1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sovyetler Birliği antlaşmaları

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Sovyetler Birliği antlaşmaları

    Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı
    Kars Antlaşması
    Moskova Antlaşması
    Moskova Ateşkes Antlaşması
    Moskova Barış Antlaşması
    Paris Antlaşması (1947)
    Rapallo Antlaşması (1922)
    Tartu Antlaşması
    Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması


    Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı
    Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı, Molotov-Ribbentrop Paktı olarak da bilinir. II. Dünya Savaşı öncesi Münih Anlaşması ile Çekoslavakya'nın Südetler bölgesinin Almanya'ya bırakılması üzerine Batı ile yaptığı ittifaklara güveni azalan Stalin, yaklaşan savaş için hazırlıkları tamamlamak için gerekli olan zamanı kazanabilmek maksadıyla Hitler'le anlaşmaya karar verdi. Yahudi asıllı Dışişleri Bakanı Litvinov'u görevden alarak yerine Molotov'u atadı. Yine 10 Mart'ta verdiği bir demeçte Batılıları bir Alman-Sovyet savaşı çıkarmakla suçladı. Aynı şekilde Adolf Hitler de bir Batı-Sovyet yakınlaşmasından endişe ediyordu. Bütün bu gelişmeler sebebiyle 20 Ağustos'ta Hitler, Dışişleri Bakanı Ribbentrop'u görüşmek üzere Moskova'ya yolladı ve 23 Ağustos'ta da Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı imzalandı. Diğer yönleriyle normal bir saldırmazlık paktı olan bu antlaşmanın gizli maddelerinde Doğu Avrupa üzerindeki Alman ve Sovyet etki alanları belirleniyordu. Bu paktın ışığında Almanya Polonya'ya girecek ve II. Dünya Savaşı başlayacaktır.

    Paktın içeriği

    Antlaşmanın odak noktasını Doğu Avrupa'nın paylaşımına dair gizli protokol oluşturuyordu.[1] Ribbentrop Polonya'nın 1914 sınırları doğrultusunda etki alanlarına bölünmesini önerdi. Tek fark Varşova'nın Almanya'ya bırakılan batı bölümünde yer alması olacaktı. Bu etki alanlarında ayrı bir Polonya devletinin varlığının sürdürülüp sürdürülmeyeceği veya bu alanların Almanlar veya Sovyetlerce işgal edilip edilmeyeceği konusu protokole dahil edilmedi. Baltık devletleri konusunda Ribbentrop'un önerisi Finlandiya ve Estonya'nın Sovyet etki alanı, Litvanya'nın Alman etki alanına dahil edilmesi; Letonya'nın ise bölüşülmesi idi.
    Paktın sonu

    Almanya 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne saldırarak bu paktı çiğnemiştir.

    Paktın etkileri


    Komintern üzerinden Sovyetler Birliği Komünist Partisine bağlı olan kardeş komünist partilerde bu antlaşma ölümcül sarsıntlara yol açacaktır. Örneğin işgal altındaki Yunanistan'da faaliyet gösteren Yunanistan Komünist Partisi dağılmanın eşiğine gelecektir. 1941 yılında Almanya'nın Sovyetler Birliğine saldırmasıyla komünist partiler Avrupa çapında işgale karşı direniş mücadelesine önderlik edeceklerdir.



    Kars Antlaşması
    Kars Antlaşması, Rusya, 1917'den sonra Kafkasya’dan çekildi. Bölgede Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bağımsızlığına kavuşmuş ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti, Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti başta olmak üzere üç devlet kurulmuştur. Fakat Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti iki yıl sonra Kafkasya’yı yeniden işgal etmiştir. Bölgedeki üç devlet Sovyetler Birliği ismini alan yeni Sovyet rejiminin idaresine girdi. Sakarya zaferinden sonra Sovyet Rusya’nın aracılığıyla üç Sovyet Cumhuriyeti Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan ile Kâzım Karabekir'in temsil ettiği TBMM Hükümeti arasında 13 Ekim 1921'de Kars Antlaşması imzalandı. Buna göre: Her 3 Cumhuriyet, Moskova Antlaşması'nı kendileri için de geçerli sayıyordu. Böylece Türkiye’nin doğu sınırı kesinleşti ve Ermeni Sorunu da sona erdi.

    Bir giriş bölümü, 20 makale ve eklerinden oluşmaktadır. Sözleşmenin geçerli şartı kabul edilmemiştir. Ancak, bazı bilgilere göre antlaşmanın hükümleri 25 yıllık geçerliliği olan ek protokolleri mevcuttur. Böylece, Azerbaycan'ın Nahçıvan bölgesinin hemillik hakkında 5.Maddede ifade edilen şartı açıktır. Sovyetler'in yıkılmasıyla beraber Ermenistan bu konuda farklı görüşler belirtmiş farklı makamlar Kars Antlaşmasını kabul etmediklerini açıklamıştır.

    Berlin (Potstdam) Konferansın liderlerinin 6’ncı toplantısında Molotovun 22 Temmuz 1945 yılında Türk-Sovyet müttefik anltaşmasının koşulları hakkında yapılmış açıklaması bu süre ile koşullandırılmıştır. Bu koşulları Kars, Artvin ve Ardahan hariç bölgelerin geri vermesi ve Karadeniz Boğazlar sorunları çözüm hükümleri kapsamaktadır.

    Benzer antlaşmaların uluslararası tecrübesine gorunce, kural olarak belirli eylem süre ve kullanım düzen bulunmaktadir, ama genel kullanım için hazırlandığı ana metinde bu hakkinda tespit yoktur, cunku gizlilik vardır.

    Konferans ve imza

    Kars Konferansı'na Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini temsilen, başdelege olarak Doğu Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, delege olarak Burdur milletvekili Veli Bey, Ankara hükümetinin Azerbaycan temsilcisi Memduh Şevket Bey, Doğu Anadolu Demiryolları inşaat başmühendisi Muhtar Bey, müşavir (danışman) olarak Batum milletvekili Edip Bey, Reji Umûmî Müfettişi Muvaffak Bey, Doğu Cephesi Kurmay Başkanı Kadri Bey, Kurmay Binbaşı Veysel Bey, Kurmay Binbaşı Talât Bey ve kâtip olarak dışişleri memurlarından Zühtü Bey, Osman Bey ve Cephe yaverleri Nazmi Bey ve Selahattin Bey katlımışlardır.

    Antlaşma, Türkiye'yi temsil eden Kazım Karabekir Paşa, Veli Bey, Muhtar Bey, Memduh Şevket Bey, Sovyetler'i temsil eden Rusya büyükelçisi Yakov Ganetsky, Ermenistan dışişleri bakanı Askanaz Mravian ve iç işleri bakanı Poghos Makintsian ile Azerbaycan Devlet Bakanı, Behboud Shahtahtinsky ve Gürcistan savunma bakanı Shalva Eliava ve dış işleri bakanı Alexander Svanidze'nin katıldığı bir toplantıyla imzalandı.
    Şimdiki durum

    Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1991'de dağıldıktan sonra bağımsız olan Ermenistan Kars Antlaşması'nı tanımadı. Erivan Taşnak Partisi Temsilcisi Kiro Manoyan ve Ermenistan dış işleri bakanı Vartan Oskanyan Kars Antlaşması'nın Sovyetler Birliği ile imzalandığını bağımsız Ermenistan tarafından imzalanmadığını öne sürerek bu sınırların geçerli olmadığını, daha farklı bölgeleri sınır belirlemiş Sevr Antlaşmasını esas aldıklarını belirtti



    Moskova Antlaşması
    Moskova Antlaşması, Sovyet Rusya ile TBMM Hükümeti arasında 16 Mart 1921'de imzalanan antlaşma.

    Sovyet Rusya'nın genel siyasetini dikkate alan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bekir Sami Bey Başkanlığında Moskova'ya bir heyet göndermişti. Bu heyet, Sovyetler ile Ankara Hükümeti arasında yapılacak antlaşmaya esas olacak ve Brest Litovsk Barış Antlaşması'na dayanan bazı hususları tespit etmiş ve böylece 20 Ağustos 1920'lerde iki hükümet arasında olumlu görüşmeler başlamıştı. Ancak, Sovyet Dışişleri Komiseri Çiçerin'in Kafkasya'da Türkiye'ye ait bazı bölgelerin Ermenistan'a verilmesini istemesi üzerine antlaşmanın imzalanmasından vazgeçilmişti.

    Bunun üzerine Eylül 1920'de harekete geçen Kâzım Karabekir komutasındaki 15. kolordu Kars, Ardahan, Artvin, Batum ve Iğdır'ı aldıktan sonra Taşnakların idaresindeki Ermenistan ile Gümrü Anlaşması imzalanarak sınır tesbit edilmişti. Bu sınırın Sovyetler Birliği tarafından da onaylanmasını isteyen Mustafa Kemal, Ali Fuat Paşa'yı Moskova elçiliğine tayin etti. Ali Fuat Paşa heyeti 14 Aralık 1920'de Ankara'dan ayrılmıştı. Keza, Çiçerin de Ekim ayında Gürcistan'ın Ankara elçisinin kardeşi olan M. Budu Medivani'yi Ankara'ya elçi olarak görevlendirmişti. 19 Şubat 1921'de Ankara'ya gelen Medivani, Mustafa Kemal Paşa'ya itimatnamesini sunmuştu.

    Bundan sonra Türk-Sovyet ilişkilerinin gelişmesi iki tehlike ile karşılaştı. Bunlardan Birincisi: Türk-Sovyet görüşmelerinin yapıldığı sırada Enver Paşa'nın Moskova'da bulunması idi. İkincisi ise; Azeri milliyetçilerinin girişimiyle Bakü'de Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etmesi ve burada "Doğu Milletleri Kongresi"nin toplanması idi. Ancak, her iki sorun da Türk-Sovyet görüşmelerinin olumlu sonuçlanmasına engel olamadı. Bunda, Türk ordularının Doğu'da Eylül-1920'de Ermeniler'i; Batı'da da, Ocak-1921'de Birinci İnönü Savaşı'nda Yunanlılar'ı yenilgiye uğratmalarının ve dolayısıyla Ankara temsilcilerinin Moskova'daki pazarlık gücünü artırmış olmasının sağladığı etkinin varlığı idi.

    Neticede taraflar, Batum'un Sovyetler Birliği'ne terkedilmesi karşılığında Rusya'nın Türkiye'ye belirli miktarda altın ve silah göndermesi hususunda anlaştılar. Bu malzemelerin Ankara'ya taşınması işi de o sırada Moskova'da yaşamakta olan Halil Kut Paşa tarafından organize edildi.

    Antlaşmayı Türkiye tarafından Ali Fuat Paşa, Dr. Rıza Nur ve Yusuf Kemal Tengirşenk, Rus tarafından ise Dışişleri Komiseri Çiçerin ve Merkez Komitesi üyesi Kumuk asıllı Celal Edin Korkmazov imzaladılar.



    Moskova Ateşkes Antlaşması
    Moskova Ateşkes Antlaşması, Finlandiya ile diğer taraftan Sovyetler Birliği ve Birleşik Krallık ile 19 Eylül 1944'de imzalanmıştır. Anlaşma ile Devam Savaşı bitmiştir.
    Savaş koşulları

    Finlandiya 1940 yılında yaptığı Moskova Barış Antlaşması ile Karelya ve Salla bölgelerini ve Finlandiya Körfezi'nde bulunan bir çok adayı vermişti.Yeni Ateşkes ile 1940 yılında ki antlaşmaya bağlı kalınarak ayrıca Petsamo bölgesini de Sovyetlere veren Finlandiya Porkkala bölgesini de 50 yıllığına Sovyetler Birliğine bırakıyordu (Bölgenin yönetimi 1956 yılında Finlandiya'ya bırakıldı).

    Finlandiya Sovyetler Birliğine 6 yıl boyunca savaş tazminatı olarak $300,000,000 ödeyecekti. Ateşkesten sonra Finlandiya topraklarında bulunan Alman askerleri ile 1944-1945 arası Laponya Savaşı oldu.



    Moskova Barış Antlaşması
    Moskova Barış Antlaşması, Kış Savaşı'nda Finlandiya'nın yenilgiyi kabul etmesi üzerine Sovyetler Birliği ile Finlandiya arasında 21 Mart 1940 tarihinde imzalanan barış antlaşmasıdır. Ancak 25 Haziran 1941 tarihinde Devam Savaşı'nın başlamasıyla antlaşma geçerliliğini yitirmiştir.

    Antlaşma öncesi yaşanan olaylar
    29 Ocak 1940'ta Fin Hükümeti, Sovyetler Birliği'nin ilk barış teklifini almıştı. O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı. Finlandiya Vyborg şehri ve Ladoga Gölü onun bir parçası gibi Karelya bölgesinde konuşlanmıştı. Buna ek olarak, Hanko Yarımadası 30 yıl Sovyet kontrolü altına alınacaktır. Fin hükümeti ilk barış teklifini reddetti ve İsveç, İngiltere ve Fransa'ya askeri yardım taleplerini gönderdi. Finlandiya bu devletlerden ve Milletler Cemiyeti'nden destek umuyordu.

    Fin Ordusu'nun durumu kötüleşmeye başlamıştı. Bu durum karşısında Carl Gustaf Emil Mannerheim, Sovyetler Birliği ile barış görüşmesi yapmak için hazırlanıyordu. Böylece Mannerheim barış görüşmelerine başladı ve 21 Mart 1940 tarihinde Moskova Barış Antlaşması imzalandı.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Paris Antlaşması (1947)
    Paris Antlaşması 1946 yılında 29 Temmuz'dan 15 Ekim'e kadar süren Paris Barış Konferansının neticesinde 10 Şubat 1947'de imzalanmıştır. Muzaffer müttefik güçleri (başta ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği) İtalya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Finlandiya'nın antlaşmalarını görüşmüşlerdir.

    Antlaşmalar İtalya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Finlandiya'nın egemen devletler olarak uluslararası ilişkilerde yeniden sorumluluk almalarını ve Birleşmiş Milletler'e üye olmaya hak kazanmalarını sağlamıştır.

    Barış antlaşmalarında varılan sonuç savaş tazminatları, azınlık haklarının taahüdü ve düzenlemelerini içriyordu. Bu toprak düzenlemeleri İtalya'nın Afrika'daki kolonilerinden çekilmesini ve Macaristan-Slovakya, Romanya-Macaristan, Sovyetler Birliği-Romanya, Bulgaristan-Romanya ve Sovyetler Birliği-Finlandiya sınırlarında değişiklikler içeriyordu.

    Özellikle Finlandiya'da dayatılan sınır düzenlemesi çok büyük adaletsizlik ve Sovyetlerin Finlandiya seferi sırasında Finlandiya'nın batı nezdinde topladığı sempatinin ardından batılı güçlerin ihaneti olarak algılandı. Öte yandan bu sempati Finlandiya'nın Sovyetler Birliği'ne saldırmak için Nazi Almanyasına katılmasıyla kaybedilmişti.



    Rapallo Antlaşması (1922)
    Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği ve Almanya arasında İtalya'nın Rapallo kentinde 16 Nisan 1922 tarihinde imzalanan antlaşma [1].

    Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası sistemmden bir anlamda tecrit edilen Almanya ile Sovyetler Birliği Cenova Konferansı(en) sırasında iki ülke arasında dostluk ve işbirliğini yeniden kuran bu antlaşmaya imza attılar. Sözkonusu antlaşma ile, iki ülke arasında Brest-Litovsk Antlaşması'ndan (1918) kaynaklanan tüm mali ve siyasi hükümler mülga olmuştur.

    29 Temmuz'da sözkonusu antlaşmaya Versailles Barış Antlaşması hükümlerine aykırı olarak Almanya'nın Sovyetler Birliği'ne askeri eğitim vermesi hususunu içeren gizli bir ek iliştirilmiştir.

    Ancak sözkonusu antlaşma, Almanya'nın Batılı devletlerle ilişkilerini yumuşama sürecine sokması ve Locarno Antlaşması'nı imzalamasıyla, yürürlükte kalmasına rağmen, bir anlamda etkinliğini yitirmiştir.



    Tartu Antlaşması

    Tartu Antlaşması (Rusça: Тартуский мирный договор, Fince: Tarton rauha) Finlandiya ve Sovyet Rusya arasında 14 Ekim 1920'de 4 aylık görüşmeler sonucu imzalanmıştır.Antlaşma ile taraflar arasında ki sınır Fin İç Savaşı'ndan sonra çizilmiştir.

    Antlaşma Sovyetler Birliği'nin 1939 yılında Kış Savaşı'nı başlatması ile bitmiştir.




    Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması

    Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması , Moskova'da Mao Zedong ile Josef Stalin arasında yapılan çetin müzakereden sonra 14 Şubat 1950'te SSCB ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında imzalanan ve 11 Nisan 1950'te yürürlüğe giren 30 yıllık askerî ittifak ve teknolojik yardımlaşma antlaşması.

    Farazi düşman olarak Japonya gösterildiyse de hedefleri Amerika Birleşik Devletleri idi. 11 Temmuz 1961'de Çin Halk Cumhuriyeti'nin Kuzey Kore ile Çin-Kore Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşmasına imzalaması, SSCB'nin de Kuzey Kore ile askerî ittifak kurması ile ittifak antlaşmasının pekiştirerek güçlendirileceği öngörüldü. Fakat 1969'da zirveye ulaşan Çin-Sovyet Ayrılığı yaşanmaktaydı.

    Ocak 1979'da Çin Halk Cumhuriyeti Amerika Birleşik Devletleri ile diplomatik ilişki kurduktan sonra Nisan ayında Çin Halk Cumhuriyeti antlaşmayı yenilemeyeceğini bildirdi ve 1980'de geçersiz oldu.
     

Sayfayı Paylaş