1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Sünnet Karşısındaki Titizlikten Doğan İki Netice

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.240
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.404 ÇTL
    Sünnet Karşısındaki Titizlikten Doğan İki Netice


    Ashâb (radıyallahu anhüm ecmain)´ın sünnetle ilgili en ufak, en tabiî âdaba büyük ehemmiyet vermiş olması, sünnetin zabt ve tesbîti meselesinde çok mühim iki sonuç hâsıl etmiştir:

    1-
    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´la ilgili nazarlarına çarpan herşey, en küçük teferruata varıncaya kadar değerlendirilmiştir. Bu sayede son derece zengin, akla gelmedik teferruatlara kadar inen bir sünnet repertuarı ortaya çıkmıştır. Öylesine zengin ve teferruatlı ki, bilâhare, -meşrep ve meslek itibariyle rivâyetlerde öncelikle fıkhî bir hüküm arayan- bir kısım fakihler, hadisçileri "lüzumsuz ve gereksiz şeyleri de rivâyet etmekle" itham edecekler, bu mesele, bir cedelleşme konusu olacaktır.

    2- Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´la ilgili rivayetlerde son derece titiz ve sorumluluk duygusuyla hareket etmeye sevketmiştir. İşte sünnete atfedilen bu ehemmiyet, sünnet karşısında izhâr edilen bu titizliktir ki, ilmu´l-hadîs denen bir ilmin daha Ashâb (radıyallahu anhüm) zamanında tekevvün etmeye başlamasına sebep olmuştur. Bu ilim, ilk bâni ve üstadlarını sâdece rivâyetu´l-hadis dalında değil, aynı zamanda dirâyetu´l-hadis ve usûl dalında da Sahâbe (radıyallahu anhüm)´den seçmekle şerefyâb olacaktır. Zehebî´nin "Hadîste tesebbüt yolunu ilk açan Ömer İbnu´l-Hattâb (radıyallahu anh)´tır" sözü burada hatırlatılmaya değer. Zira tesebbüt ve bunun getireceği prensipler usûl-i hadis´in ana meselelerini teşkil eder.
     
Benzer Konular
  1. iLk_NuR
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    693
  2. YeNi_ÇeRi
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    452
  3. carpediem24

    Sünnet

    carpediem24, 11 Aralık 2009, Paylaşıldığı Yer: Fıkra
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    495
  4. Suskun

    Sünnet Kıyafetleri

    Suskun, 14 Mayıs 2010, Paylaşıldığı Yer: Moda
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    3.462
  5. Tuba

    Sünnet - Mitoloji

    Tuba, 8 Şubat 2014, Paylaşıldığı Yer: Mitoloji
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    518
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş