşurlar. Gülçe bu sefer tamerden gece ona masal anlatmasını ister. Tamer de kabul eder. Sonrainternetten masal arar tamer gerçek aşk hikayelri derken bulamaz. Gülçeden hangi masalı istediğini sorar ve Rapunzel masalını ister. Tamer masalı bulur ve gece Gülçeye okumak üzere Yazıcıdan çıakrtır. Daha sonra Uyuyan güzeli de okumak için çıkartır. ve Tamer bir gerçek hikaye bulur. Kendilerininkine az da olsa benzeyen bir hikaye . Sanalda başlayan aşkın hikayesi. Tamer merak eder ve gülçeye okumak üzere Yazıcıdan çıkartır. Gece Hepsini teker teker Tamer okur. Kendi hikayelrine azcık da benzeyen hikayeyi de okur ve Biz de hikayemizi yazalım mı herkes bilsin ne olacak ki der tamer gülçe de kabul eder :)
    Sonra Gülçe konuşamadığı için onunla bir oyun oynar tamer. Örneğin ; Ben soru soruyorum " Yarın için bir planın var mı " Cevap için eğer planı varsa telefonun tuşlarına bir kez, Eğer planı yoksa iki kez, Eğer soruyu anlamadıysa 3 kez tuşlara basıyor Gülçe. ikisi de çok eğleniyorlar bu oyundan. Daha sonra kontör bitiyor ve gece uyuyorlar. Bu sabah ta ikisi birden öykülerini yazıyorlar. Aşkımız bitmez bizim onun için üç nokta koymak istiyorum.



    SONSUZA DEK ...​
     

Sayfayı Paylaş