1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Su kaynakları nelerdir?

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL



    Dünya'daki su kaynaklarını okyanuslar, denizler, göller, akarsular, kar ve buzullar ile yer altı suları oluşturur. Yeryüzündeki sular sürekli bir döngü içerisindedir. Tüm su kaynaklarından sıcaklığın etkisiyle sular tekrar yağış olarak yeryüzüne düşer. Irmakları, denizleri, gölleri ve yer altı sularını besler.

    *Ülke- Kıta Ortalaması Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Miktarı (yıllık):
    SURİYE: 1.200 m3
    LÜBNAN: 1.300 m3
    TÜRKİYE: 1.430 m3
    IRAK: 2.020 m3
    ASYA ORTALAMASI: 3.000 m3
    BATI AVRUPA ORT.: 5.000 m3
    AFRİKA ORT.: 7.000 m3
    GÜNEY AMERİKA ORT.: 23.000m3
    DÜNYA ORT.: 7.600 m3[1]


    Türkiye’nin Su Kaynakları

    Su kaynaklarının potansiyelinin bilinmesi, farklı kullanımlara yönlendirilecek su miktarının çerçevesini de belirleyeceğinden çok önemlidir. Bundan dolayı su potansiyelimizi belirleyecek bir çok detaylı çalışma bulunmaktadır.

    İnsan ve tüm canlıların vazgeçemeyeceği hayat unsuru olan su kaynaklarımız açısından Türkiye genelinde yeterli ve sürekli bir potansiyele sahip olduğumuz söylenebilir. Türkiye’nin yıllık yağış ortalaması 670 mm’dir. Bu ortalama Doğu Karadeniz’de 1400 mm Kızılırmak Konya Kapalı Havzası’nda ise 400 mm’dir. Bu yağışlara göre, ülkemizin, brüt su potansiyeli 521 milyar m3 tür. Bu toplam potansiyelin yaklaşık l66 milyar m3/ yılık bölümü doğrudan akışa geçmekte, arda kalan % 68, 11 sızma, buharlaşma ve bitkisel terleme gibi nedenlerle yüzeysel akışa geçememektedir.

    Akarsularımızın toplam potansiyeli yılda 180 milyar m3 tür. Bu su kaynaklarının hepsini kullanmak teknik yönden imkânsızdır. Bu su kaynaklarının bir bölümü, komşu ülkelere akıp gitmekte bir bölümü de ya denize dökülmekte ya da göl ve bataklıklarda son bulmaktadır.

    Diğer yandan, kimi yerlerde topoğrafık ve jeolojik şartlar, barajlar inşa edilerek suların depolanması ve tüketici amaçlarla kullanılmasına imkân vermeyebilir. Bütün bu nedenlerle tüketici amaçlar için kullanılmayan yüzey sularının miktarı yaklaşık 86,3 milyar m3/ yıl olarak hesaplanmaktadır. Yeraltı su kaynaklarımız ise yılda 9,4 milyar m3 olarak tahmin edilmektedir.

    Türkiye’nin kullanılabilir toplam su potansiyeli 104,5 milyar m3/yıl olup, bu miktar akarsular, göller ve yeraltı sularından meydana gelmektedir. DPT tarafından yapılan(1985-1989) 5 yıllık kalkınma planında Türkiye’nin su ihtiyacı için ileriye dönük tahminler yapılmıştır. Buna göre 1985 yılı esas alınarak, toplam su tüketiminin % 11,7′i içme ve kullanma suyu olarak, % 78,5′i tarımsal sulama ve % 9.9′u endüstride kullanılmaktadır.
    İçinde bulunduğumuz dönemde ve uzun vadeli kullanımlarda ihtiyaçları karşılayacak kadar su potansiyeline sahibiz. Fakat Türkiye’de su tüketimi ülke genelinde homojen olarak dağılmamaktadır. Ülke bütününde çekilen su sıkıntısının(susuzluk) yanında, yerel olarak su tüketiminde büyük farklılıklar görülmektedir.
    Yer yer karşılaşılan içme ve kullanma suyu sıkıntıları, plansız ve yoğun yerleşmeler, su toplama havuzlarında yapılan kaçak yapılanmaların, büyük şehirlerdeki hızlı nüfus artışlarıyla beraber altyapı su temini çalışmalarının geride kalması ve yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Havzalar arası su aktarmaları yeni su depolamaları ile su sıkıntıları giderilebilecektir.

    Su kaynakları konusunda asıl sorun suların hızlı bir tempo ile kirlenmesi ve içme ve kullanmaya elverişli temiz su kaynaklarının bulunmasındaki zorluklardan kaynaklanmaktadır. Aslında Türkiye su potansiyeli açısından dünyadaki zengin ülkeler arasında yer almamakla birlikte çok fakir de sayılamaz. Fakat Türkiye’de akarsu akımlarının düzensiz oluşu, kış ve yaz mevsimleri arasında büyük akım değişikliklerine sebep olmakta ve bu potansiyelin iyi değerlendirilememesiyle sonuçlanmaktadır. Yazın akarsularımızın önemli bir kısmı tamamen kurumakta ve büyük maddi hasarlara sebep olmaktadır
     

Sayfayı Paylaş