1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sultan Abdulhamid Han'ın Tıp ve Eczacılığa Verdiği Büyük Önem

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 19 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Her türlü teknik gelişmeyi dikkatle takip eden Sultan Abdulhamid Han tıbbî sahadaki araştırma ve gelişmelerle de yakinen ilgileniyordu. Bu konuda Said N. Duhani şunları yazıyor:

    Pasteur’le Mektuplaşırdı

    Rum-Ortodoks bir Osmanlı olan Ferik Dr. Zoeros Paşa II. Sultan Abdülhamid tarafından, insanlığın velinimetlerinden birine, Louis Pasteur'e gönderilmişti.

    [​IMG]

    Zeoros Paşa, Pasteur'ün meşhur enstitüsünün kurulmasına yardım olmak üzere 10 bin altın frank götürmüş ve ona padişah tarafından gönderilen Murassa Osmanlı Nişanı'nı takmıştı. Hattâ Padişah, İstanbul'da açmayı tasarladığı kuduz enstitüsünün bizzat Pasteur tarafından kurulmasını istiyor, bu hususta Pasteur ile mektuplaşıyordu. Ancak ünlü bilginin işleri onun Fransa'dan ayrılmasını imkânsız kılıyordu.

    Bu yüzden kendisinin yerini tutacağından emin bulunduğu yakın dostu Dr. M. Nicolle'ü Padişah'a gönderdi. Son derece tecrübeli bir âlim olan Dr. Nicolle, İstanbul'da bulunduğu sırada hiçbir zaman hasta muayenesine gitmemiş, bu konuda: “Benim İstanbul'da belirli bir işim var. Üstelik burada çok iyi Türk doktorlar var” demiştir.

    Buna rağmen Dr. Nicolle bir istisna yapmaktan da kendisini alamamış, egzama illetine yakalanan bir küçük kızı tedavi etmiştir. Zamanın her türlü tedavisiyle iyileşmeyen çocuğu iyileştiren Dr. Nicolle, kızın ailesinin teklif ettiği parayı almamış ve şu cevabı vermiştir: “- Hükümet bana aylığımı veriyor; ayrıca doktorluk yapmıyorum. Mesleki insiyatifim ve vakayı bana anlatan dostunuz Süleyman El- Bostâni'ye olan sevgim beni hastanıza bakmaya sevketti.” Bu olayı ban Merhum Süleyman el-Bostanı anlatmıştı.
    Louis Pasteur'le devamlı olarak mektuplaşan Sultan Hamid, ona yazdığı nâme-i hümâyûnlarında, bilgine daima “Mon Cher Monsieur Pasteur” (Azizim Mösyö Pasteur) diye hitabeder, mektuplarını aynı hitapla bitirirdi.

    Sultan Abdulhamid Han Serumu

    Sultan Abdulhamid'in tıbba ve eczacılığa büyük merakı vardı. Söylendiğine göre Padişah, Sertabîb-i Hazret-i Şehriyârî Mavroyeni Paşa'nın yazdığı reçeteleri özel eczanesinde bizzat yaparmış. Her ne olursa olsun merhum hükümdarın tıp ve eczacılık alanındaki yeni buluşlarla ilgilendiği ve bunları çok yakından takip ettiği, bilinen bir gerçektir.
    Bundan başka Sultan Hamid, ızdırap çeken insanların dertlerini gidermek, ıztıraplarını hafifletmek yolunda büyük gayretler sarfeden değerli ilim adamlarına her vesileyle takdirlerini bildirir, onlara ceyb-i hümâyûnundan (kendi kesesinden) çok yüksek rakamlara baliğ olan nakdî yardımlarda bulunurdu.

    Çok muhtemel olarak; ilk defa tedavide kullanılmasına başlanan “antipnömokoksik serumu” tatbiki sırasında, Padişah'ın yaptığı bu kabil bir âlicenaplığa karşı bir cemile olmak üzere, zamanın Amerikalı doktorları yeni seruma “Sultan Abdülhamid Serumu” adını vermişlerdi.

    1941 yılının 27 kasım perşembe gecesi şehrimiz Lâle sinemasında gösterilmesine başlanan “Untamed” adlı Paramount filminde de aktörlerden biri yüksek sesle bu ismi “Sultan Abdülhamid's Serum” şeklinde söylemiştir .

    Kaynak: Hayat Tarih Mecmuası
     

Sayfayı Paylaş