1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Süleyman Demirel'in Unutulmaz Sözleri

Konusu 'Genel' forumundadır ve RUZG4R tarafından 17 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. RUZG4R
    Küstah

    RUZG4R ÖylesinE ♔ Özel üye

    Katılım:
    8 Ekim 2011
    Mesajlar:
    6.133
    Beğenileri:
    3.380
    Ödül Puanları:
    10.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    561 ÇTL
    Süleyman Demirel'in Efsane Yanıtları


    9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in siyasi tarihine damga vurmuş sözleri


    60’lı yıllar… Kıbrıs meselesi nedeniyle İngiltere’yle Türkiye’nin arası kötü. Tam da bu sırada Demirel İngiltere’ye ziyarete gidiyor. Dönüşte gazetecilerle arasında geçen diyalog ise şöyle:

    -Efendim, neden İngiliz Dışilişkiler Bakanı’nın elini sıktınız?
    -Neresini sıkacaktım kardeşim?


    __________________________________________
    Demirel Başbakan. 12 ada konusunda Yunanistan ile yine sorun yaşanmış, karşılıklı kılıçlar çekilmiş. Ertesi gün kabine toplanmış ve toplantı uzun saatler sürmüş. Dışarıda gazeteciler merakla yapılacak olan açıklamayı bekliyor:
    - Sayın Başbakan, Yunanistan Ege Denizi'nin bir Yunan gölü olduğunu iddaa ediyor. Cevabınız ne olacak?
    - Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Ege zaten bir göl de değildir!!!


    _____________________________________________

    Benzin vardi da biz mi ictik?
    Süleyman Demirel’in, zamanında benzin yokluğu hakkında kendisine gazetecilerden yönelen sorulara verdiği efsanevi cevap.
    Bu cevap şöyle devam etmiştir: Su mu daha değerlidir benzin mi? Tabii ki su, benzin içilmez ama su içilir.

    ______________________________________________________


    ‘70 sente muhtacız !
    Türkiye’de 70’lerin sonunda yaşanan ekonomik krize atfen sarf edilmiştir. Demirel, dış ticaret açığındaki artışı ve döviz darboğazını bu sözle ifade etmiştir.

    ________________________________________________________

    Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim: Başbakanken bir programda kendisine "sizi o bulunduğunuz yerden altı defa indirdiler, hala orada nasıl duruyorsunuz?" diyen gazeteciye verdiği cevap

    ________________________________________________________

    Beşiktaş'ı niye sormuyorsun? (kendisine fenerbahçeyi mi, yoksa galatasarayı mı tuttuğunu soran muhabire cevaben)


    ___________________________________________________________
    Kırıkkale’de cephane fabrikası patlamıştır. neden önlem alınmadığı gazete manşetlerininden inmezken Demirel kendi uslübuyla olayı değerlendirir: Kimin aklına gelir patlayacagı?


    ________________________________________________________


    Ben bir gün evimde otururken Çankaya'ya çıkayım diyerek çıkmadım.

    ________________________________________________________


    Duygu Asena'nın ilk popüler olduğu dönemlerde kendisine konu hakkındaki düşünceleri soruldu.

    Demirel: "Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele… İcabı yoksa fuzuli bir şey yapılmış olmaz yine de… İcabı varsa feminizim fevkalade bir şeydir"

    ______________________________________________________________

    Yollar yürümekle aşınmaz
    Demirel bu sözü, 8 kasım 1968’de AP Ankara İl Kongerisinde sokaklara dökülen halk için söylemiştir. Daha sonra da “kimse beni yanlış çıkarmak için , bakalım yollar yürümekle eskir mi diyerek daha fazla yürümemiştir" diye geliştirmiştir.

    _______________________________________________________________
    Muhabir: Efendim, derin devlet nedir?

    Demirel: Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir.

    ____________________________________________________________


    Bir kış PKK ateşkes ilan ettiğinde o vazgeçilmez üslubuyla devletin bakış açısını çok güzel özetler:

    “Kan döken insanlar ‘biz kan dökmekten vazgeçtik’ derlerse, ‘iyi yaptınız, alın size bir mükâfat verelim’ denmesi mümkün değil. Kan döken insanlara ‘aman vazgeçmeyin, kan dökmeye devam edin’ demek de mümkün değil. Kan döken insanlar bundan vazgeçerlerse, bu iyi olmadı demek de mümkün değil.”


    _______________________________________________________


    Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir (1980 öncesinde Bülent Ecevit’e)

    _______________________________________________________

    Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 'tartışmalı' Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde hiçbir üniversitede protesto gösterisi yapılmamasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

    Demirel, "nerede bu ODTÜ'lü öğrenciler?" diye sordu ve sonra istediği tepkiyi aldı:

    “Nerede bu ODTÜ'lüler" diyen Demirel'e, odtü senatosu Çankaya seçimine yönelik sert bir bildiri yayımlayarak cevap verdi.


    ________________________________________________________
    Fırat'ın kenarındaki bir kuzudan ben sorumluyum.


    __________________________________________________________
    Kırk günde kabak yetişmez.(1978 de CHP'nin 40 günde Türkçe bilmeyen öğretmenleri alıp öğretmen yapması için demiştir.)


    ______________________________________________________
    Demirel'in eski tayfasının bulundugu bir ortamda bir gazeteci sorar
    " Sayın Demirel, Türkiye'nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?"

    Demirel: iyi..

    Herkes şaşırır, Demirel mevcut duruma iyi demiştir sonuçta. Ama devam eder.

    Demirel: Ama iki kelimeyle özetlememi isterseniz "iyi değil"..

    __________________________________________________________

    Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci Demirel’i sıkıştırmaya çalışır.
    - Türkiyede yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var…
    - Sen nerde oturuyorsun?
    - Niye ki? Kadıköyde!
    - Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin köprü var ya
    - ee evet
    - Onu işte ben yaptım!

    ____________________________________________________________________
    Türkiye’nin Avrupa Birliği'ne girmek için tarih alma konusunu şu fıkrayla değerlendirmiştir:

    "Avrupa Birliği'ne girmek isteyenler sınava alınıyor. Bulgaristan sınava giriyor, 'atom bombası ne zaman atıldı' diye soruluyor. '1945' diyor, 'geçtin' deniyor.
    Daha sonra Romanya sınava giriyor. 'atom bombası nereye atıldı' deniyor, 'Japonya' diyor, 'sen de geçtin' deniyor.

    Türkiye'ye sıra gelince 'atom bombası atıldıktan sonra ölenlerin isimleri, soyadları, doğum yerleri, mesleklerini söyle' deniyor.

    Şartlar ne kadar ağır olursa olsun Türkiye ve Avrupa sıkıntıları aşacaktır ve Türkiye, AB'nin tam üyesi olacaktır."
     

Sayfayı Paylaş