1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Stoacılık (Stoisizm)

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Stoacılık (Stoisizm)
    Kition'lu Zenon'un ve çömezlerinin öğretisi. Stoa'cılık veya stoa'cı felsefe M.Ö. IV. yy.in son yıllarında doğdu, kurucusu Zenon'dan Epiktetos'a, Marcus Aurelius'a kadar hiç bir değişikliğe uğramadı. Panteist ve maddeci Stoa fiziğinin temelinde çaba ve gerilim fikri vardır.

    Tabiatın tek varlıkları cisimlerdir; ama bunların hepsinde etkin ilke, neden ve kuvvet maddeden ayrılmaz; kuvvetsiz madde ve maddesiz kuvvet yoktur. Kuvvet cisimden ayrı değildir; demek ki, cisimseldir; maddeye işler ve uzayı onunla doldurur. Bu kuvvet, bu gerilim, hareketi ve uyumu yaratır; dünyanın ruhudur, Tanrı'dır. Evrende her şeyi birbirine bağlayan, bütün evreni dolduran bu ruh, bir sanatçı gibi, kaderin boyunduruğu altındaki her şeye yeni bir güç kazandırır.

    Stoa'cı mantık, izlenimin edilgin bir duygulanmadan başka bir şey olmadığını kabul eder; algılamanın olduğu yerde kabul etme ve yargı, yani çaba vardır. Fikirlerin zincirlenişi ve yaklaştırılması zekânın olduğu kadar iradenin de işlemleridir. Deney her bilginin kaynağıdır. Onu yöneten ilkeler de eski bir deneyden ve daha yüksek bir düzenden gelir.

    Stoa'cı ahlâkın ilk fikri, yüce iyiliğin erdeme varmak için harcanan çabada bulunduğu fikridir. Bunun dışında kalan hiç bir şeyin, zevk ve acının, sağlık ve hastalığın, fakirlik ve zenginliğin farkı yoktur. Erdem, tümüyle, niyete dayanır. İyilikte ve kötülükte dereceler yoktur; bütün hatalar birbirine eşittir. Bilge kişi erdemlidir, aynı zamanda mutludur.

    Erdem, doğaya uygun yani akla uygun bir şekilde yaşamaya dayanır. Bu, insanın kendinde bir ahenge, bir uyuma varmasıdır, öbür insanlarla uyum içinde yaşamasıdır. Çünkü bütün insanlar kardeştir. Başka bir deyişle erdem, bütün doğayla uyum içinde yaşamaktır. Ruh akılda çaba gösterir ve gerilir, tutkuda gevşer. Bilge kişi tutkudan kaçınabilmeli ve ona karşı duyarsız kalabilmelidir. Epiktetos «dayan ve kaçın» der.

    Belli başlı stoacılar, Lykial'ı Kleanthes, Kilikya'lı Khrysippos (bu ikisi Zenon ile birlikte Stoa okulu kurdular), Sakız'lı Aris-ton, Kadıköylü (Bithynia) Herillos, Babilli (Selenkeia) Diogenes, Rodos'lu Panaitios, Apameia'lı (Suriye) Poseidonios, Seneca, Frigya'lı Epiktetos ve Marcus Aurelius'tur.
     

Sayfayı Paylaş