1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sosyoloji Sözlüğü

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 3 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    – A –

    Alt Kültür :
    Bir toplumdaki egemen toplumsal grubun dışında bulunan toplumsal grupların kendi kültürlerine denir. Egemen kültür biçiminin dışında bulunan kültür normları.

    Alt Yapı : Bir toplumsal gruba ait olan tüm maddi bölüm. Daha çok üretim biçimi, mimari yapı denilebilecek, toplumun günlük yaşamında kullandığı maddi öğeler.

    Anaerkil : Toplumsal yönetim gücünün kadının elinde toplandığı durum. Tüm toplumsal kurum ve kuruluşlarda (aile, devlet, kamu kurumları ve iktisadi işletmeler…) karar verme ve yönetme gücünde kadın egemenliği vardır. Ayrıca bu egemenlik kız evlat üzerinden devredilir.

    Anomi :
    Toplum ilişkilerini yönlendiren kuralların zayıflaması sonucu oluşan boşluk durumu.

    Artı Değer : Üretim sürecinde, tüm giderler (kira, hammadde, enerji, ücret ve faiz giderleri) hesaplanarak toplam gelirden çıktıktan sonra kalan miktar sermayedarın kârı olarak kabul edilir. Bu miktar, işçinin “artı” olarak fazladan ürettiği değerdir.

    Arz-Talep Yasası :
    Piyasada bir malın değerinin, malın piyasada az bulunup çok istenmesine bağlı olarak artacağını, tersi bir durumda ise düşeceğini savunan anlayış.

    Ataerkil :
    Toplumsal yönetim gücünün erkeğin elinde toplandığı durum. Tüm toplumsal kurum ve kuruluşlarda (aile, devlet, kamu kurumları ve iktisadi işletmeler…) karar verme ve yönetme gücünde erkek egemenliği vardır. Ayrıca bu egemenlik erkek evlat üzerinden devredilir.

    – B –

    Bölüşüm :
    Üretilen bir mal veya hizmetin üretim aşamasındaki etkenler (doğa, işgücü, hammadde, enerji, üretim araçları ve teşebbüs) arasında dağılımı.

    Burjuva : Özellikle sanayi devriminden sonra üretim araçlarına (fabrika gibi) sahip olarak zenginleşen sermaye kesimi. Kapitalist toplumda üst tabakayı oluşturan grup.

    Bürokrasi : Devlet mekanizmasında bulunan birey, grup ve kurumların tümü.

    – C, Ç –

    Cemaat :
    Kan bağıyla bir araya gelmiş, uzmanlaşmanın olmadığı, dayanışma esaslı insan grupları.

    Cemiyet : İşbölümü amacıyla bir araya gelmiş, mesafeli ilişkilerin bulunduğu insan grupları.

    Çekirdek Aile : Anne, baba ve çocuklarla sınırlı olan aile.

    – D –

    Damping :
    Bir malın gerçek değerinin altında satılmasıdır.

    Değişim :
    Biçim ve ilişkilerde bir durumdan, başka bir duruma geçme.

    Deflasyon :
    Bir ekonomide toplam arzın, toplam talepten çok olmasıdır. (Enflasyonun tam tersi)

    Devalüasyon :
    Enflasyon sonucunda mal veya hizmete olan ihtiyacı gidermek için ülke ithalata yönelir. Bu durumda tıkanan ihracatın (dış satım) arttırılması için paranın değerinin altın ve döviz karşısında düşürülür. Devalüasyon, ülke parasının yaşadığı bu ani değer yitimidir.

    Devrim (İhtilâl) : Tüm değer ve biçimlerde meydana gelen ani ve köklü değişim.

    – E –

    Emek :
    İnsanın kendisini yada doğayı belli bir amaca yönelik olarak değiştirmek için giriştiği bilinçli eylemlilik süreci.

    Enflasyon : Bir ekonomide toplumsal talebin (toplumun herhangi bir mala veya hizmete olan ihtiyacının), toplam arzdan (topluma sunulan mal veya hizmet miktarından) fazla olmasıdır. Bu durumda ürün miktarından fazla tüketici olduğu için ürünün değeri yükselir, paranın değeri düşer. Kısaca enflasyon, ülke piyasasında bulunan paranın, üretilen mal ve hizmet değerinden daha fazla olması durumunda ülke parasının değer yitirmesidir.

    Evrim : Değer veya biçimlerde meydana gelen yavaş yavaş ve kısmi değişim.

    – F –

    Faiz :
    Üretim sürecine parasal (yada değişim değeri olan herhangi bir değer) desteğini yatıran sermayenin, üretim sürecinden elde ettiği gelir.

    Fonksiyon (işlev) :
    Bir kültür öğesinin toplumsal uyum üzerine yaptığı katkı.


    – G –

    Gelenek :
    Toplumun eski zamanlarından (atalarından) kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiş olan, sözsel, davranışları düzenleyen ve etkin bir yaptırım gücü bulunan kurallar bütünü.

    Görenek : Toplum davranışını düzenleyen, fakat uyulması için herhangi güçlü bir yaptırımı bulunmayan kurallar bütünü.

    Gümrük : Bir ülkenin ulusal sanayisini korumak amacı ile dışarıdan gelen mallara koyduğu sınırlamadır. Gümrük aynı zamanda ithalat ve ihracat üzerinde de denetimi sağlar.

    – H –


    Halk : Bir ülkede yaşayan, ortak bir kültüre ve yaşam geçmişine sahip insanlar bütünü.

    Hiyerarşi : Tüm gücün en geniş ölçüde en üst kademede bulunandan en alttakine doğru sıralandığı sosyal örgütleniş biçimi.

    Heterojen Toplum : Toplumu oluşturan ayrı ayrı niteliklere sahip kişilerin kendi özelliklerini koruduğu, mesleki uzmanlaşmaya sahip toplum biçimi.

    Homojen Toplum :
    Toplumu oluşturan ayrı ayrı niteliklere sahip kişilerin kendi özelliklerini koruyamadığı ve toplum kültüründe eridiği, mesleki uzmanlaşmaya sahip olmayan toplum biçimi.

    – I, İ –


    İdeoloji :
    Belli bir toplumdan en genel olarak toplumlara kadar uzanan bölümdeki tüm yapılar hakkında birbiriyle tümüyle tutarlı bilgi ve inançlardan oluşan düşünce sistemi.

    İktidar : Toplumun yönetim gücünü elinde bulunduran kişi, zümre veya kesim.

    İnkılâp :
    Biçim ve ilişkilerde bir durumdan, başka bir duruma geçme (değişim, dönüşüm).

    – K –

    Kamuoyu :
    Herhangi bir konu üzerinde toplumun tüm kesimlerinin ortaklaştığı yaklaşım biçimi.

    Kâr :
    Üretim sürecine teşebbüs etmiş olan girişimcinin, üretimden elde ettiği gelir.

    Kartel :
    Rekabeti azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak için, aynı malı üreten firmaların kendi aralarında yaptıkları anlaşma. Bu anlaşma daha çok anlaşma dışındaki firmaların ve küçük kuruluşların iflasını amaçlamaktadır. Böylece kartel oluşturan firmalar tekel konumuna geçebilirler. Kartel anlaşmasıyla firmalar bağımsızlıklarını yitirmez.

    Kentler (siteler ):
    Özlerde toprağın işlenmesiyle ortya çıkan üretim fazlası bir pazar yerinin varlığını gerekli kılmıştır. Kent bir pazar yeridir.

    Klan:Totem adı verilen hayvan, bitki ya da eşyadan geldiğine inanan, bu nedenle kendilerini akraba sayan ve henüz toprağa yerleşmemiş toplumdur.

    Kliring : İki ülkenin kendi aralarındaki mal alış-verişlerinde kendi ulusal para birimlerini kullanmak üzere yaptıkları antlaşmadır.

    Konvertibilite : Bir ülkenin ulusal parasının dünya piyasalarında alınır satılır olmasıdır.

    Kuvvetler Ayrılığı : Devleti yönlendiren “yasama”, “yürütme” ve “yargı” yetkisinin ayrı ayrı kişi veya kurumlara verilmesi. Daha çok demokrasilerde kullanılan, sistemin kendini koruma aracı.

    Kültür : Bir toplumun tarihsel süreçte yaşadığı toplumsal değişimlerle elde ettiği tüm maddi ve manevi değerler ve bu değerleri yaşatmada kullanılan araçların tamamı.

    – L –

    Lâik (-lik) :
    Devlet yönetiminde dini inançların, dini inançlardan da devlet güçlerinin olmamasını savunan düşünce sistemi ve bu sistemi uygulayan yönetim biçimi.

    Liberalizm : İnsanların özgürce düşünmesini ve özgürce ekonomik girişimde bulunmasını savunan düşünce. İkiye ayrılır: Sosyal Liberalizm (özgür toplumsal yaşamı savunur) ve Ekonomik Liberalizm (özgür ekonomik girişim imkânları yaratılmasını savunur).

    Liyakat : Layık olma, yaraşırlık, uygunluk.

    Lonca : Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan mesleki örgüt.

    – M –

    Mana:
    Belirli insan, hayvan, bitki ya da doğa öğelerinde kendini gösteren gizemsel güce verlen addır, bu güç totemde bulunur.

    Meşru : Kamuoyu tarafından onaylanmış olan kural veya durumlar.

    Meta : Kullanım ve değişim değeri olan şeylerin bütünü (mal).

    Millet : Aynı coğrafi bölgede yaşayan; aynı ekonomiyi, dili ve kültürü paylaşan; tarihsel geçmişe dayanan ve ortak amaçları bulunan en geniş insan topluluğudur.

    Milli Gelir : Bir ülkede bir yılda üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerine, gayri safi milli hasıla denir. Bu gayri safi milli hasıladan makinelerin yıpranma payı olan amortismanlar (yenileme giderleri) çıkarılırsa milli gelir elde edilir.

    Monografi : Bir toplumsal birimin bir yanıyla ilgili olarak yapılan derinlemesine ve sistemli çalışmadır.

    Muhalefet :
    Henüz iktidar olmamış ama iktidar olmayı hedefleyen, iktidarı elinde bulunduran kesimin karşısında onu sorgulayan kişi, zümre yada kesim.

    – N –

    Nicelik :
    Herhangi bir şeyin ölçülebilir, ve hesaplanabilir olan sayısal yanı.

    Nitelik : Herhangi bir şeyin durumunu bildiren, onun hakkında bilgi veren betimsel yanı.


    – O, Ö –

    Oba :
    1. Büyük göçebe çadırı. 2. Çadır halkından oluşan topluluk.

    Otokratik : Yetkeci, Kontrolü, yetkiyi kendinde toplayan, kendinden başka güç kabul etmeyen dşünce biçimi.

    Otorite : Bir kişinin yada grubun, toplum tarafında meşru görülen karar verme ve yönlendirme yetkisi veya gücü.

    Oymak : Bir topluluğun ayrıldığı kısımlardan her biri, kabile, aşiret.

    Öğrenme : Belli bir durum ve sorular karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği.

    Örgüt : Bir işin yapılması için oluşturulan yapı, organizasyon.

    Örneklem : Bir araştırmada, bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup.

    Örneklem Grubu : Kamuoyu yoklaması yapmak amacıyla, zamandan ve ekonomiden tasarrufu sağladığı için toplumun genel özelliklerine sahip olduğu düşünülen insanlardan seçilen grup.

    Özdeşleşme :
    Özdeş duruma gelme; bir olma, aynı olma, farksız olma.

    Özler ( Aşiretler ): Boyların toprağa yerleşmesi özleri oluşturmuştur. Klandaki totem inancının zayıflaması giderek klan ailesinin değişikliğe uğramasına ve özlerde gerçek kandaşlığa dayanan aile tipinin doğmasına neden olur. Bu ailelerde bireyler arasında cinsiyete dayalı bir iş bölümü vardır.


    – P –

    Proletarya :
    Sanayi devriminden sonra fabrikalarda çalışan işçiler içerisinden toplumsal sınıfının farkında olan kesim. Kapitalist toplumda alt tabakayı oluşturan, Sosyalist toplumda yönetim gücünü elinde bulunduracağına inanılan sosyal grup.

    Propaganda : Bir düşünceyi veya inancı savunan kişilerin, kendi gruplarını çoğaltmak amacıyla her türlü iletişim araçlarını kullanarak diğer gruplar üzerine yaptıkları ikna ve benimsetme çabaları.

    – R –



    Rant :
    Toprağın üretime katılmasından sonra üretim gelirlerinden toprak sahibine düşen gelir. Üretimi sağlayan etkenlerden biri olan doğanın bir parçası da topraktır.

    Rasyonel : Akla dayanan, akla uygun, ölçülü, hesaplı.

    Referans grubu : Kişilerin düşünce, değer ve davranışlarını örnek olarak benimsedikleri grup.

    Rekabet : Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma.

    Revalüasyon : Bir ülkede paranın altın ve döviz karşısında değer kazanmasıdır. (Devalüasyonun tam tersi)

    Rol çatışması :
    Kişinin statülerine bağlı olarak kendisinden beklenen davranışlar karşısında gösterdiği çelişik davranışlar.

    – S, Ş –

    Sanayileşme :
    Üretimde, makine, tezgah gibi maddi üretim araçlarına giderek daha çok yer verme, endüstrileşme.

    Sanayi Devrimi : 18. yy.’ın son çeyreğiyle 19. yy.’ın ilk çeyreği arasında önce İngiltere’de, sonra Kıta Avrupa’sında ortaya çıkan üretimde serileşmeyi ve makineleşmeyi kapsayan gelişme süreci.

    Saygınlık (prestij, itibar) : Toplum içerisindeki ilişkilerde herhangi bir kişiye yada kuruma diğerlerine karşı sosyo-ekonomik hiyerarşide üstünlük sağlayan durum.

    Sermaye : Toplumsal ekonomik yapı içerisinde kişilerin yada kurumların sahip olduğu tüm değişim değerleri.

    Siyaset : Belirli bir amaç doğrultusunda gerçekleşmesi istenen bir değişim için uygulanması planlanan tüm gidiş yolları.

    Sosyal sistem : Görevleri ve normları itibarıyla parçaları arasında uyum olan bütün.

    Sömürge : Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonumik yada siyasl çıkar sağladığı ülke, koloni.

    Şovenizm : Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan akıma verilen ad.

    – T –

    Tabu:
    Bazı nesneleri, bazı tutum ve davranışları yasaklayan, kutsal olanla olmayanı birbirinden ayıran kurallardır. Klan ve boylarda düzen, tabu yoluyla sağlanır.

    Tekel : Bir malın yapımının tek bir firmanın elinde bulunmasıdır. Firma malın değeri, üretimi ve sunumu ile ilgili tek söz sahibidir.

    Teknik : İnsanın doğaya uymak, doğayı kendine yararlı duruma getirmek için kendi hizmetinde kullandığı her türlü araç ve gereç.

    Teokrasi : Dini inanç çerçevesinde planlanmış olan kurallar bütünü.

    Teokratik düzen : Siyasal iktidarın dinsel temellere göre yapılanması.

    Topluluk : Belli bir yaşam tarzını paylaşan, karşılıklı bağlılık içinde, bilinçli, belli bir alanda yerleşen nüfus.

    Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan, ortak bir kültüre sahip olan ve temel çıkarlaarını sağlamak için işbirliği yapan insanların tümü.

    Toplumsal bütünleşme : 1. Toplumda amaçların izlenmesinde beliren duygu ve davranışlardaki birlikteliğin geliştirilmesi. 2. Ortak amaçların gerçekleştirilmesinde duygu ve davranışlardaki birlikteliğin geliştirilmesi.

    Toplumsal çözülme : Bir toplumda yada grupta üyelerin toplumsal kural yada düzene uymamaları sonucu toplum yaşamının bozulması ve dağılması durumu.

    Toplumsal dayanışma : Toplumun kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesi.

    Toplumsal değişim : Toplumun herhangi bir döneminde maddi ve manevi öğelerinde yeni özelliklerin oluşması.

    Toplumsal düzen : Bir toplumda geçerli olan üretim güçleri ve üretim ilişkileriyle üst yapı kurumlarının karşılıklı olarak oluşturdukları uyum.

    Toplumsal farklılaşma . Kişi veya gruplarda farklı özelliklerin toplulukça oluşturulması, tanınması ve benimsenmesi.

    Toplumsal hareketlilik : Kişi veya grupların toplum içinde sahip oldukları konumdan başka bir konuma geçmeleri.

    Toplumsal kuram : Toplumun oluşumu, değişimi sınıflaşması gibi olayların blimsel açıklamasını yapan kuram.

    Toplumsallaşma : Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşme süreci, sosyalleşme.

    Toplumsallaştırma :
    Toplum yararına çalışır duruma getirme, sosyalizasyon.

    Toplumsal olgu : Hertürlü maddi ve manevi toplumsal değer, ilişki yada sürecin ayırt edilebilen yönü.

    Toplumsal rol : Bir toplumsal kümede, bireylerin bulundukları konum gereği yüklendikleri işlev.

    Toplumsal sınıf : Bir toplumda aynı görevi yapan, çıkarları aynı olan, aynı koşullarda yaşayan büyük insan grubu.

    Toplumsal statü : Bir bireyin yada toplumsal kümenin başka birey yada kümeler karşısındaki konumu.

    Toplumsal tabaka( katman ) : Bir toplum içinde makam, şöhret meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan herbiri.

    Toplumsal tabakalaşma : Toplumdaki nüfusun hiyerarşik olarak sıralanması.

    Totoliter : Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altına tutulduğu, bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubun elinde toplandığı demokratik olmayan devlet düzenine verilen ad.

    Töre : Toplumun yaşantısında alışılmış olan kalıp davranış biçimlerinin tümü.

    Tröst : Aynı malı üreten firmaların aynı çatı altında toplanmalarıdır, Firmalar bağımsızlıklarını yitirerek, tek bir yönetime girerler.

    Tutuculuk : Hertürlü toplumsal değişmeye karşı çıkarak kurulu toplumsal ve kültürel düzenden yana oma.


    – U, Ü –

    Ulus :
    Aynı coğrafi bölgede ve ekonomide yaşayan, ortak bir dil ve kültür benimsemiş en geniş insan topluluğu.

    Ulusal gelir : Bir ülkede bir yıl içinde üretilen mal ve hizmetlerin para ile ifade edilen net toplamı.

    Uyma : Bireyin; grubun adetlerine, toplumsal kurallarına uygun olarak davranması.

    Ülkü :
    Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal.

    Üretim : Belli bir ihtiyacı karşılamak için ortaya bir mal çıkarma süreci.

    Üst Kültür : Bir arada yaşan toplumların kültürlerinden oluşmuş ortak kültür.

    Üst Yapı : Toplumun yaşantısından doğan tüm kültürel ve manevi özellikler.

    Y

    Yabancılaşma :
    Emeğin, toplumsal ilşklerin, insanın özellik ve yeteneklerinin olduklarındn değişik biçimde kavranması.

    Yapı : Parçaları ve öğeleri arasında uyum ve karşılıklı ilişkiler bulunan bütün.

    Yaptırım : Bir kuralın uygulanmasını sağlayan zorlayıcı faktörlerin tümü.

    Yaşama biçimi : İnsanların yiyecek, giyecek, barınak, dinlenme, sağlık vb. gereksinimlerini karşılamaya ilişkin koşullarının gösterdiği belirli biçim.
     
  2. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Ahh ne isterdim sosyolog olmayı,kısmet:)
     

Sayfayı Paylaş