1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sosyofobi Nedir? Sosyofobiyi Yenmenin Yolları

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 14 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Sosyofobi için çözümünüz yine insanlarda, onları kullanın...
    Kimi annelerin "özgüveni yok, toplum içine çıkamıyo" diye düz bi şekilde nitelendirdiği bu olay, aslında çözümü bir ince ip kadar olan gayet yaygın bir vaka. Çok yaygın çünkü baskın toplumlarda anne-baba egemenliği çocukların genç yaşta seslerinin çıkmasına ilk etapta pek hoş bakmıyor. Özgüven, hayatı öğrenme aşamalarında gencin deneye yanıla keşfettiği bişe. E ama her yanıldığında başına kakılıyorsa nolacak? Hadi bi de bu yetmedi; ilkokulda, ortaokulda veya lisede kendinden çok daha özgür ve güvenKazandırılmış şekilde belki biraz da şımarıkça yetiştirilmiş kardeşleriyle tanıştığında normal bir sohbet ortamı kuralları gereği çok konuşan birileri varsa o çocuk da az konuşan kişi olacak.
    Daha çok konuşan, daha çok dinlettirecek, daha çok doğrulanacak. Bu çocuğunsa sözleri gayet rahat yargılanacak, yerilecek.
    Neyse dönelim şimdi, çocuk değiliz artık. Ama o şımarık yetişmiş çocuklar hala aramızda. 20-30 yaşında hala bu fobiyle uğraşan tonla insan vardır ülkemde zannımca. Bir zamanlar ben de böyleydim; yanlışı keşfettiğimde tabiri caizse kabak çiçeği gibi açıldım. Bazen insanları bıktırırcasına konuştum, gayet de memnunum.
    Sosyofobisi olanların en büyük sorunu toplu konuşmalara katılamamak. İnanın şu an
    görüyorum ki bu, dünyanın en saçma kaygısı. Panik atağın uzun dönemli tetikleyicisi
    aynı zamanda. Ya düşünsenize ne kadar bilgili birisi konuşuyo olabilir ki karşınızda. Türkiye'de yaşıyorsunuz, eğitim düzeyi belli, kitap okuyan sayısı belli. Karşıdakini biraz hor görün o kadar değer vermeyin; %80 ihtimalle kafadan sallama, uydurma, "bugündeKendiSosyalSözPayımıAktarayımDaDogruBilgiVermesemDeOlur" gibi
    mantalitede insanların sözleri. Bir kere başta yaptığınız hata şu: Onları eleştirmiyorsunuz.
    Bir sinema filmi izledim diyor, sorun: Kim oynuyor? Bir kitaptan bahsediyor, ana karakterleri sorun. Dediğim çıkacak inanın; bizim yeni yetme gelişen insanımız için toplum önündeki saygınlık konuştuğu konunun içeriğinden veya bilginin dürüstlüğünden daha öte.
    Konuyu bilmeseniz bile bi fikir atın; çoğusu yapıyor bunu, siz neden yapmayasınız?
    Soru sorun, yargılayın. Bunlar olduğundaki değişimi göreceksiniz. Değişim ortam sessiz veya yetersiz kaldığında sizi konu açmaya itecek. Tabi bu çok ayrı bi konu.
    Bir muhabbet açmak istiyorsunuz ve konunun tutup tutmayacağı konusunda endişeniz var.
    Bu da bir önceki durum kadar saçma. Sizi %100 temenni ederim ki böyle bir duygu
    kesinlikle hiçkimsede oluşmuyor. Tecrübemle sabit bu sözüme lütfen inanın. En fazla
    yapılacak yorum, sizle dalga geçilmesi olur. Bu da bunu yapan kişinin geyik goygoy
    yapması. O kadar kalitesiz bi laf ettiniz, böyle bir durum oluştu. Kaybetmeyin şu
    lanet güveninizi ve duruşunuzu. Bir geyik de sizden türemiş olsun. Espriyi kaldırabiliyor diye bir zaman sonra geyik bir insan olarak bile anılmaya başlayabilirsiniz. Tabi bunu alışkanlığa dönüştürmeyin. Bu durum karşısında gülümseyin, hala güçlü olduğunuzu gösterin.
    Gösterin ki rekabetli bir iş ortamında, sizi kıskananların olduğu bir komşu toplantısında niyeti pek de iyi olmayarak dalga geçenler bile duruşunuz karşısında çaresiz olduklarını görsün.
    Bi de şunu düşünün ola ki enteresan bir konu açtınız, açamayışınız sorun değil de....
    Diyelim ki tuttu ve sohbet devam ediyo. Artık onların arasındasınız. Bunu bir kere başarın; inanın bu sıkıntıdan eser kalmayacak.
     

Sayfayı Paylaş