Sultan Veled

jeriko

Özel Üye
Özel üye
Katılım
4 Ksm 2008
Mesajlar
5,480
Beğeniler
57
Şehir
Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
#1
Sultan Veled (1226 - 1312)

Konya'da yetişen velîlerin büyüklerinden Sultan Veledin tam adı Muhammed Sultan Bahaeddin Veleddir. 24 Nisan 1226da Karamanda doğan Veledin babası büyük Türk mutasavvıfı Mevlâna Celâleddin Rumi, annesi Semerkandlı Şerafeddin Lalanın kızı Gevher Hatundur. Annesinin Harzem prenslerinden olması dolayısıyla, Sultan Veled diye anıldığı rivayet edilir.

Sultan-Veled.jpg
Mevlâna, Sultan Veled'e küçük yaşından itibaren ilim öğretmeye başladı ve onu zâhirî ve bâtınî ilimlerde yetiştirdi. Tasavvuf yolunda mârifet, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarına ait bilgiler verdi. Sultan Veled gençliğinde, her ilimde pek yüksek derecelere kavuştu. Bununla ilgili olarak Mevlâna, oğluna: "Ey oğlum Sultan Veled! Benim dünyaya gelmemin sebebi, senin dünyaya gelmen içindir. Kalbim mârifetler, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarıyla ilgili bilgilerle doludur. Bu bilgilerin cümlesini sana öğretmekle vazifeliyim." Bir defa da; "Oğlum Sultan Veled, çok talihli ve bahtiyar biridir. Ömrünün, hep rahat ve huzur içinde geçeceğini ümid ediyorum." buyurdu.

Sultan Veled, Mevlânanın en çok sevdiği talebelerinden Selâhaddîn-i Zerkûb'un kızı, Fâtıma Hâtun ile evlendi ve bu evlilikten ileride büyük evliya olan Ulu Ârif Çelebi dünyaya geldi. Daha sonra kardeşiyle birlikte öğrenim için Şama gitti. Ahmet Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri isimli eserinin yedinci bölümünü ona tahsis etti ve pek çok kerametinden bahsetti. Sultan Veledi, yakın sırlarının mahzarı ve hakikatları arayanların sultanı olarak vasfeder. Sultan Veled, Çelebi Hüsameddini babasının halifesi olarak bildi ve 11 yıl ona bağlı kaldı. Sultan Veled, ilk hanımının vefatından sonra iki kere daha evlendi ve bu evliliklerden de üç oğlu daha oldu. İsimleri Şemseddin Emir Abid, Selahaddin Emir Zahid ve Hüsameddin Emir Vaciddir. Bunlardan Ulu Arif Çelebi, Abid Çelebi ve Vacid Çelebi şeyh olmuşlardır.

Sultan Veled, Hüsameddin Çelebinin 1284 tarihinde vefatı üzerine, müridlerinin de ısrarlarına dayanamayarak babasının yerine geçerek Mevlevi şeyhi oldu ve 1312de vefatına kadar bu makamda kaldı. Mevlânanın düşüncelerini sistemleştirdiği ve tarikat biçiminde örgütlendirdiği için Mevlevilik'in asıl kurucusu ve ikinci piri sayılır.

Mevlana'nın hayatı boyunca tarikatlara özgü birtakım kurallara uymadığı, kendisine bağlananlar için özel kurallar koymadığı bilinmektedir. Sözgelimi kendisine bağlananlar için ne bir giriş töreni düzenler, ne de belli bir zikir öngörürdü. Diğer tarikatlar gibi özel giysilerle ayrılma yoluna da gitmemişti. Bilinen başlıca uygulaması müridliğe kabul edilenlerin saç, sakal, bıyık ve kaşlarından birkaç kıl kesmek, kendisine halifelik verilenlere de bugün hırka denilen geniş kollu, yakasız, önü açık bir giysi olan fereci giydirmek, halkı aydınlatma görevini simgelemek üzere bir çerağ vermekti. Mevlevilik'in başlıca kurallarından birisi olan semayı da yalnızca aşk ve cezbe için yardımcı bir öğe sayardı. Ancak oğlu Sultan Veled, halifeliği döneminde Mevlana'nın düşüncelerini temel olarak Mevleviliği kendine özgü kuralları, törenleri olan bir tarikat durumuna getirdi.

11 Kasım 1312de vefat edip Kubbe-i Harda altında babasının yanına defnedilen Sultan Veled, babası Mevlâna Celaleddin-i Rumî ile beraber insanlara doğru yolu gösteren ve nasihat veren eserlerini Farsçanın yanında Türkçe olarak da kaleme almıştır.
 

Benzer konular

Top