1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Su Alerjisi En Çok Kadınları Etkiliyor

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve Papatya tarafından 1 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Havaların ısınmasıyla birlikte, su ile temas artıyor. Çok nadir olarak görülen su alerjisi en çok kadınları etkiliyor. Deniz, havuz, çeşme suyu dışında ter ve gözyaşıyla bile döküntü oluşabiliyor.

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak su alerjisinin, su ile temas sonrası ciltte kurdeşene (ürtikere) benzeyen döküntülerin yanı sıra yanma ve kaşıntı ile ortaya çıktığını belirtiyor.

    Prof. Dr. Tabak, döküntülerin sıklıkla vücudun göğüs ve bacakların üst kısmında ve 2-3 mm çapında olduğunu söylüyor. Suyun sıcaklığının durumu etkilemediğini, sıcak ya da soğuk olması fark etmeden döküntüler oluşturabildiğine dikkat çekiyor. Su alerjisi olan çok ağır hastalarda su içmeyle bile boğazda şişme gözlenebildiğini vurguluyor. Bu vakalarda temizlik amaçlı duş almanın, banyo yapmanın veya denize girmenin imkansız hale geldiğini sözlerine ekliyor.

    Su alerjisinin tedavisi nasıl yapılıyor?

    Prof. Dr. Tabak, su alerjisinin, diğer adıyla “aquajenik ürtiker”in ilk kez 1964 yılında tanımlandığını, çok nadir görülen bir alerji türü olduğunu belirtiyor. Ergenlik sırasında ortaya çıkan, çocukları nadiren etkileyen bu alerjinin “su testi” yapılarak teşhisinin konulduğunu söylüyor. Genellikle kısa duşlarla ve yazın serin kalıp terlememeye çalışılarak hastalığın kontrol altında tutulmaya çalışıldığını sözlerine ekliyor.

    Tedavide çeşitli bariyer mekanizmalarının kullanıldığını, yani cilde suyun temasını engelleyecek, su geçirmeyen kremlerin ve ağızdan alınan koruyucu alerji ilaçlarının önerildiğini belirtiyor ve henüz kesin tedavisinin bulunmadığını dile getiriyor.
     

Sayfayı Paylaş