1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Su ve Rüzgar Erozyonunun Toprak İşleme Teknikleri İle Önlenmesi

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Su ve Rüzgar Erozyonunun Toprak İşleme Teknikleri İle Önlenmesi

    · Eğim oranı yüksek erozyona açık dik yamaçlarda ekilecek kültür bitkilerinin (kurağa dayanıklı, toprağı örtücü baklagil, üçgül, macar fiği gibi) ve uygun ekim nöbetinin (aşırı yağışların olduğu mevsimlerde toprakta yeşil bitki örtüsü olacak şekilde) seçimi erozyonu %30-45 arasında azaltmaktadır.
    · Eğim oranı yüksek tarım arazilerinin kontur, tampon ve tarla bitki şeritleri ile korunmalıdır. Bu yöntemler ile su ve rüzgar erozyonunun %15 ile 28 arasında azaltıldığı belirlenmiştir.
    · Eğimli erozyona açık tarım arazilerinde gerek sürümün ve gerekse ekim veya dikimin eğime dik yapılmalıdır. Bu yöntem ile su erozyonunu %15-40 arasında azaltmak mümkündür.
    · Erozyona açık dik yamaçlarda tarım yapılıyorsa şiddetli yağmurların düştüğü dönemde tarlanın çıplak kalmaması için anızların sürülmeden bu kritik dönemi atlatması sağlanmalıdır.
    · Eğimli dik yamaç tarım alanlarında olabildiğince azaltılmış toprak işlemesi yapılmalıdır. Azaltılmış toprak işlemesi ile %25-35 oranında su erozyonunu azaltmak mümkündür.
    · Erozyona çok açık aşırı meyilli arazilerde bağ veya bahçe tarımı yapılmak zorunda kalınırsa eş yükselti eğrilerine uygun terasların oluşturulması gerekmektedir. Uygun teraslama erozyonu %8 ile 13 oranında azaltmaktadır. Eğer uzun bir yamaçta tarla düzeyinde teraslama yapılmışsa su erozyonunu %50 oranında azaltmak mümkündür.
    · Rüzgar erozyonuna açık tarım alanlarında toprak yüzeyinin rüzgar gücüne karşı koyacak büyüklükte, ağırlıkta agregat ve kesekler oluşacak şekilde işlenmeli. Kesinlikle aşırı sayıda çok sık tarlada toprak işlemesi yapılmasının önüne geçilerek toprağın toz haline geçirilmesinin önüne geçilmelidir.
    · Kum oranı yüksek ve şiddetli rüzgarlara açık tarım alanlarında görülen rüzgar erozyonunu önlemek için tarla sınırlarını uygun ağaçlar ile ağaçlandırma yaparak rüzgar perdelerinin oluşturulmasının teşvik edilmesi gerekir. Rüzgar erozyonunun görüldüğü arazilerde rüzgar perdeleri ile yapılan araştırma sonuçlarına göre tarla ürünlerinin veriminde %15-20 oranında bir verim artışı sağlanmıştır. Özellikle rüzgar erozyonuna karşı sorunlu tarım alanlarında rüzgar perdeleri için uygun ağaçların dikimi konusunda çiftçilerimize gerekli bilgi ilgili kuruluşlarca sağlanmalıdır.
    · Su ve rüzgar erozyonuna açık sahalarda toprak yüzeyinin çıplak kalmasını önlemek için normal koşullarda anız yakılması önlenmelidir. Bu uygulama su ve rüzgar erozyonunu %30-40 arasında azaltmaktadır.
    · Erozyona karşı çok hassas baraj ve gölet havzalarındaki eğimli arazilerin her mevsim bitki örtülü tutulması, söz konusu bu yerlerin kısa sürede dolmasını önlemek açısından mutlaka gereklidir.
    · Tarım alanlarında gerek şiddetli yağışlar ve gerekse şiddetli rüzgarlar tarafından oluşturulan erozyonun nedenleri ve zararları konusunda özellikle tarımla uğraşan çiftçilerimizin basın ve yayın yoluyla eğitimi üzerinde ilkokuldan başlamak üzere durulmalıdır.


    Sonuç:
    Türkiye’de tarımla, toprakla uğraşan çiftçilerimiz sahip oldukları arazinin eğimini, toprak tipini, ve iklimini kolaylıkla değiştiremezler, fakat toprak işleme alışkanlıklarında bir hata varsa bunu değiştirebilirler. Ayrıca özellikle meyilli, yamaç arazilerde sürüm ve ekimin eğime dik yaparak düşen şiddetli yağışların akışa geçmesi zorlaştırılarak, suyun toprağa daha kolay sızması sağlanmalıdır. Tarlanın ağır tavda işlenip çiğnenmesinin önüne geçilerek su tutma kapasiteleri arttırılmalıdır. Erozyona çok hassas tarım alanlarında şiddetli yağış mevsiminde bitki örtüsü (buğday, arpa, fiğ veya anız) olacak şekilde ekim planlaması yapılması ülkemiz genelinde tarım arazilerinde erozyonun kontrolünü önemli ölçüde pratik olarak sağlayabilir.
    Sonuç olarak, bugün için nispeten ekonomik olarak erozyona karşı alınabilecek korunma tedbirleri konusunda herkes üzerine düşeni yapma gayreti içerisinde olmalıdır. Erozyona karşı gerekli duyarlılığın ihmali durumunda gelecek yıllarda çok daha masraflı erozyona karşı kontrol tedbirleri uygulanmak zorunda kalınacaktır. Hatta şiddetli erozyona uğramış tarım alanlarında geri getirilmesi mümkün olmayan verimli toprakların azalması, taşlaşması, çölleşmesi ve çoraklaşması problemleri ile karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Özellikle hatalı toprak işlemeye bağlı olarak su, rüzgar veya diğer doğal nedenlerle olabilecek erozyonlar sonucu ülkemiz için yaşamsal öneme sahip verimli tarım topraklarının kaybı kesinlikle en aza indirilmelidir. Her yıl sinsice yurdumuzun verimli toprakları üzerinde devam eden erozyona karşı savaşta, çiftçilerimizin yörelerine uygun çevre dostu tarım sistemlerini uygulama, gerektiğinde Tarım İl Müdürlükleri, Ziraat Fakülteleri, DSİ, Tarımsal Araştırma ve Toprak Su Kaynakları Enstitülerine danışma ve işbirliğine gitmesi büyük önem taşımaktadır.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş