1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sorma içim yanar, vicdan sızlar, an kalbe bakar…

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 10 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]








    Çaresi yok
    Yazan
    Bir kalem vardır
    Her lahza
    Kayıt altına alınan sayfalardır
    Umut hak ve hakikat için sevdadır,
    Heves kalbin için marazdır
    Vakitsiz bir nasip mi vardır,
    Sabır ve kanaat içinde demlenen aşk hali yakandır


    Bir kul
    Kalbini aşk
    Ve sevdaya hasrederse
    Çile ve cefa içinde demlediği hal,
    Ümit olarak biterse
    Hal mümbit bir halin toprağına dönüşşse,
    Kader ve gam hayır değil
    Vaktin bir sahibi vardır,
    Mizan hak ve adalet noktasında
    Vicdana çok yakındır


    Aşk
    Kalbin
    Ruhi telakkilerin
    Vasfında nefestir
    Hali kemali yete eriştiren ferdir,
    Firkat halinde seferdir
    Sır içinde makbul olan fetrettir,
    Bazen gönül için med cezirdir
    Haniflik için mertebedir,
    Kalbe hassasiyeti kazandıran letafettir,
    Umut için nasiptir


    Ölenle ölünmez
    Öyle mi, ?
    Ölmenin vaktine erişmek
    Bedenin canlı ve cezbeden halinde
    Ölmeyi bilmek aşk değil mi?
    Sevdasında köz olmak,
    Narında sabırla durulmak,
    O’nun rızasında koşmak
    Ömrü ihsan ve inayete adayıp
    Kul olmanın idrak ve feyziyle nefisten geçmektir


    Her doğan
    Bir umut ve muratsa,
    Ölen için matem niye
    Ne kadar sever ve gönül verirsek,
    En sevdiğine
    Kavuşması değil midir paye
    Neden gam eder,
    Feryat ederiz,
    Kendimizden geçecek kadar
    Dövünürüz, hal değil mi?
    Hakka ve hakikate iman etmiş için
    Beklenen saat gecikir mi, ?
    Niçin şüphe ederiz rahmetten keder mi?

    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş