1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Stresin başlıca kaynakları

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 12 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Stres gün içerisinde başımıza gelen ve bir sürü olumsuzluğa sebep olan hastalıklardan bir tanesidir. Hem yapmakta olduğumuz işe dikkatimizi bozar hem de çevremizdeki dost ve arkadaşlarımızla sorunlar yaşamamıza neden olur.
    Yaşamımızda hiç olay olmasa hepimiz çok sıkılırdık. Ancak, belli bir dönemde oluşan herhangi bir büyük değişiklikle o sırada baş edebilme gücümüz de olmalıdır.
    Çok hızlı ve çok büyük değişiklikler önemli bir stres nedeni olabilir. Çeşitli tipik yaşam olaylarının ve sosyal değişikliklerin ne ölçüde strese yol açtığı 7. sayfada yer alan tabloda görülmektedir.
    Genel olarak, belli bir zaman dilimi içinde, örneğin bir yıl içinde başımıza gelen bu olayların sayısı ne kadar fazla ve toplam oranları ne kadar yüksekse, strese duygusal ya da bedensel bir tepki vermemiz de o ölçüde olasıdır. Dahası, strese karşı tepkimizin şiddeti genellikle olayların ve değişikliklerin önemine bağlıdır.
    Unutmayın ki, stres, işten çıkartılmak, bir kaza geçirmek ya da aileden birinin hastalanması gibi hoş olmayan olaylar kadar, çocuk sahibi olmak, piyangodan para kazanmak ya da evlenmek gibi hoş olduğu düşünülen olaylar tarafından da tetiklenebilir.
    Olaylar
    Stres nedeni olarak olayların ve sosyal değişikliklerin etkisini değerlendirirken;
    - Beklenmedik,
    - Alışılmadık,
    - Önemli,
    - Yoğun,
    - Önlenemez,
    - Kaçınılmaz olduklarında özellikle sıkıntı yaratabileceklerini hesaba katmalıyız.
    Yine de, 7. sayfadaki tabloda belirtilenleri kelimesi kelimesine ele almamaya dikkat ediniz. Stres altında olduğunu hisseden insanın bunun nedenini geçmiş olaylarda araması normaldir, ancak bu olayların bir kısmı stresin nedeni değil, sonucu olabilir.
    Örneğin, yeni görevler ya da sorumluluklarla baş edememe duygusu, belki de bu durumla baş edememenin yarattığı stres olmayıp, fark edilmemiş bir stresin sonucudur.
    Yani, stresin kaynakları esas olarak yaşamımızdaki bu olaylarda ve bizim bunlara karşı verdiğimiz bedensel ve duygusal tepkilerde yatar. Neden bizim için açık olabilir; bu durumda nasıl tepki göstermemiz gerektiği açık ve nettir ve bizim pratik ya da duygusal açıdan yapacağımız ayarlamalara bağlıdır. Bu koşullarda nereden yardım istememiz gerektiğini de kolayca bilebiliriz.
    Oysa çoğunlukla stresin kaynağı bu kadar açık değildir ve dikkatle düşünülmesi ya da açığa çıkartılması için başkalarıyla konuşulması gerekebilir. Yine, fark edilmemiş bir hastalık başa çıkma gücümüzü etkileyebilir ya da ilişkilerimizle ilgili yüz yüze gelmeye hazır olmadığımız zorluklar olabilir.
    Ne var ki, bazen herhangi bir yanıt bulamayız ve çok ender olarak da stres ‘damdan düşer gibi’ gelir.
    Sizi etkileyen etmenler nelerdir?
    Stresinizin kaynağını keşfetmenize yardımcı olmak üzere, kendi kendinize sizi etkileyen herhangi bir sosyal, bedensel ya da duygusal etmen olup olmadığını sorun:
    - Günde kaç bardak çay/kahve/kafeinli içki içiyorsunuz?
    - Ne kadar sigara içiyorsunuz?
    - Ne kadar içki içiyorsunuz?
    - Yeterince egzersiz yapıyor musunuz?
    - Hastalanmış olabilir misiniz?
    - Yaşamınızda bazı yeni unsurlar var mı?
    - Genel koşullarınızda herhangi bir değişiklik oldu mu?
    - Uzun süredir var olan sorunlarınız yakın zamanda daha kötü bir hal aldı mı?
    - Bir yakınınız sizi etkileyen zorluklarla karşılaştı mı?
    Yaşam evreleri
    Yaşamınızın o anki evresini dikkate alarak stres düzeyi konusunda bir ipucu elde edebilirsiniz. On beş-yirmi yaş arası, ilk kez önemli birçok karar almak zorunda kaldığınız dönemdir. Orta yaşlar genellikle sorumluluklarınızın en ağır ve en zorlu olduğu dönemdir. Yaşlılıkta tek başınıza üstesinden gelmek zorunda olduğunuz hastalıklar, aile içinde ölümler ve parasal sorunlar olabilir.
    Ayrıca, yakınlarınızın içinde bulunduğu yaşam evresini de dikkate almalısınız. Ağlayan bebekler, yatma zamanı huzursuzlukları, küçük canavarlar, bilgiçlikler, okula başlama, buluğ çağı isyanları; hiçbir anne-baba her zaman en doğru şekilde davranamaz. Günlük yaşamda yemek saatleri bile en stresli anlar olabilir.
    Yaşamınızdaki anlaşmazlıklar
    Kendinize, çözmek istediğiniz herhangi bir sorun olup olmadığını sorun. Örneğin:
    - Herhangi birisi ya da herhangi bir şey konusunda sürekli bir anlaşmazlığınız var mı?
    - Yeterince iyi olmadığınız ya da bütünüyle hatalı olduğunuz duygusuna kapılmanıza yol açan bazı durumlar var mı?
    - Yeni veya alışılmadık bir rol alıyor ya da almak zorunda bırakılıyor musunuz – veya çok fazla sorumluluk taşıyor ya da taşımaya zorlanıyor musunuz?
    - Yaşamınızla ilgili dile getirilmeyen korkularınız ya da kaygılarınız var mı?

    Sıklıkla stres bu türden ilgili-ilgisiz etmenlerin birikmesinden doğar. Eğer sakin bir biçimde oturup yaşamınızda stres yaratan unsurların bir listesini çıkarırsanız, bir kısmını eleyebileceğinizi fark ederek şaşırabilir ve rahatlayabilirsiniz. Stresle ilgili uyarı sinyalleri
    Stresin sağlığınızı etkilediğine ilişkin uyarı sinyalleri kişiden kişiye farklıdır. Ne var ki, çoğumuzun kendine özgü olağan bir stres yanıtı ya da ‘parmak izi’ vardır.
    Bu, bir kişide baş ağrıları olabilirken, bir diğerinde egzama ya da ishal olarak ortaya çıkabilir. Genellikle ilk stres belirtileri duygusal yaşamımızda ya da davranışlarımızda oluşan değişikliklerdir ve zamanla bu farklılaşma, bizim için olmasa da, başkaları tarafından rahatlıkla görülebilir hale gelebilmektedir.
    Duygusal tepkiler
    Dikkat edilmesi gereken en önemli değişiklikler tansiyonun yükselmesi, huzursuzluk ve karamsarlıktır. Önemsiz huzursuzluklar stresin üstüne bindiğinde tahammül edilmez gibi görünebilir ve büyük bir hiddet patlamasına neden olabilir. Örneğin, işten yeni gelmişsiniz ve sadece oturup dinlenmek istiyorsunuz, ancak çocuklar oyun oynamak istiyor, böyle bir durum onları başka bir aileye evlatlık verme isteği duymanıza yol açabilir; ya da çalıştıramadığınız arabanızı kırıp dökme konusunda yoğun bir istek duyduğunuzu fark edebilirsiniz; ekmek kızartıcınız ekmek dilimini dışarıya atmadığında ona ekmek bıçağıyla saldırmamanız için birisi tarafından engellenmeniz gerekebilir.
    İştah ve kilo değişiklikleri de olabilir: Bazı kişiler yemeden içmeden kesilirken, diğerleri sürekli yeme arzusu duyar. Evde ve işte sorunlarla başa çıkabilme gücünüz çok büyük değişkenlik gösterebilir: Faturaları ödemeyi bir türlü başaramadığınızı ve sadece telefonunuz kesildiğinde harekete geçebildiğinizi fark edebilirsiniz; işyerinde beyniniz sanki durmuş gibidir ve ‘gelen işler’ kutusu gittikçe dolar. Daha çok sigara ya da içki (veya her ikisini de) içersiniz; bu da, uyuma zorluğu çektiğiniz akşam saatlerini doldurmanıza yardım eder ancak.
    Strese karşı farklı duygusal tepkilere ilişkin bazı belirtilerin bir kısmını görürseniz ya da başkaları size gösterirse dikkat edin: Kendinizi korumak için bazı adımlar atmazsanız, giderek artan bir stres yaşama riski altına gireceksiniz. Ancak, ilk başta bütün belirtileri fark etmeyebilir ya da çeşitli nedenlerle bazı belirtileri görmezden gelebilir veya küçümseyebilirsiniz. Ayrıca, gözlemlenen tepkileri, strese bir yanıt olarak değil de, ciddi bir bedensel hastalığın kesin kanıtları olarak kabul etme eğilimine karşı da direnmeniz gerekir.
    Strese karşı duygusal tepkiler
    - Kendini baskı altında hissetme
    - Gerginlik hissetme ve gevşeyememe
    - Zihinsel olarak kendini tükenmiş hissetme
    - Sürekli olarak korku duyma
    - Giderek artan huzursuzluk ve yakınmalar
    - Çatışma duygusu
    - Hiddet ve saldırganlık
    - Hareketsiz kalamama, giderek artan konsantrasyon bozukluğu ya da görevleri hızla tamamlayamama
    - Giderek artan ağlama isteği
    - Daha huysuz, umutsuz ya da kuşkucu olma
    - Karar verememe
    - Kaçıp saklanma dürtüsü
    - Ani baygınlık, yıkılma ya da ölüm korkusu
    - Sosyal yaşamda mahcup olma ya da başarısız olma korkusu
    - Mutluluk ya da haz duyamama
    Bedensel tepkiler
    Güçlü duygulara karşı bedensel tepkiler, basit, tehlikeli mağara yaşamı sürdürdüğümüz günlerde bizi korumak üzere geliştirilmiştir. Taş çağı insanı için bu bedensel tepkiler ‘savaş ya da kaç’ anlamına geliyordu ve onu harekete geçmeye hazırlıyordu; tüylü bir mamut saldırdığında çok yararlı olan, ancak son treni kaçırdığımız ya da arabamızın anahtarını kanalizasyona düşürdüğümüzde fazlaca işe yaramayan bu tepkiler milyonlarca yıl sonra hâlâ sürüyor. Vücudumuzda olanlar şunlar; nabız ve kan basıncımız artıyor, daha hızlı nefes alıp vermeye başlıyoruz ve gözlerimiz, kulaklarımız ve burnumuz daha duyarlı oluyor. Bu değişiklikler, olaya bir yanıt olarak kan dolaşımı na salıverilen stres hormonlarının etkisiyle ortaya çıkmaktadır.
    Stres yanıtı uzun bir süre devam ederse ya da sık sık ve yanlış bir zamanda oluşursa, hoş olmayan çok çeşitli duygulara yol açabilir. Bedensel olarak hissedilenlerin sayısı ve niteliği kişiden kişiye büyük ölçüde değişir ancak en sık görülenler 14. sayfadaki kutuda sıralanmıştır. Strese karşı bedensel tepkilerle baş etmede en etkili teknikler kontrollü derin nefes alıp verme ve gevşemedir. Bunlar 33-36. sayfalarda ele alınmıştır.
    Sadece ‘dinlenme’ anlarında değil, gün boyunca düzenli olarak gevşemek önemlidir.
    Vücudunuzdan gelen uyarıları anlamaya çalışın ve strese karşı bedensel bir tepki sezdiğinizde kaslarınızı gevşetmeyi deneyin; örneğin, omuzlarınızı serbest bırakın, yüz ve karın kaslarınızı gevşetin. Mümkünse o anda ne yapıyorsanız bırakın ve dinlenin, sessizce sakinleşmek için zaman ayırın ve derin nefesler alıp kaslarınızı gevşeterek dikkatinizi başka yöne çevirme egzersizleri yapın. Derin bir nefes alarak başlayın ve nefes alıp verişinizi yavaşlatın. Derin bir nefes alın, üçlü sayılar halinde sayarken (‘yüz on bir, yüz on iki, yüz on üç’) nefesinizi tutun ve sonra yavaşça verin.
    Bu egzersizi tekrarlayın ve dakikada yaklaşık 10 nefes alacak biçimde yavaş, sakin nefesler alıp vermeyi sürdürün. Kendinizi rahat hissediyorsanız 111’den 116’ya kadar sayarak ‘altı-saniyelik nefes’e çıkabilirsiniz. (Hızlı ve kısa kısa nefes alıp verme strese karşı bedensel tepkiyi güçlendirebilir). Sonra yavaş yavaş yaptığınız işe dönün ya da yolunuza devam edin; bu arada yavaş ve derin nefesler almayı, dikkatinizi başka şeyler üzerinde toplamayı sürdürün ve durumu idare edişiniz ve tekrarlarsa nasıl üstesinden geleceğiniz konusunda olumlu ve yapıcı düşünceler geliştirin.
    Strese karşı bedensel tepkiler
    - Kaslarda gerilme
    - Kalbin hızlı, düzensiz ya da güm güm atması
    - Hızlı, kısa kısa nefes alıp verme
    - Terleme
    - Gözbebeklerinde büyüme
    - Aşırı tetikte olma
    - İştahta değişiklik
    - Kas güçsüzlüğü ya da titreme
    - Midede bir rahatsızlık hissi
    - Uyku sorunları
    - Diken üstünde olma
    - Baş ağrıları
    - Kol ve bacaklarda güçsüzlük
    - Hazımsızlık
    - Sık sık idrara çıkma gereksinimi
    - Göğüste sıkışma
    - Alışılmadık sancı, ağrı ya da seğirmeler
    - Kabızlık ya da ishal
    - Yorgunluk ve halsizlik
    - Uzun zamandan beri var olan rahatsızlık ya da ağrılarda kötüleşme
    - Sürekli bir hareketlilik ve yerinde duramama
    - Sırt ağrısı
    - Ellere ve ayaklara ‘iğne batıyormuş’ hissi
    - Ağız ya da boğaz kuruluğu
    - İçinin ‘pır pır’ etmesi
    Davranışsal tepkiler
    Stres altındaki kişilerin davranışları önemli ölçüde değişebilir. Genellikle yalnız kalmaktan nefret ederler ve ailelerinden ve arkadaşlarından destek ararlar. Bazıları içine kapanır ve kayıtsızlaşır. Başkalarına karşı ilgilerini yitirmiş gibidirler ve her şeyi büyük bir sorun olarak algıladıklarından davetleri reddetmeye başlarlar.
    Sürekli olarak güvence ararlar ve kararsızdırlar; bir paket çay almak için süpermarkete gitmek, sanki Everest’e tırmanılacakmış gibi büyük bir hazırlık ve düşünüp taşınma ister. Sık sık fikir değiştirirler ve bir dakika önce hakkında iyi şeyler söyledikleri bir kişiyi bir dakika sonra işe yaramaz bulabilirler. Hep ağlayan, yakınan, zor kişiler olabilirler ve genelikle başkalarının onlara karşı olağanüstü bir anlayış göstermesini beklerler.
    Cinsel alışkanlıklarında da değişiklik olabilir (ilginin yitirilmesi, rastgele cinsel ilişkide artış ya da cinsel tercihlerde değişiklik) ve önceleri nazik olan bir kişi, sözlü ya da fiziki saldırılarda bulunan biri haline gelebilir.
    Normalde oldukça rahat olan bir kişi, katı ve sabit fikirli biri haline gelebilir; örneğin, tekrar tekrar kilitleri ve elektrik düğmelerini kontrol eder ya da sabahın üçünde, önceleri yılda bir kez yaptığı fırın temizliğine girişir.
    Bu türden eylemler, belki de kendilerini çevrelediğini hissettikleri karışıklık duygusuna bir düzen ve kesinlik kazandırma çabasıdır. Genellikle stres altındaki kişinin inkâr ettiği bu davranış değişikliklerini diğer kişiler açıkça görür.
    Arkadaşlarınıza davranışlarınızda herhangi bir değişiklik görüp görmediklerini sorun, ancak size doğruyu söylediklerinde sakın kızmayın; unutmayın, açık olanı inkâr etmek bir stres belirtisi olabilir!
    Önemli noktalar
    - Hızla gerçekleşen çok büyük değişiklikler stres nedeni olabilir.
    - Hem hoş, hem de hoş olmayan şeyler strese neden olabilir.
    - Bedensel stres semptomları bazen kişilerin stresle baş edememesi sonucunda ortaya çıkar.
    - Stres, genellikle ilgili-ilgisiz olayların üst üste gelmesi sonucunda ortaya çıkar.
    - Stres, genellikle başkaları tarafından daha açık görülür.
    - Strese karşı tepkiler duygusal, bedensel ve davranışsal olabilir.
     

Sayfayı Paylaş