1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Spinozacılık (Spinozizm)

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Spinozacılık (Spinozizm)
    Spinoza öğretisi ve onu izleyenlerin tutumu. Engels'in deyimiyle "dünyayı dünyayla açıklamak şerefini taşıyan" Baruch (Benedict) Spinoza (1632-1677), çağının sınırlarını zorlayan büyük düşünürler soyundandır. Hollandalı bir Yahudiydi. Özgür düşüncelerinden ötürü Amsterdam sinagogundan afaroz edilmişti. Zorunlu olarak metafizik bir çerçevede kalmış etkin bir maddecidir. Tanrıyla doğayı özdeşleştirmiş, sonlu bireyleri sonsuz bir tözün kipleri (görünümleri) saymış ve tüm sonluların tek bir tözden zorunlu olarak türediklerini ileri sürmüştür.

    Özgürlüğü, ilk kez, zorunluluğun kavranması olarak görmüştür. Bilginin amacını, insanın doğaya egemen olmasıyla açıklamıştır. Diyalektik öncesi çağların metafizik maddeciliğine, özgür düşünceye ve insansal gelişmeye katkıda bulunmuştur. Çağının bilimsel bilgileriyle sınırlı bulunduğundan birçok yanılgılara düşmekten de elbette kurtulamamıştır. Örneğin, deneyin büyük rolünü küçümsemiş ve ansal bilgiyi büyümsemiştir.

    Ruhsal yapıyı algıyla duyguya indirgemiş, iradeyi istekle özdeşleştirmiştir. İnsansal davranışların kişisel çıkar ve savunmayla yönetildiğini ileri sürmüştür. Halk yığınlarını küçümsemiş ve sadece kahraman kişilerin özgür olabileceklerini söylemiştir. Ansal sezgiyi, bilginin en üstün biçimi saymıştır. Bütün bu yanılgılara karşın maddeci bir felsefe geliştirmiş ve Engels'in deyimiyle varsayımlarının doğrulanmasını "daha sonraki doğa bilimlerine bırakmış"tır.

    Felsefede, geometrik yöntemin kurucusu olmuştur. Evrenin maddesel birliğini ileri sürmüştür. Descartes’ın ikiciliğini aşmış ve maddeci bir bircilik geliştirerek tüm nesnelerin tek bir tözün (töz kavramı, felsefede nesnelerin değişmeyen özünü dile getirir) türemesinden meydana geldiğini söylemiştir. Bu töz, zaman ve uzay içinde, ilksiz ve sonsuz olan doğa'dır. Doğa, kendine özgü yasalarla evrimini sürdürür, kendi kendinin nedenidir ve hiç bir doğaüstü gücü gereksemez, ruh da bu tözün dışında olan bir şey değildir. Spinoza, en geniş anlamıyla özgürlüğü 'düşüncede bulmaktadır.

    Her şeyi anlamak özgür olmaktır. Acık düşünceye kavuşan insanın tutsaklığı yok olur. İnsanlar bilmediklerinin tutsağıdırlar, bilgiye erişince özgürleşirler. Şu halde erdemliliğimizin ölçüsü eşyayı anlayışımızdadır, özgür oluşumuzdadır. Töresel bakımdan iyi, zekayı geliştiren şey; kötü, zekayı bulandıran şeydir. Erdem, güçlü olmaktır (Erdem karşılığı olan Latince virtus sözcüğünün başlangıçta güç, kuvvet anlamına geldiğini hatırlayınız). Güçlü olmak için de özgür olmak gerekir. Özgür olmak için de akla uygun davranmak gerekir.
     

Sayfayı Paylaş