1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sosyal Yardımların Etkileri

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Sosyal Yardımların Etkileri

    ASAGEMsosyal yardım yapan kamu kurum ve kuruluşlarından yardım alanların yardıma veyardım sağlayan kamu gücüne ilişkin duygu ve düşüncelerini belirlemek,uygulamadaki sorunları ortaya çıkarmak ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla"Sosyal Yardım Algısı ve Yoksulluk Kültürü Araştırması" yaptı. Araştırmada30 ilde 18 yaş üstü 2 yıldan fazla süredir kamusal sosyal yardımlardanyararlanan 2 bin 32 hane referans alındı.

    Neredeyseher seçimden önce iktidar partilerini suçlama amacıyla kullanılan sosyalyardımların arttırılması yaftalarının etkilerini gösteren bu araştırma kitaplaştırıldı.Bir siyasi partiye oy verenleri bidon kafalı diyerek hakaret edenler diğerpartilere oy verenleri nedense görmemezlikten gelmişlerdir. Bunun temel nedeniise yerel yönetimlerin ve merkezi yönetime bağlı kamu kuruluşlarının halkadağıttıkları yardımların seçim zamanlarında artmasını görmeleridir. Onlara görehalk pragmatik düşünmekte ve bana kim yardım ederse ona oy veririm demektedir.Bunun yanı sıra göbeğini kaşıyan adam ve dağdaki çobanla benim oyum birolmamalı diyenler sadece kendileri halktan yukarılarda görmektedirler.Kendilerini daha bilgili, alim, her şeyin farkında görenlerin yakalandığıhastalık hiç şüphesiz büyüklüktür. Halkı bilgisiz, cahil ve en daha da önemlisikendilerinden aşağı görenler buna benzer yaftaları her zaman yapmışlardır. Elitsistemin düşünce sistemine göre davranan ve düşünen bu insanlar kendiacizliklerinin ve halktan kopuşlarının farkında değillerdir. Bir köşe yazarınınifade ettiği gibi hiçbir zaman halkın içine çıkmamış, onlarla oturup konuşmamışve dar gelirlilerin yaşadıkları yerlere uğramamış kişiler tabi ki bu kadarinsanın belirli bir partiye oy verdiğini anlayamazlar.
    Araştırmasonuçları aşağıda özetlenmiştir:[1]

    Aile veSosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce (ASAGEM) sosyal yardım algısı konusundayapılan araştırmaya göre, yardım alanların yüzde 89.2'si çocuklarınınhayatlarını yardım alarak sürdürmelerini istemiyor; yüzde 88.2'si iseçocuklarını sosyal yardımlarla büyütmekten mutlu değil.

    Araştırma sonuçlarına göre yardım alanların en büyükgrubunu yüzde 27.4 ile 36-45 yaş aralığındaki kişiler oluştururken, sosyalyardım alan kişilerin yüzde 62.7'si kadın, yüzde 37.3'ü ise erkek.

    Yardım alanların yarıya yakını okuryazar değilken,yüzde 41.8'ini ilkokul mezunları oluşturuyor. Yardım alanların medeni durumunabakıldığında, evliler yüzde 61.3, dul ya da eşi ölmüş olanlar yüzde 28.1,boşanmış olanlar yüzde 5.3, bekar olanlar ise yüzde 4.1. Bunun yanı sıra yine aynışekilde yardım alan ailelerin yüzde 90'ının bir mesleği bulunmazken, yüzde86.6'sı herhangi bir işte çalışmıyor. Çalışanların 4'te biri özel sektördeişçiyken, beşte biri mevsimlik işçi olarak istihdamda yer alıyor. Yardım alanailelerin yüzde 70.9'unun ortalama aylık geliri 300 TL veya daha azken, yüzde24.2'sinin aylık gelirinin 300-600 TL arasında veya daha düşük olduğugörülüyor. Aylık geliri 900 TL'den fazla olanların oranı ise sadece 3.5. Budurum sosyal yardım alan ailelerin aylık gelirinin açlık sınırının altındakaldığını gösteriyor.

    Vatandaşlar sosyal yardıma ihtiyaç duymamak içinellerinden gelen çabayı göstermelidirler" diyenler yüzde 89.7 iken, yüzde73.8'i bir iş bulursa sosyal yardım almayı bırakacağını ifadeediyor. Sosyal yardım alanların yüzde 84.9'u devletin ihtiyacı olanvatandaşlara sosyal yardımda bulunması ve bunun için diğer harcamaları kısmasıgerektiğini belirtirken, yüzde 81.5'i ise "daha fazla ihtiyacı olanlarvarsa bana değil o kişiye yardım edilsin" görüşüne katılıyor.

    Yardım alanların yüzde 79.8'i sosyal yardımlarkarşılığında seçimlerde oylarını belli bir partiye veya adaya vermekzorunluluğu duymadıklarını belirtiyor. Yardım kurumu görevlilerininyardımları adil dağıttığına inananların oranı yüzde 61.4 iken, yüzde 36'sı yardımlarınadil dağıtılmadığını düşünüyor. Sosyal yardım alanların yüzde 93.3'üyardımlardan memnun olduklarını ifade ediyor.

    Faydalanılan yardım türlerinde ilk sırayı aileyardımları alırken, bunu eğitim ve sağlık yardımları izliyor. Sosyalyardımların kesilmesini durumunda bundan çok fazla etkileneceğini ve hayatınınçekilmez bir hal alacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 74.1'i buluyor.

    Araştırmasonuçlarından çıkarılacak sonuçlar ise şu şekilde sıralanabilir:

    1. Yardım alan insanların büyük bir kısmıiçinde bulundukları durumu kabul etmiyorlar ve eğer fırsat verilirse çalışacaklarınıbeyan ediyorlar. Aynı şekilde her ailenin birincil amaçlarından biri olançocuklarına düzgün bir gelecek sağlama araştırma sonuçlarına göre yardım alanailelerde de mevcut. Özellikle kalıplaşmış bir düşünce olan yoksulluğu kabuletmişler veya çalışmak istemiyorlar gibi yakıştırmaların ne kadar yanlış vegeçersiz olduğu araştırma ile gözler önüne serilmektedir.

    2. Bazı kesimler tarafından iddia edildiğigibi yardım alanlar zengin veya ihtiyaç sahibi olmayan insanlarda değil tersineeğitim seviyeleri düşük işsizlerden oluşmaktadır. Bunun yanı sıra kadınlarınerkeklerden daha fazla yardım alması erkeklik onuru veya gururu ileaçıklanabilir. Kadınların iş bulma konusunda daha az şansları olmaları onlarıyardım alamaya iten diğer bir etken olabilmektedir. İhtiyaç sahiplerinin büyükçoğunluğunun 300-600 TL arasında aylık geliri olmaları bu kişilerin yardımlarolmadan açlık ile baş başa kalabilmelerini göstermektedir.

    3. Günümüzde artık unutuldu dese de öncedaha kötü olanlar kıstasının hiçte düşünüldüğü gibi mazide kalmadığıgörülmektedir. Her ne kadar ihtiyaç sahipleri durumlarının kötü olduğunu veyardımsız yaşayamayacaklarını belirtseler de kendilerinden daha güç durumdaolanlara öncelik verilmesini istemektedirler. İnsanlığın geldiği durum çoğukişi de korku uyandırırken Anadolu’nun tarihsel özelliklerini hala koruduğusevinç uyandırmaktadır.

    4. Bu yazının asıl önemli vurgu noktasıolan sosyal yardımlarım siyasi tercihleri değiştiriyor iddiasını büyük birçoğunluk ile araştırma çürütmektedir. Görüldüğü üzere ihtiyaç sahibi olsalarda, eğitim düzeyleri düşük olsa da ve işsiz olsalar da insanlarımız oylarınıyardımlara göre belirlememektedir. Siyasi suçlamaları adet haline getirmiş elittabaka insanlarının halkı bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam ve dağdaki çobangibi hakaretlerle suçlamalarına karşılık araştırma sonucuna göre yardım alanlargururlu, onurlu ve kararlıdırlar. Özellikle seçimlerden sonra Tunceli’de ortayaçıkan manzara bunun en temel göstergesi olmasına rağmen yine de bazı insanlargörmemezlikten gelme yolunu tercih etmektedirler.



    Kısa vadede yardımlarihtiyaç sahiplerinin mağduriyetini azaltsa da uzun vadeli bir çözüm değildir.En kesin çözüm bu insanların alınlarının teriyle para kazabilecekleri işolanaklarının sağlanmasıdır. İnsanlarımızın devlette olsa başkasının elinemuhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak birinci öncelikli sosyal amaç olmalıdır.Sosyal devlet ilkelerine uygun yapılan bu çalışmalar siyasi rant ve yıpratmaiçin ihmal edilmemelidir. Belirli bir kesim tarafından yapılan hakaretleri isetoplum kendi içinde cezalandıracaktır.



    Hakan UZUN

    [1] SosyalYardım Algısı ve Yoksulluk Kültürü, yay. haz: Sadık GÜNEŞ-Ankara: Aile ve Sosyal Araştırmalar GenelMüdürlüğü, 2010, 306 s. (ASAGEM; yayın no 144)
     

Sayfayı Paylaş