1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Steplerde Aile Yapısı

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 28 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Steplerde Aile Yapısı

    Eski Türk ailesinde çocuklar babalarının sağlığında evlenerek mirastan hisselerini alıp ayrılabiliyorlardı. Baba evi ise küçük oğula kalıyordu.

    Her kabilenin bir kültü bulunur kurban mevsimine ancak o kabileden olanlar katılabilirdi. Törenden kovulmak kabile topluluğundan kovulmakla aynı şeydi. Akrabalık ilişkilerini düzenleyen kan temizliğine çok dikkat ediliyor şüpheli şahıslar topluluktan atılıyordu.

    Eski Türklerde bir genç evlendiği zaman ne gelini baba ocağına getirir ne de gelinin ocağına giderdi. Bundan anlaşılıyor ki iç-güveylik olmadığı gibi iç-gelinlik de yoktu. Erkek baba ocağından hissesine düşen malı alır kız da “yumuş” adlı bir çeyiz getirirdi. Böylece ortak bir ev sahibi olurlardı. tekelerde evlenenlere temiz ve beyaz bir çadır yapılır eski çadırlar kirlenmiş ve esmerleşmiş olduğu için bunlara “Ak Ev” denilirdi. Evin sağ tarafında “kısrak memeli” evin sol tarafına da “inek memeli” iki put bulunurdu ki biricisi kocanın ikincisi karının sembolü idi.

    Eski Türklerde evin eşiği de kutsal sayılırdı ve eşiğe ayak basan yabancının çarpılacağına inanılırdı.
    “soy”
    Türk ailesi “soy” adını alıyordu. Soy” da hem erkek hem de kadın akrabalıklar yer alıyordu. Bu iki taraf akrabalıkların hukuki statüleri eşitti.

    “Soy” batı Türklerde yedinci göbeğe kadar çıkardı. Yedinci göbeği dışında kalanlar yabancı sayılırdı. Bunlara “yad yabancı” veya “yedi yad” denirdi. Evlenmeler yedi göbeğin dışından olurdu.

    “Soy” büyükbabanın etrafında birleşmiş fert ve aileler topluluğudur. Soy birliği büyükbabanın ölümünden sonra a devam eder soyun başına soyun en yaşlısı geçer.
    Bir soya mensup fertler soyu ilgilendiren işleri görüşmek için zaman zaman toplantılar yaparlardı. Bu toplantılarda soy üyelerinin söz söyleme hakkı vardı. Her soyun bir soyadı bulunmaktadır. Soylar arasında genellikle özel intikam (Vandetta) geleneği görülmektedir.

    Her soyun kendine göre adetleri o soy içinde hayatı düzenleyen uyulması zorunlu hukuki nitelikte kuralları mevcuttur.
    Yakut’larda totemizme dayanan bir akrabalık şekli vardı. Kan bağına dayalı akrabalığın hiçbir hukuki ve sosyal anlamı yoktu. Bu yüzden “exogamie” geçerli olması gerekir. Aslında “Sip” adını taşıyan yakut klanlarında totemdaşlığa dayanan akrabalığın bütün hukuki belirtileri görülüyordu. “Sip” içinde ortak mülkiyet vardı. Karı-kocadan oluşan ailenin özel ismi yoktu. Bir çocuğun babasına kardeşlerin birbirine hitap edeceği kelimeler bulunmuyordu.

    Yakutlardaki akrabalık klan akrabalığıdır. “Sip” içinde egzogami kuralı geçerlidir.
    Anlaşılıyor ki Yakut’larda en küçük sosyal çekirdek baba reisliğine dayalı aile (Kergen) dir. Bütün eski Türk topluluklarında olduğu gibi Yakut’larda da aile patriarkal bir karakter göstermektedir.
     

Sayfayı Paylaş