1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Su İçsem Yarıyor Diyorsanız

Konusu 'Diyet / Mutfak' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 3 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Su İçsem Yarıyor Diyorsanız

    Gerek sağlığımız için, gerekse de aynadaki görüntümüz için zayıf olmayı isteriz. Ancak bazen kilo kaybetmek veya zayıf olmak tahmin ettiğimiz kadar kolay olmayabiliyor. Deli gibi spor yapmak veya son derece az beslenmek bile kilo vermenizi sağlayamıyorsa sorunun kökünü bulmak gerekiyor. Eğer siz de su içsem yarıyor diyenlerdenseniz bu yazı tam sizin için.

    Yemek yemek hem zihnimize hem de bedenimize keyif veren bir durum. Hele birde a’dan z’ye kurulan aile sofralarına alışıksanız yemek yemek işte o zaman başka bir keyif. Ancak kenarda köşede sürekli beyninizi kemiren bir kilo sorununuz varsa ve bu müthiş lezzetlerden uzak kalsanız dahi kilo veremiyorsanız bunun mutlaka bir nedeni vardır. Son zamanlarda ortaya çıkmış bir insülin direnciniz veya hipotoridiniz mevcutsa, veya önemli derecede vitamin mineral yetersizlikleriniz bulunuyorsa kilo vermek sizin için işkence haline gelebilir. Atmanız gereken en doğru adım ise sadece beş dakikanızı ayırarak detaylı kan tahlili yaptırmak olmalıdır. Sonuçlarınızı önce bir hekime ardından da bir diyetisyene gösterin ve yıllardan beri size eziyet eden kilo probleminizin asıl sebebini görün.

    HİPOTROİDİNİZ VARSA ÖDEMİNİZ VARDIR!

    Boynumuzun önünde bulunan troid bezinin az çalışması hipotroidi olarak tanımlanır. Genelde ailesel geçişi oldukça yoğun olan bir rahatsızlıktır. Eğer ailenizde özellikle anne, teyze, anneanne veya babanızda bir troid problemi varsa erken dönemden itibaren düzenli kontrolünün yaptırılması önerimdir. Bunun dışında sıklıkla karşılaşılan bir diğer durum ise doğum sonrasında gerçekleşen hipotroididir. Yani gebeliğinizin öncesinde bir troid rahatsızlığınız olmamasına rağmen gebelik sonunda hipotroidi çıkma riskiniz yüksektir. Dolayısı ile bir türlü veremediğiniz doğum kilolarınız var ise troid hormonlarınızı gözden geçirmenizde fayda vardır. Eğer kanınızda troid bezini etkileyen hormon olan “TSH” değeriniz yüksek seyrediyorsa bolca ödem biriktiren bir vücudunuz vardır. Yani evet siz su içseniz bile ağırlığınız ödem yüzünden artıyordur. Böyle bir durum ile karşı karşıyaysanız telaşlanmanıza gerek yok. Çünkü hipotroidi çözümü son derece basit olan bir rahatsızlıktır. Endokrin doktorunuzun belirlediği dozda alınan düzenli ilaç takviyesi 1 ay gibi bir zamanda hormon seviyenizin normale çekilmesini sağlayacaktır. Bu dönemde bir diyetisyenden alacağınız yardım ile de su içsem yarıyor cümlesi sizin için mazi olacaktır.

    İNSÜLİN DİRENCİNİZ VARSA GÖBEĞİNİZ VARDIR!

    Son yıllarda görülme oranı hızla artan bir diğer sağlık problemi de insülin direnci. Eğer direnciniz varsa vücudunuz size hızla kocaman bir göbek inşaa etmeye çalışır. Çünkü yedikleriniz yağ veya karbonhidrat hiç fark etmez, direkt olarak karın bölgenize bir güzel yapışır. Dolayısı ile aslında ben düzenli besleniyorum ama göbeğim sürekli büyüyor cümlesini sıklıkla duyarız. Ailenizde şeker hastalığı öyküsü varsa, stresli bir hayatınız, uzun süre kendinizi aç bırakmalarınız pek düzenli olmayan bir beslenme düzeniniz varsa ve bütün bunların yanında kontrolsüzce büyüyen bir göbeğiniz de mevcutsa potansiyel bir insülin direnci riskiniz var demektir. Yapmanız gereken şey ise yine 5 dakikanızı ayırarak kan tahlili yaptırmaktır. Tahlil sonuçları her şeyi gösterecektir. Eğer insülin direnciniz varsa ilaç tedavisinin yanı sıra bir diyetisyenden destek almak, hem fazlalıklarınızdan kurtulmanıza hem de direncinizin kırılmasına büyük destek sağlayacaktır.

    KANSIZKEN ZAYIFLAMAK ZOR!

    Türkiye’nin yarısı kansızlık çekiyor dersek aslında yanılmış olmayız. Özellikle reglileri uzun süren kadınlar, kırmızı et ile arası iyi olmayanlar, çok çay içenler, emziren kadınlar ve ailesel kansızlık öyküsü olanlar demir yetersizliği açısından riskli gruplarımızdır. Kanımızdaki demir miktarının düşük olması ise zayıflamaya bir engel. Kansızlık metabolizmayı yavaşlatan bir durumdur. Dolayısı ile demir yetersizliğiniz varsa ve kilo vermek istiyorsanız ilk yapmanız gereken kansızlığınızı tedavi ettirmek olmalıdır. Aksi taktirde uzayan zayıflama programları canınızı sıkabilir.

    Kilo sorununa çözüm yolları ararken tek yapmamız gereken şey yemeyi içmeyi kesmek değildir.
     

Sayfayı Paylaş